9 Mart 2026

bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar - Darıca - Balyanoz


8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun (*)


Bu sene neden bu kadar geciktim bilemiyorum, senenin ilk turunu yapmaya. Yooo, biliyorum aslında. Havayı bahane ederek tembelliğe yer verdim. Gerçi bu süre içinde 2022’de yapmış olduğum Göbeklitepe turunu tamamlayıp yayına soktum, bkz. [bisikletle]Türkiye: Göbeklitepe, Tarihin Sıfır Noktası (İstanbul-Tarsus). Oralarda olan deprem beni durdurmuştu. Gezdiğim çoğu bölge yıkım altındaydı. Bekledim, yaraların biraz olsun sarılmasını. 


(*) Tarih 8 Mart 1857. New York'ta bulunan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattı. Örgütleyen kadınlardı ve bu güne dek yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biriydi. Bu grev esnasında polis işçilere saldırdı ve onları fabrikaya kilitledi. İşçilerin fabrikaya kilitlenmesinin ardından çıkan yangında, işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi.

Bu pazar güneşli bir gün olacaktı. Gebze Darıca’daki sahil yolunu düşündüm. Sabah hazırlanırken çalan telefonun ucunda Varujan: “Ben de geliyorum” demesiyle birlikte pedallamaya karar verdik ve buluşma noktasını Gebze tren istasyonundaki lokomotif olarak belirledik. Görmüşünüzdür, haşmetiyle yıllardır orada dinlenmekte. Kim bilir kaç sene hizmet etti, kaç km yol katetti, ne kadar yük çekti? İnsanı anılara götürür. Çocukluğumdan hatırlarım; gardan düdük sesiyle ağır ağır hareket eden trenin vagon pencerelerinden sallanan mendiller/eller ve trenin çıkardığı yoğun buhar dumanı arasında kaybolan silüetler. Güçlü görselliği ile yerli/yabancı pek çok filmde tren sahneleri yok mudur? Kimi zaman bir cinayet mahalli, kimi zaman ise devrimlerin ve ayrılıkların simgesi olarak. Firuzan’la 2010 yılındaki bir turumuzda Selçuk Çamlık Lokomotif Müzesi’ni ziyaret etmiştik. Bu kadar çok kara treni bir arada görmek oldukça heyecan vericiydi > [bisikletle]Türkiye: Bandırma-Muğla (2).


Evden çıkışım 08.35. Bostancı tren istasyonuna gidiyorum. Gelmediğim süre içinde çevrede süren inşaatlar, meydan ve yol düzenlemeleri tamamlanmış, bir değişiklik göze çarpmakta. Üzerimde fosforlu ceket, içimde polar ve altımda ‘windstopper’ pantolon var. Kafamda ‘Buff ‘ve eldivenlerle soğuğa karşı hazırlıklıyım. 10 dakika sonra gelen Gebze treniyle 1 saatlik yolculuk başlıyor. Bu yönde bu saatte kimsecikler yok, neredeyse bomboş. 


Varujan’la buluşup daha önce anlattığım rotayı (bkz. bisikletle 30 Ağustos Zaferi; Kazananlar Kutlar) pedallamaya başlıyoruz (saat 10.15). Tuzla ve yakın çevresini biliyor ama bu bölüm onun için yeni. Eskihisar sahiline inip uca kadar gittik. Karşı rüzgar oldukça soğuk esmekte, kesiyor adamı. Bir bölümde zemin çalışması yapılmakta. Herhalde süslü bir şeyler döşeyecekler. Hem ramazan hem kış, ortalıkta fazla insan yok, mekanlar boş. Osman Hamdi Bey Müzesi halen restorasyonda. Ne kadar da uzun sürüyor/sürmekte?! Ödenek bitti herhalde. Halbuki buraya önemli bir renk katacak.


Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı’ndan devam ediyoruz Darıca’ya doğru. Bölge çok güzel, hele de insan kalabalığı olmayınca daha da güzel. Varujan’ın da beğenisini kazanıyor. Gerçekten sahil boyunca süren bisiklet yolu oldukça keyifli.


