2 Ağustos 2026

Tayvan Çevresinde 1.000 km'lik Destansı Bir Bisiklet Turu


Tayvan’ı çepeçevre dolaşan yaklaşık 1.000 kilometrelik bisiklet rotası (Cycling Route No. 1 veya yerel adıyla Huan Dao - 環島), dünyadaki en gelişmiş ve sürüşü en keyifli uzun mesafe bisiklet rotalarından biridir. Tayvan hükümetinin ve dev bisiklet üreticisi Giant’ın desteğiyle hayata geçirilen bu parkur, adayı tam bir daire şeklinde turlama imkânı sunar (*).


1. Rota Nedir ve Nasıl İşler?

  • Toplam Uzunluk: Yaklaşık 968 km – 1.000 km.
  • Önerilen Süre: Ortalama bir bisikletçi için 9 ila 12 gün (günlük 80–110 km sürüş).
  • Başlangıç ve Bitiş: Genellikle başkent Taipei (Taipei Songshan İstasyonu) başlangıç ve bitiş noktası kabul edilir, ancak saatin tersi yönünde turlamak yaygındır.
  • Yön ve Yönlendirme: Yol boyunca asfalt üzerine çizilmiş kahverengi/beyaz bisiklet logosu hatları ve özel "Cycling Route 1" tabelaları bulunur. Navigasyonsuz bile takip etmek oldukça kolaydır.


2. Rotanın Karakteristik Bölgeleri


Ada iki farklı coğrafi ve görsel deneyim sunar:


Batı Kıyısı (Modern Kentler ve Düzlükler)

  • Geçilen Yerler: Taipei, Taichung, Chiayi, Tainan, Kaohsiung.
  • Özellikleri: Düz, hızlı sürüşe elverişli ve yoğun nüfuslu alanlardır. Tayvan’ın tarihi tapınaklarını, gece pazarlarını (night markets) ve zengin sokak lezzetlerini keşfetmek için idealdir.
  • Zorluk: Şehir içi trafiği ve kavşaklar zaman zaman hızı yavaşlatabilir.


Güney Ucu ve Doğu Kıyısı (Doğa ve Manzara)

  • Geçilen Yerler: Kenting, Taitung, Hualien, Yilan.
  • Özellikleri: Pasifik Okyanusu ile dik dağların birleştiği nefes kesici manzaralar sunar. Doğu kıyısı daha bakir, sakin ve doğayla iç içedir.
  • Zorluk: Rota üzerindeki tırmanışların büyük kısmı buradadır (özellikle güneydeki Shouka Geçidi / Shouka Pass).


3. Tayvan'ı Bisikletçiler İçin "Ütopya" Yapan Unsurlar

  • Destek İstasyonları ("Iron Horse Stations"): Rota üzerindeki destek istasyonları bisikletçilere hizmet verir. Ücretsiz su takviyesi, lastik pompası, tamir araçları ve mola alanı sağlarlar.
  • Market (7-Eleven / FamilyMart) Ağı: Her birkaç kilometrede bir bulunan bu marketler; sıcak yemek, espresso, şarj imkânı, mola masaları ve tuvalet erişimiyle bisikletçilerin en büyük destekçisidir.
  • Bisiklet Kiralama Kolaylığı: Giant Bicycles gibi markalar, Taipei’den kiraladığınız donanımlı bir bisikleti turun sonunda teslim etmenize veya aksilik durumunda yol üstündeki şubelerinden teknik destek almanıza olanak tanır.
  • Tren Uyumu: Yorulmanız veya hava şartlarının zorlaşması durumunda, bisiklet taşımaya izin veren bölgesel trenlerle (Local Trains / Shuttle) bazı etapları atlayabilirsiniz.


4. Ne Zaman Gidilmeli?

  • En İyi Zaman: Ekim – Kasım veya Mart – Nisan ayları.
  • Kaçınılması Gereken Dönem: Yaz ayları (aşırı sıcak, nem ve tayfun riski) ile tayfun sezonu (Temmuz–Eylül).


