14 Nisan 2026

Tembelliğe yer yok... IV


Seriye devam. Bisiklete bindikçe kendime geliyorum… Böyle başlamıştım Tembelliğe yer yok... III gezi yazısına. Bugün de aynı duygudayım ve aynı bölgeye gidece’m; Gebze’nin köyleri. Bayılıyorum oralara. İstanbul’da en güzel pedallanacak yerlerin başında geliyor. Kırsalın içinden geçersiniz; çayır-bayır, çiftlikler, “Tinny house”lar, villalar, siteler… sürüp gider. Defalarca anlattığımdan rotaya ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyeceğim, buradan okuyabilirsiniz > bisikletle Gebze; molasız II


Evden ayrılışım 09.31. Hava serin, gölgede özellikle. Kafamda Buff, windstopper yelek, ekstradan kolluklar. Fosforlu ceketi de çantaya attım, her ihtimale karşın. Otoyolun üzerinden geçip Ataşehir tarafında devam ediyorum. Bugün Ata Koşusu (*) var, yolların bazıları kapatılmış. Girişlere bariyer ve trafik polisi motorları konulmuş. Hava 14 °C. Güzel bir güneş var. Serin ama. Ancak güneşin olması insanı mutlu ediyor, her şey güzel oluyor. İçerenköy metro istasyonuna geldiğimde 15,8 dereceye yükseldi sıcaklık. Umarım böyle devam eder.


(*) Yarış, 5 km, 10 km ve Çocuk Koşusu olmak üzere üç kategoride düzenleniyor.


Bir saatlik bir tren yolculuğu sonrası Gebze’deyim, saat 11.04. Trene binerken ekstra kollukları çıkartmıştım ama soğuk geldi burası. Duruyor tekrar takıyorum. Trende insan ısınıyor sonra çıkınca soğuk geliyor. Bu rotanın da en sıkıcı kısmı birazdan gelir. Ortası turuncu direklerle ayrılmış yol. Geçen sürede direklerin çoğu kopsa da gene halen duranlar var. Yani ne gerek var bunlara? Araçlar bunların yüzünden yanımdan geçerken açılamıyorlar!


OSB sonrası kısa ama keyifli bir iniş gelir, ardından da ilk yokuş Pelitli’ye tırmanır. Bakındım burada başka kahve var mı diye, 2 tane buldum ama bisiklet parkı için na:müsait, durmayıp devam ediyorum. Uzundur gelmeyince değişiklikler göze çarpıyor. Pelitli çıkışı kocaman siyah bir depomsu yer peyda olmuş, bir de Pelitli Bayraktepe Mesire Alanı inşaatı var. Bu bölgede böyle mesire alanları moda oldu. Cumaköy’de de var. Belediyemiz çalışıyor : ))


Dallamanın teki, BMW arabasıyla arkamda kornayı öttürüp öttürüp duruyor. Ne istiyorsun bre adam? Geçeceksen geç, yol açık! Şu Fahri Trafik Müfettişliği 70’den gün aldım diye iptal oldu. Böylelerine güzel yazabiliyordum. Halbuki insanın en verimli olabileceği bir yaş. 70’likler devlet yönetiminde karar alabiliyorlar ama trafikte alamıyorlar. Güler misin ağlar mısın?! CİMER üzerinden sordum İçişleri’ne ama şablon yanıt geldi: Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 09.05.2024 tarihli ve 32541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 11’inci maddesinin birinci fıkrasına “ı) 70 yaşından gün alanlar” bendi eklenmiş olup, bu hüküm gereğince 70 yaşından gün alan fahri trafik müfettişlerinin görevi sona erdirilmiştir.


Mollafenari’de bir mola, 12.20. Kahvede boş masa var. Hemen karşısında bisikleti koyacak yer, gözümün önünde olması iyi. Çaylar 15 artık, en ucuzu. Yanımdaki sandviçi burada götürüyorum, fazla oyalanmadan da devam. Hızla iniyorum, sapaktan sola ve Cumaköy geliyor, 12.45. Hava bulutlandı öğleden sonra. Güneş olmayınca da soğuk. Düz giderken pek belli değil ama yokuş inerken esen rüzgar üşütüyor. İyi ki montu almışım yanıma.


Şimdi en güzel bölümdeyiz, kırsalın içi. Yukarıda anlattığım gibi. Lay lay lom durumları. Ama soğuğa direnmeye ne gerek var. Mont yanında dur ve giy! 13.04, 32,56 km.deyim, ortalamam 17 km/s, hava 16,1 °C. Ve montu geçiriyorum üstüme. Off be, rahatladım. Bu arada arkadaşım Cem arıyor. Durmuşken açabiliyorum. Cunda yolcusu, zeytinlikleri var oralarda. Çalışacak işçi bulamayışından yakınıyor. Eskiden atla sürerdik, fazla derine kazmasın diye, şimdi traktör bulsam razıyım diyor.


Güzelce akıyor velespit. Hafif bir eğim var, pedal bile çevirmene gerek yok. Daha önce de şaşırmıştım, bugün de gene aynısı oluyor. Yolun durumu sağa sapılacak diyor. Ancak bir müddet gittikten sonra gene yanlış saptığımı anlıyor ve doğru yola doğru geri dönüyorum. Ama bu gittiğim bölge çok güzel. Çok da keyifli görünen evler var. 