Zaman zaman ben, zaman zaman o önde olmak üzere sahili tamamlayıp Oyak Çimento Fabrikası’na (eski adıyla Aslan Çimento) ulaşıyoruz. Devasa bacaları ve gri tonlardaki silüeti ile yolumuzu kapamakta, geçit izni vermemekte! Acaba bunun da buradan kaldırılması düşünülmüyor mu? “Yerel halk hava kirliliği nedeniyle taşınma talep etse de resmi bir proje yok”muş!


Buradan mecburen tırmanacağız. Bu rotanın tek ama sıkı rampası. Ve başlıyoruz… Yol ağır ağır dikleşmekte ve dikleşmekte, hele son bölümde High desteğe bile gerek görüyorum. Biraz da hamlığımın etkisi var ama : )) Bundan sonrası Bayramoğlu’na iniş ve Balyanoz Körfezi’nde devam edecek. Rüzgar arkadan estiğinde pek etkili olmasa da öne geçtiğinde buz gibi adamı dondurmakta, güneşe rağmen.


Şöyle oturalım bir kahve içelim diyor Varujan, ancak sahilde açık olan belediyenin tek yeri dolu, yer yok. Devam ediyoruz körfezin sonuna kadar. Bankların birine oturup biraz çevrenin ve havanın güzelliğiyle vakit geçiriyor, eşe dosta telefon ediyoruz. Yolda gördüğümüz bir beyle de, bisikletiyle önümüzden geçerken kısa bir sohbet oluşuyor. Biraz hekimlikten, biraz çevreden ve çimento fabrikasından… Yakınlarda oturmakta, seyrek de olsa bindiğini anlatıyor.


Gebze–Çayırova’da hava kirliliğine en çok katkı yapan sektörler: kimya sanayi, metal ve döküm, plastik/kompozit üretimi, çimento ve mineral sanayi. Bu nedenle Gebze, Çayırova, Dilovası ve Darıca’da hava kalitesi zaman zaman “sağlık açısından sakıncalı” seviyeye çıkabiliyor.


Burada da Şişecam Elyaf Fabrikası sahil bandının sürekliliğini kesmekte. Mecburen biz de Fatih istasyonuna devam ediyor, gelen tren yerine önce Gebze’ye dönüp boş olan trende yerimizi alıp dönüşe geçiyoruz. Ben Bostancı’ya Varujan Yenikapı’ya…


Akşam haberlerde duyuyorum: “Her yıl İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen gece yürüyüşüne karşı engellemeler sabah saatlerinde başladı. İstanbul Valiliği Taksim’e ulaşımı durdurdu. M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Taksim istasyonu ile F1 Taksim-Kabataş Füniküler Hattı geçici olarak kapatılırken Şişhane istasyonunun İstiklal Caddesi çıkışı da yolcu kullanımına kapatıldı.”



bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz: Dudullu-Bostancı-(tren) Gebze-Eskihisar-Darıca-Yelkenkaya-Bayramoğlu-Balyanoz Koyu-Fatih/Gebze Teknik Ü.-(tren) Gebze-(tren) Bostancı-(metro) İMES-Dudullu


Tur tarihi: 8 Mart 2026

Alınan yol: 34,83 km
Ortalama hız: 14,6 km/s

En yüksek hız: 50,7 km/s
Bisiklete biniş süresi 2 s 22 dk, dışarıda geçen süre 6 s 45 dk

En yüksek sıcaklık 25 ˚C, en düşük 6 ˚C, ortalama 11,7 ˚C
Yükselti kazancı 
(çıkış) 305 m, kaybı (iniş) 495 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 148 m


Garmin yol bilgileri bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz


Relive yol bilgileri bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz












27 Şubat 2026

Shimanami Kaido Bisiklet Yolu


Japonya'daki Shimanami Kaido bisiklet rotası, Honshu ve Shikoku ana adalarını 70 km'lik bir parkurla bağlayan muhteşem bir ada zinciri yolculuğu. Bu rota, Seto İç Denizi'nde yüzen altı küçük adadan geçiyor ve dünyanın en etkileyici bisiklet rotalarından biri olarak kabul ediliyor.