Tayvan'da bu turu tamamlayanlara katılım sertifikası sunan resmi kuruluşlar ve organizasyonlar da mevcuttur.




(*) Bir üniversite öğrencisinin yedi gün boyunca bisikletle adayı dolaştığı 2006 yapımı “Island Etude” filminin gösterime girmesiyle, Tayvan’ı bisikletle dolaşma fikri ulusal bilinçte yerini aldı.



26 Temmuz 2026

Tekerlekler üzerinde satranç: Tour de France’ın psikolojisi


Fiziksel Güçten Fazlası: Taktiksel Derinlik


  • Rüzgar Yönetimi ve Drafting: Bir bisikletçinin ana düşmanı rüzgardır. Pelotonun (ana grup) içinde sürüş yapmak, rüzgar direncini düşürerek %30 ila %40 oranında enerji tasarrufu sağlar. Kimin ne zaman öne geçip rüzgarı göğüsleyeceği, tıpkı satrançta piyonları feda etmek gibi hesaplı bir taktik hamledir.


  • Oyun Teorisi ve Blöf: Kaçış grubundaki (breakaway) bisikletçiler hem iş birliği yapmak hem de birbirlerini yenmek zorundadır. "Tavuk oyunu" (game of chicken) veya blöf mekanizmaları sıklıkla işler: Bir sürücü yorulmuş gibi yapıp rakibini öne geçmeye zorlayabilir, veya atağa kalkacakmış izlenimi vererek rakiplerini psikolojik olarak baskı altına alabilir.


Aşırı Yorgunluk Altında Karar Verme


  • Bilişsel Yük (Cognitive Load): Sporcular nabızları 180'in üzerindeyken, vücutlarında yüksek laktik asit birikmişken, saniyeler içinde karar vermek zorundadır. Satranç hamleleri benzeri bu kararlar (ne zaman atak yapmalı, ne zaman beslenmeli, hangi rakibin atağına cevap vermeli) zihinsel berraklık gerektirir.


  • Rakibin Zayıflığını Okuma: Kaptanlar ve bisikletçiler rakiplerinin pedal devrini, nefes alışverişini, vücut dilini ve omuz hareketlerini sürekli gözetler. Küçük bir zayıflık işareti görüldüğü an (örneğin rakibin tırmanışta pedal ritmini kaybetmesi) stratejik "şah" hamlesi yapılır.


Takım Psikolojisi ve Egonun Yönetimi


  • Domestique (Yardımcı Sürücü) Rolü: Tour de France bireysel bir zafer gibi görünse de tam bir takım sporudur. Takım arkadaşları (domestique'ler), lider sürücü için rüzgara karşı barikat olur, matara taşır ve hatta bisiklet arızalandığında kendi bisikletini verir. Bu düzeyde bir fedakarlık ve rol kabulü yüksek zihinsel disiplin gerektirir.


  • Telsiz Stratejisi: Takım arabasındaki direktörler, yolun durumunu ve rakiplerin süre farklarını telsizden aktararak satranç tahtasını yukarıdan gören "ustalar" gibi hamleleri yönlendirir.

BBC






İlginizi çekebilir Schwalbe Clik Valfe; daha iyi bir supap…, Global Cycling Network, XXXVI DG – 36″ Kavram Bisiklet

 

24 Temmuz 2026

Dünyada İlk: Sıcak Hava Balonundan MTB Atlayışı


Avusturyalı ekstrem sporcu Elias Schwärzler, dağ bisikletiyle Bulgaristan'da bir sıcak hava balonundan atlıyor ve muhteşem görüntülerle bir dünya prömiyeri sunuyor.









16 Temmuz 2026

Aydan Çelik İle Bisiklet Sadece Bisiklet Değildir | Rahmi M. Koç Müzesi'nde Bisiklet Tarihine Pedal


"Aydan Çelik ile Bisiklet Sadece Bisiklet Değildir" serisinin bu özel bölümünde, bisiklet yazarı ve çizeri Aydan Çelik, Eurosport Türkiye ve Cyclist Türkiye iş birliğiyle İstanbul'daki Rahmi M. Koç Müzesi'nin zengin bisiklet koleksiyonunu keşfe çıkıyor. 


