Bu sene neden bu kadar geciktim bilemiyorum, senenin ilk turunu yapmaya. Yooo, biliyorum aslında. Havayı bahane ederek tembelliğe yer verdim. Gerçi bu süre içinde 2022’de yapmış olduğum Göbeklitepe turunu tamamlayıp yayına soktum, bkz. [bisikletle]Türkiye: Göbeklitepe, Tarihin Sıfır Noktası (İstanbul-Tarsus). Oralarda olan deprem beni durdurmuştu. Gezdiğim çoğu bölge yıkım altındaydı. Bekledim, yaraların biraz olsun sarılmasını.
(*) Tarih 8 Mart 1857. New York'ta bulunan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattı. Örgütleyen kadınlardı ve bu güne dek yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biriydi. Bu grev esnasında polis işçilere saldırdı ve onları fabrikaya kilitledi. İşçilerin fabrikaya kilitlenmesinin ardından çıkan yangında, işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi.
Bu pazar güneşli bir gün olacaktı. Gebze Darıca’daki sahil yolunu düşündüm. Sabah hazırlanırken çalan telefonun ucunda Varujan: “Ben de geliyorum” demesiyle birlikte pedallamaya karar verdik ve buluşma noktasını Gebze tren istasyonundaki lokomotif olarak belirledik. Görmüşünüzdür, haşmetiyle yıllardır orada dinlenmekte. Kim bilir kaç sene hizmet etti, kaç km yol katetti, ne kadar yük çekti? İnsanı anılara götürür. Çocukluğumdan hatırlarım; gardan düdük sesiyle ağır ağır hareket eden trenin vagon pencerelerinden sallanan mendiller/eller ve trenin çıkardığı yoğun buhar dumanı arasında kaybolan silüetler. Güçlü görselliği ile yerli/yabancı pek çok filmde tren sahneleri yok mudur? Kimi zaman bir cinayet mahalli, kimi zaman ise devrimlerin ve ayrılıkların simgesi olarak. Firuzan’la 2010 yılındaki bir turumuzda Selçuk Çamlık Lokomotif Müzesi’ni ziyaret etmiştik. Bu kadar çok kara treni bir arada görmek oldukça heyecan vericiydi > [bisikletle]Türkiye: Bandırma-Muğla (2).
Evden çıkışım 08.35. Bostancı tren istasyonuna gidiyorum. Gelmediğim süre içinde çevrede süren inşaatlar, meydan ve yol düzenlemeleri tamamlanmış, bir değişiklik göze çarpmakta. Üzerimde fosforlu ceket, içimde polar ve altımda ‘windstopper’ pantolon var. Kafamda ‘Buff ‘ve eldivenlerle soğuğa karşı hazırlıklıyım. 10 dakika sonra gelen Gebze treniyle 1 saatlik yolculuk başlıyor. Bu yönde bu saatte kimsecikler yok, neredeyse bomboş.
Varujan’la buluşup daha önce anlattığım rotayı (bkz. bisikletle 30 Ağustos Zaferi; Kazananlar Kutlar) pedallamaya başlıyoruz (saat 10.15). Tuzla ve yakın çevresini biliyor ama bu bölüm onun için yeni. Eskihisar sahiline inip uca kadar gittik. Karşı rüzgar oldukça soğuk esmekte, kesiyor adamı. Bir bölümde zemin çalışması yapılmakta. Herhalde süslü bir şeyler döşeyecekler. Hem ramazan hem kış, ortalıkta fazla insan yok, mekanlar boş. Osman Hamdi Bey Müzesi halen restorasyonda. Ne kadar da uzun sürüyor/sürmekte?! Ödenek bitti herhalde. Halbuki buraya önemli bir renk katacak.
Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı’ndan devam ediyoruz Darıca’ya doğru. Bölge çok güzel, hele de insan kalabalığı olmayınca daha da güzel. Varujan’ın da beğenisini kazanıyor. Gerçekten sahil boyunca süren bisiklet yolu oldukça keyifli.
Zaman zaman ben, zaman zaman o önde olmak üzere sahili tamamlayıp Oyak Çimento Fabrikası’na (eski adıyla Aslan Çimento) ulaşıyoruz. Devasa bacaları ve gri tonlardaki silüeti ile yolumuzu kapamakta, geçit izni vermemekte! Acaba bunun da buradan kaldırılması düşünülmüyor mu? “Yerel halk hava kirliliği nedeniyle taşınma talep etse de resmi bir proje yok”muş!
Buradan mecburen tırmanacağız. Bu rotanın tek ama sıkı rampası. Ve başlıyoruz… Yol ağır ağır dikleşmekte ve dikleşmekte, hele son bölümde High desteğe bile gerek görüyorum. Biraz da hamlığımın etkisi var ama : )) Bundan sonrası Bayramoğlu’na iniş ve Balyanoz Körfezi’nde devam edecek. Rüzgar arkadan estiğinde pek etkili olmasa da öne geçtiğinde buz gibi adamı dondurmakta, güneşe rağmen.
Şöyle oturalım bir kahve içelim diyor Varujan ancak sahilde açık olan belediyenin tek yeri dolu, yer yok. Devam ediyoruz körfezin sonuna kadar. Bankların birine oturup biraz çevrenin ve havanın güzelliğiyle vakit geçiriyor, eşe dosta telefon ediyoruz. Yolda gördüğümüz bir beyle de, bisikletiyle önümüzden geçerken kısa bir sohbet oluşuyor. Biraz hekimlikten, biraz çevreden ve çimento fabrikasından… Yakınlarda oturmakta, seyrek de olsa bindiğini anlatıyor.
Gebze–Çayırova’da hava kirliliğine en çok katkı yapan sektörler: kimya sanayi, metal ve döküm, plastik/kompozit üretimi, çimento ve mineral sanayi. Bu nedenle Gebze, Çayırova, Dilovası ve Darıca’da hava kalitesi zaman zaman “sağlık açısından sakıncalı” seviyeye çıkabiliyor.
Burada da Şişecam Elyaf Fabrikası sahil bandının sürekliliğini kesmekte. Mecburen biz de Fatih istasyonuna devam ediyor, gelen tren yerine önce Gebze’ye dönüp boş olan trende yerimizi alıp dönüşe geçiyoruz. Ben Bostancı’ya Varujan Yenikapı’ya…
Akşam haberlerde duyuyorum: “Her yıl İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen gece yürüyüşüne karşı engellemeler sabah saatlerinde başladı. İstanbul Valiliği Taksim’e ulaşımı durdurdu. M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Taksim istasyonu ile F1 Taksim-Kabataş Füniküler Hattı geçici olarak kapatılırken Şişhane istasyonunun İstiklal Caddesi çıkışı da yolcu kullanımına kapatıldı.”
bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz: Dudullu-Bostancı-(tren) Gebze-Eskihisar-Darıca-Yelkenkaya-Bayramoğlu-Balyanoz Koyu-Fatih/Gebze Teknik Ü.-(tren) Gebze-(tren) Bostancı-(metro) İMES-Dudullu
Tur tarihi: 8 Mart 2026
Alınan yol: 34,83 km
Ortalama hız: 14,6 km/s
En yüksek hız: 50,7 km/s
Bisiklete biniş süresi 2 s 22 dk, dışarıda geçen süre 6 s 45 dk
En yüksek sıcaklık 25 ˚C, en düşük 6 ˚C, ortalama 11,7 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 305 m, kaybı (iniş) 495 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 148 m
Garmin yol bilgileri bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz
Relive yol bilgileri bisikletle Dünya Kadınlar Günü’nde Eskihisar-Darıca-Balyanoz