Rota Özellikleri


Yol, Onomichi (Hiroshima) ile Imabari (Ehime) arasındaki altı ada üzerinden geçiyor ve bir dizi köprü ile adaları birbirine bağlıyor; bu köprülerde yayalar ve bisikletliler için ayrılmış, mavi çizgilerle işaretlenmiş yollar bulunuyor. 


Güzergâh güvenli ve iyi işaretlenmiş olduğu için hem deneyimli hem de orta seviyedeki bisikletçiler için uygun; profesyonel bisikletçiler rotayı bir günde (yaklaşık 4-5 saatte) bitirebilirken, turistler genellikle manzarayı izlemek ve adaları keşfetmek için rotayı 2 güne yayarak konaklamalı bir yolculuğu tercih ediyorlar.


Her iki uçta da gelişmiş bisiklet kiralama sistemleri mevcut; bisikleti bir uçtan kiralayıp diğer uçta teslim etmek mümkün. Ayrıca yorulanlar için bazı noktalarda feribot seçenekleri de bulunuyor.


Shimanami Kaido, sadece güzelliğiyle değil, Innoshima, Ikuchijima ve Omoshima gibi adalarda aynı zamanda balıkçı limanları, turunçgil bahçeleri, tarihi tapınaklar ve kırsal Japon yaşamının huzurlu ritmi ile de dikkat çekmekte.


Özetle


Shimanami Kaido sadece bir spor parkuru değil, aynı zamanda Japonya'nın "yavaş yolculuk" (slow travel) kültürünü yansıtan, modern mühendislik ile doğal güzelliğin birleştiği eşsiz bir deneyim. 

BBC












İlginizi çekebilir EuroVelo 8, Dünya'nın Çevresi Kaç Kilometredir?, CYCLING Go Türkiye

25 Şubat 2026

Rotası Saray olan TUR


TUR kısaltmasından Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nu anlıyoruz. TUR devletin en yüksek makamı ile ilişkilendirilen dünyadaki birkaç yarıştan birisi. TUR’un isim babası Talat Tuncalp çok emek vererek yerleştirdiği yarışı kurumsal bir güvenceye almak istemiş. Bu amaçla 1964 yılı sonunda,1960 ihtilalinin güçlü ismi Orgeneral (sonradan Cumhurbaşkanı) Cemal Gürsel’e çıkarak organizasyonun o makam ile anılmasını istemiş. 1965 yılından başlayarak günümüze değin de yarışın ön adı ‘Cumhurbaşkanlığı’ olarak süregelmiş. 


‘Cemal Ağa’ olarak da anılan Gürsel’in, sağlık sorunları nedeniyle TUR ile ne denli ilgilendiği bilinemez ama organizasyonun o günlerden zamanımıza değin devletin koruması altında sürdüğü kesin. Parti devlet kavramının söz konusu olmadığı demokratik cumhuriyet Türkiye’sinde bisiklet sporu, doğrudan siyasetin yönlendirdiği değil ama gücü elde tutmak isteyenlerin bir aracı olmuş. Şimdilerde ise bisiklet sporunu yönetenler, diğer spor dallarında da olduğu gibi siyasi iktidarın ‘tensip ve takdiri’ olmadan seçilemiyor ve bunun diyetini organizasyon ölçeğinde ödüyor. Aynı TUR’da olduğu gibi…


Bisiklet federasyonunun dişe dokunur tek organizasyonu olan TUR’un geçmiş yıllardakiyle kıyaslanmayacak yükseklikte bir bütçesi var. Dolayısıyla bu bütçenin kimler tarafından, nasıl kullanacağı da önemli. Bunun dışında yine devlete bağlı kurumların organizasyona geniş desteği söz konusu. Yaklaşık son 20 yıldır apayrı bir format ve anlayışla yönetilen TUR, siyasi rejimin maddi desteğini ‘ülke tanıtımına katkı yapacağı’ savı ile alıyor. Bu savını da bilfiil bisiklet sporunun geleceğini öncelemeyen, yalnızca turizm destinasyonlarını ve devletin ayrıcalıklı kişilere tahsis edeceği coğrafyayı ya da övündüğü köprü, otoyol gibi yap işlet devretme(!) yatırımlarını tanıtmaya yarayan çok nitelikli spor yapımları sunarak güçlendiriyor.