Müze Genel Müdür Yardımcısı Selen İşyar'ın eşlik ettiği bu bölümde, 1818 yılından günümüze uzanan iki tekerli ulaşım araçlarının tarihi, evrimi ve müzedeki nadide örnekleri ele alınıyor.


Aydan Çelik ve Selen İşyar ile birlikte 200 yıllık nadir koleksiyon parçalarını incelemek ve bisikletin büyüleyici evrimini izlemek için videoya göz atabilirsiniz:



Bölümde öne çıkanlar

  • Tarihi kökenler: 1818 tarihli ilk ilkel yürüyüş bisikletlerinden "demir at" dönemine uzanan tarihi kronoloji.
  • Koleksiyon ikonları: Büyük tekerlekli Penny-farthing, güvenli sürüşün miladı sayılan Safety Bike ve nostaljik velespit modelleri.
  • Tematik tasarımlar: Bambu bisiklet, askeri amaçlı modeller, şaftlı sistemler, el yapımı kadrolar ve ikonik katlanabilir Brompton.
  • Aksesuarlar ve kültür: Bisiklet tarihine ışık tutan eski afişler, tanıtım ilanları, maketler ve nostaljik bisiklet lambaları.


Müzenin "Pedaldan Motora" (From Pedal to Motor) kitabına ve koleksiyon seçkisine de değinilen bu çalışma, bisiklet kültürünün sadece bir spor veya eğlence değil, derin bir mühendislik ve sosyoloji tarihi barındırdığını gözler önüne seriyor.


Eurosport X Cyclist Türkiye



Katkıları için Senih ve Batuhan’a teşekkürler.













İlginizi çekebilir Benim Bisikletim Benim Şehrim-Film, Victor In Paradise, Why We Cycle


15 Temmuz 2026

Pedaldan Motora


"Pedaldan Motora" (From Pedal To Motor), Türkiye'nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi tarafından yayımlanan, iki tekerlekli araçların (bisiklet ve motosiklet) tarihsel ve teknik evrimini ele alan kapsamlı bir prestij kitabıdır.


Kitabın Öne Çıkan Özellikleri


  • Tarihsel Yolculuk: Kitap, 1819 yılından günümüze uzanan süreçte iki tekerin gelişimini inceler. Ayakla itilen pedalsız ilk dönem bisikletlerden (Johnson Hobby Horse), motorun bisiklet şasisiyle birleşerek ilk motosikletlerin doğuşuna kadar olan süreci zengin görsellerle aktarır.
  • Kapsamlı İçerik: Müzenin 15 binden fazla objeden oluşan zengin koleksiyonundaki iki tekerlekli araçları odağına alır. Eserde müze uzmanlarının makalelerinin yanı sıra koleksiyonculuk ve tasarım hikayelerine dair uzman anlatımları da bulunur.
  • Önsöz: Kitabın önsözü, müzenin kurucusu Rahmi M. Koç tarafından kaleme alınmıştır. Koç önsözde, kendi hayatındaki bisiklet anılarına ve iki tekerlekli araç tutkusuna değinmektedir.
  • Yayıncı ve Format: Yapı Kredi Yayınları iş birliğiyle basılan ve kuşe kağıda basılı olan bu eser, hem Türkçe hem de İngilizce paralel metinler içeren çift dilli (From Pedal To Motor) bir yapıya sahiptir.



Kitabın içeriğini ve müze koleksiyonundan seçilen iki tekerlekli araç örneklerini daha yakından görmek için tanıtım videolarını inceleyebilirsiniz > Pedaldan Motora



Pedaldan Motora: RMK Yayınları (05/2026) ISBN 9789750867699, 28,5x24 cm, Türkçe/İngilizce, 234 sayfa











13 Temmuz 2026

bisikletle Kaza


Neresi olsun diye düşünürken aklım uzun zamandır gitmediğim Poyrazköy–Anadolufeneri yoluna kaydı. Eski notlarımı karıştırınca her şey yeniden canlandı: 10.35'te Sarıyer'den Poyraz'a kalkan motor... Ben de yıllar önce olduğu gibi 08.45 Kadıköy–Beşiktaş vapuruyla yetişebilirdim. Plan hazırdı.