Böyle pedallarken aklıma hep bir şeyler gelir. Zamanla ilgili ilginç bir yazı okumuştum. Bir günde 24 saat, bir saatte 60 dakika ve bir dakikada 60 saniye. Malum, bu hesabın kökeninde Mezopotamya'da yaşamış Sümerler kabul edilir. 60 kavramına dayalı bir sayı sistemini kullanıyorlardı. Sonra Babilliler ve eski Mısırlılar günü 12+12=24 saat üzerinden bölmüşler. Bugün de dünya bu sistemle zamanı hesaplıyor. Amma velakin Ekim 1793'te yeni kurulan Fransız Cumhuriyeti zamanı değiştirmeye karar vermiş. Devrimciler, günü artık 24 saat yerine 10 saate bölmüşler. Böylece ondalık sistemle (metre, kilogram) uyum sağlanacaktı. Her saat, 100 ondalık dakikadan oluşacak ve bu ondalık dakikalar da 100 ondalık saniyeden meydana gelecekti. Bu sistemde bir gün toplamda 100.000 saniyeden oluşuyordu (geleneksel sistemde bir gün 24×60×60=86.400 saniyedir).


Ve kısa süre sonra mevcut saatleri ondalık sisteme dönüştürmek için çalışmalara giriştiler. Belediye binalarına ondalık saatler monte edildi, resmi faaliyetler de yeni takvim kullanılarak kaydedildi. Ancak yeni sistem hızla sonsuz baş ağrısına neden olmaya başladı. Ekonomik ve teknik sıkıntıların yanısıra insanlar yıllardır kullandıkları 24 saatlik döngüyü ve 7 günlük haftayı terk etmekte çok zorlandılar. 10 günlük hafta sistemi, dini tatil günlerini ortadan kaldırdığı için Katolik Kilisesi ve dindar halk tarafından reddedildi. Sistem ayrıca Fransa'yı komşu ülkelerden izole etmişti. 1795 yılında, yani yürürlüğe girdikten sadece iki yıl sonra, ondalık saat sistemi zorunlu olmaktan çıkarıldı. Napolyon Bonapart da 1806 yılında Cumhuriyetçi takvimi tamamen iptal ederek geleneksel Miladi takvime ve 24 saatlik sisteme geri dönülmesini sağladı.

Wikipedia


Öyle böyle devam etmekteyim. Ovacık yol ayırımında ben sola, geriye doğru dönüyorum artık, Göçbeyli’ye. Burada da yolun sağında, böyle mangal et yiyenlere küçük kulübeler inşa etmekteler. Ovacık Garden demişler. Eskiden 2 kulübe vardı, bakmışlar talep var çoğaltalım. Hani herkes mahremiyle oturup mangal yapsın durumları. Kaçadır kirası acaba?


Buraya gelene kadar ve buraları, her yer sera sera sera… (**) Öyle ki, tepeden baktığınızda yeşilden çok beyaz görüyorsunuz. İstanbul’un tarımsal üretim kalbi ve adeta şehrin "sebze deposu" olarak biliniyor. Yaklaşık 30 yıla yakın bir süredir profesyonel anlamda devam eden bu seracılık faaliyetleri, bölgeyi İstanbul'daki en büyük sera üretim merkezi konumuna getirmiş durumda denilmekte ve köy halkının neredeyse tamamının geçimini doğrudan seracılık ve tarımdan sağladığı belirtiliyor. Keza Gebze; yaklaşık 4 bin 500 sera İstanbul pazarına domates, biber, salatalık gibi ürünler göndererek 2 bin kişiye istihdam sağlıyor.


(**) Sera kelimesi, kökeni İtalyanca "serra" veya Fransızca "serre"den gelip, "kapalı, sıkıca kapatılmış yer" anlamından türemiştir.


13.54, Göçbeyli 2’nci mola noktam. Çay 15 gene. Sandviçin 2’ncisi de burada midye iniyor. Etraf, ATV mi deniliyor, üstü açık 4 çeker motor tarzı araçlarla ihtiyaç giderenlerin çıkardığı gürültülü havalarıyla dolu. İpini koparmış geliyor… Yallah tazyik… 


Sabiha Gökçen metro durağına doğru devam ediyorum. Bundan sonrası araç trafiği içinde geçecek. Özellikle bu yoldaki damperliler sanki tabakhaneye bir şey yetiştiriyor gibiler. Sıra mı kapma peşindeler yoksa beyin denilen organ mı gelişmemiş? Hızları 20 km/s ile sınırlanmalı denilse de sorun sadece araç değil; denetim eksikliği+insan hatası+şehir planlaması birleşince tehlike büyümekte.


Metroda bisikleti güzelce sabitleyip Kozyatağı’na geliyor, burada 2’nciye aktarıp İMES’de iniyor ve artık ev 5 dk uzaklıkta.




















Tembelliğe yer yok... IV: Dudullu-Bostancı-(tren) Gebze-Pelitli-Mollafenari-Cuma-Göçbeyli-Sabiha Gökçen-(metro) Kozyatağı-(metro) İMES-Dudullu

 

Tur tarihi: 12 Nisan 2026

Alınan yol: 61,45 km
Ortalama hız: 18,6 km/s

En yüksek hız: 54,6 km/s
Bisiklete biniş süresi 3 s 18 dk, dışarıda geçen süre 6 s 31 dk

En yüksek sıcaklık 23 ˚C, en düşük 13 ˚C, ortalama  16,6 ˚C
Yükselti kazancı 
(çıkış) 715 m, kaybı (iniş) 838 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 272 m

 

Garmin yol bilgileri Tembelliğe yer yok... IV


Relive yol bilgileri Tembelliğe yer yok... IV