18 Şubat günü açıklanan 2026 yılı TUR parkuru, tarihinde ilk kez olmak üzere ülke siyasetinin yönetildiği yer olan külliye, bir başka deyişle sarayda sonlanacak! Bu, Atatürk Cumhuriyeti’nin en değer verdiği birkaç spordan biri olan bisikletin çevrildiği rota ve bir siyasi anlayışın tanıtım aracı haline açıkça gelmesi açısından çok önemli! Bunun dışında, göreve yeniden getirildiği üç yıldan beri, ülke turizmine en büyük gelir sağlayan şehirlerden biri olan memleketi Alanya’ya etap vermemekte adeta yeminli olan Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, bu yıl da parkur seçiminde Alanya’yı es geçti. İşin tuhafı bir bisiklet şehri olan ve on yıllardır TUR’a ev sahipliği yapan Alanya’da bu konuda tık yok! Seçilmiş federasyon başkanlarının kendi şehirlerine etap verme gibi, en azından bir eğilim tabii ki olamaz. Ama her fırsatta şehrini canından çok sevdiğini söyleyerek prim toplayan ve bir önceki Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı’nın bu anlamda suçlanmasına yol açan Müftüoğlu’nu, bu kararı almakta yeni seçilen Alanya belediye başkanının CHP’li olması etkiliyor olmasın?

Feyzi Açıkalın/Cumhuriyet










21 Şubat 2026

İstanbul’da Yeni Paylaşımlı Bisiklet Sistemi Hayata Geçiyor: 17 İlçede 2 Bin 400 Bisiklet Hizmet Verecek



İBB Meclisi’nin 15 Ekim 2025 tarihli ve 1047 sayılı kararı doğrultusunda yürürlüğe giren Paylaşımlı Bisiklet Yönetmeliği kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, işletme izni almaya hak kazanan firmaların başvuruları değerlendirildi.

Değerlendirme sonucunda, İstanbul’da 17 ilçede faaliyete geçecek sistem kapsamında toplam 2.400 bisiklet kullanıma hazır olacak. Faaliyet gösterecek işletmeler, bisiklet işletme izni aldıkları ilçeler ve ilçelere göre bisiklet sayıları aşağıdaki tablodaki gibidir:


İLÇELER

YAPIDROM TEKNOLOJİ A.Ş.

TRIPY MOBİLİTY TEKNOLOJİ A.Ş.

HOP TEKNOLOJİ A.Ş.

TOPLAM

Ataşehir



25

25

Avcılar

50



50

Bakırköy

50


20

70

Beşiktaş

50


68

118

Beykoz

50



50

Beyoğlu

50


87

137

Büyükçekmece

50



50

Fatih

50


50

100

Kadıköy

187

186

187

561

Kartal

50

120


170

Küçükçekmece

50



50

Maltepe

163

209

25

397

Pendik

50



50

Sarıyer

50


138

188

Şişli



50

50

Üsküdar

50

164

50

284

Zeytinburnu

50



50

TOPLAM

1000

700

700

2400


Yeni sistemle birlikte bisikletlerin kentin farklı noktalarında kullanılabilmesi ve başka noktalara bırakılabilmesi planlanıyor. Bu yapının, toplu ulaşıma da destek sağlayacağı ifade ediliyor. Paylaşımlı bisiklet sisteminin İstanbul Kart entegrasyonuyla çalışacağı, işletmenin ise lisans alan özel şirketler tarafından yürütüleceği kaydediliyor.


Yeni paylaşımlı bisiklet sistemi, İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı’nın hedefleriyle uyumlu şekilde tasarlandı. Elektrikli bisikletlerin kullanılacağı modelle birlikte, bisikletin kent içi ulaşımdaki payının artırılması, karbon salımının azaltılması ve daha sürdürülebilir bir ulaşım ağının oluşturulması amaçlanıyor.

Türkİnternet