Evden 08.03'te çıktım. Fakat küçük aksilikler peşimi bırakmadı. Daha apartmandan ayrılmadan geri dönüp son bir kez eve çıkmam gerekti, tuvalet ihtiyacı. Ardından Garmin'i garaj penceresinde unuttuğumu fark edip bir kez daha geri döndüm. Yolculuk, daha başlamadan küçük gecikmelerle açılışını yapmıştı.


Hava pırıl pırıldı. Bulutsuz gökyüzü, 22-23 derecelik sıcaklık ve esmesi beklenen rüzgar... Pedallarımın altında yazın en güzel sabahlarından biri uzanıyordu. Ümraniye'den Ataşehir'e geçtim. Metropol AVM'nin altından ilerleyip Vedat Günyol Caddesi'nin uzun inişine bıraktım kendimi. Çevre yolunun altına doğru akarken evden yalnızca dört-beş kilometre uzaklaşmıştım…


Ve her şey bir anda oldu.


Sağımdaki yoldan gelen bir otomobil sola dönmek için önüme kırdı. Frenlere tüm gücümle asıldım ama mesafe çok kısaydı. Aracın arka tamponuna sertçe çarptım. Çarpmanın etkisiyle bisikletten savrulmuş, asfaltın üzerinde sol omzum, kolum, kalçam ve başımla yere düşmüştüm.


İlk his korkuydu. Ardından şaşkınlık...


Arabadan telaş içinde bir hanım indi. Sürekli aynı cümleleri kuruyordu: "İyi misiniz? Sizi görmedim... İnanın fark etmedim…" Ben ise olan biteni anlamaya çalışıyordum. Yavaşça kalkıp yol kenarına geçip taş duvara oturdum. Vücudumun verdiği ilk raporu dinliyordum. İnsan düşer düşmez ağrısını tam anlayamıyor; önce sadece ne kadar sağlam kaldığını kontrol ediyor.


Kaskımı elime alınca ilk hasarı gördüm. Darbeyi emmiş, çatlamıştı. Sonradan gidon süngerinin de yırtıldığını fark edecektim. Bisikleti çevirdim; ön teker dönüyordu, gözle görülür bir eğrilik yoktu. Gidon ise yere çarpmanın etkisiyle hafifçe sağa dönmüştü.


Dakikalar geçerken ikimiz de yaşadığımız şoku üzerimizden atmaya çalışıyorduk. "Sağ salim kurtuldum" dedim kendi kendime. "Çok daha kötüsü olabilirdi.” Ama "görmedim" demek, trafikte hiçbir zaman yeterli bir açıklama değildir. Hak verdi, defalarca özür diledi. Kartını uzattı, "Ne zararınız varsa karşılayacağım," dedi. Sesindeki pişmanlık samimiydi. Kızgınlığım ile onun yaşadığı korku arasında garip bir denge kurulmuştu. Ama artık Poyraz turuna devam etmenin anlamı kalmamıştı. Moralimi de, hevesimi de asfaltın üzerinde bırakmış gibiydim. Eve dönmek üzere yeniden bisiklete bindim. Fakat her kasisten geçişimde kuyruk sokumum ince ama inatçı bir sızıyla kendini hatırlatıyordu.


İlginçtir, tam bu noktaya yaklaşık yüz metre geride beş yıl önce de düşmüştüm. O zaman yola dökülen yağ nedeniyle ön teker kaymış, çok daha sert bir şekilde sol tarafıma çakılmıştım. Kaskım yarılmış, omzum haftalarca ağrımıştı.


Demek ki bu yolun benimle eski bir hesabı vardı. Belki de gerçekten nazar… Şakayla karışık düşündüm: "Galiba bir kurşun döktürmenin zamanı geldi." : ))


Ataşehir'de oturup bir çay içecek, biraz soluklanacak bir yer aradım. Bulamayınca doğruca eve döndüm. Firuzan'ı aradım. "Mutlaka hastaneye git," dedi.


Haklıydı.


Duşumu alıp otobüsle Fatih Sultan Mehmet Hastanesi Acil Servisi'nin yolunu tuttum. Beklediğim kadar kalabalık değildi. Muayenenin ardından tomografi istendi. O da kısa sürede çekildi. Doktor ekrana bakarken, "Sanki uçta hafif bir çatlak var gibi," dedi. "Ama rapor gelsin, öyle karar verelim."


Rapor için yaklaşık iki saat beklemem gerekiyordu.


Bu iki saat boyunca kazaya sebep olan hanım birkaç kez aradı. Sonucu merak ediyor, hatta hastane yakınındaki evine davet edip bekleme süresini orada geçirebileceğimi söylüyordu. İnsan böyle bir ilgi karşısında öfkesini uzun süre taşıyamıyor.


Beklerken zaman geçirmek için Metropol AVM'deki Decathlon'a uğrayıp uzun zamandır aradığım ince yeleğe bakmaya karar verdim. Otobüse yetişmek için biraz hızlanınca kuyruk sokumumdaki ağrı bu kez gerçek yüzünü gösterdi. Dururken başka, yürürken başka, merdiven çıkarken bambaşka hissediliyordu. Bir de sol omzumun altında morluk ve giderek belirginleşen bir ağrı ortaya çıkmıştı.


Tam mağazada dolaşırken telefonuma raporun hazır olduğuna dair mesaj düştü. Hastaneye geri döndüm. Doktor raporu inceledi. Neyse ki tomografi temizdi. İlk bakışta şüphe edilen çatlağa raporda rastlanmamıştı. Ağrı kesici yazdı. "On gün kadar bisiklete binmeyin. Yürüyüş ve yüzme serbest. Koşmak yok. Bir de otururken kullanmak için simit minder alın."


Pazar günü medikal simit bulmak ise başlı başına bir maceraya dönüştü. Ertesi gün tatile çıkacağım için Fındıkzade'deki medikal çarşının yolunu tuttum. Otobüs, tren, tramvay derken vardığımda pazar günü olmasından dolayı çarşı tamamen kapalıydı. Neyse ki dışarıda açık olan dükkanların birinde aradığımı bulabildim.


Hazır oralara kadar gitmişken daha önce uğradığım Uygur Lokantası'na girdim. Karnımı doyururken işletme sahipleri ve Türkmen garsonla koyu bir sohbete daldık. Günün bütün telaşı arasında en huzurlu an belki de buydu.


Şimdi yürürken, otururken, merdiven çıkarken kendini hatırlatan bir ağrı var. Umarım uzun sürmez. 


Sabah evden çıkarken aklımda yalnızca Poyrazköy’ün denizi, Anadolufeneri ve güzel bir bisiklet günü vardı. Yaşam ise o gün bana bambaşka bir rota çizdi. Bazen bir gezi, gidilen yerlerle değil, insanın başına gelenlerle hatırlanıyor...

















bisikletle Kaza: Dudullu-Ataşehir-Dudullu


Tur tarihi: 12 Temmuz 2026

Alınan yol: 10,81 km
Ortalama hız: 13,2 km/s

En yüksek hız: 49,9 km/s
Bisiklete biniş süresi 49 dk, dışarıda geçen süre 1 s 15 dk

En yüksek sıcaklık 27 ˚C, en düşük 23 ˚C, ortalama 24,8 ˚C
Yükselti kazancı
(çıkış) 194 m, kaybı (iniş) 185 m
En düşük yükselti 52 m, en yüksek 120 m

 

Garmin yol bilgileri bisikletle Kaza


Relive yol bilgileri bisikletle Kaza