15 Ekim 2018

Siftah

Araya yaz girdi. Kimi tura çıktı kimi yazlığa gitti kimi tatilde. Uzun bir aradan sonra tekrar buluştuk, adına “siftah” dedik. Arapça kökeni istiftāh olan bu sözcük için TDK bakın ne demiş: a. 1. tic. İlk alışveriş: Daha sabahtan beri siftahım yok! -N. Cumalı. 2. zf. mec. İlk kez: Aylarca süren bir ayrılıktan sonra, Selim'in Anadolu'ya siftah ayak bastığı yerdi burası. -Halikarnas Balıkçısı. 

14 Ekim 2018, Pazar. Yağmur olur mu olmaz mı ile başladık güne. Ama olmadı neticede. 9.15’de Karaköy’de buluşup, Mehmet, Serhan, Haluk, İhsan, Nurhan ile Eminönü’nden de Varujan’ı da alıp Siirt Pazarı’ndaki çaycıya yerleştik. Pide ile kahvaltı yapmaca. Malum, defalarca anlatmışımdır. Malzemesini yakındaki bakkaldan alıp fırına verir pideleri hazırlatırsın. Hem lezzetli olur, malzemeyi bolca seçtiğinden, hem de hesaplı. Ama ülkedeki enflasyon olmuş yüzde 24,5, her şey peşinden gitmekte. Eskiden 3,5 liraya çıkan pidemiz bugün 5,5 tutuyor. Ama çaycı halen direniyor ve 1 liradan bardağını satıyor.

Uzundur görüşmemiş olduğumuzdan konuşulacak anlatılacak çok şey birikmiş. Hepsini bitiremiyoruz tabii ki. Günün programında bir de TUR var. Hani adı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu olan. Bu sene 54’üncüsü koşuluyor. Eskiden Nisan ayındaydı. Referandum nedeniyle Ekim’e almışlardı. Ama anlatıldığına göre gene Nisan’a alınmış, isabet olmuş. Sonbaharda yıldız isimler gelmiyor. İtalya, Fransa, İspanya turları koşulduktan sonra sezon sonu kimse Türkiye’ye uğramıyor. Ama baharda antrenman ayağına çoğu geliyor. Bir de büyük takımlar para istiyorlarmış yıldızları için. Her şeyin parayla döndüğü bu dünyada aksini beklemek saflık olurdu.

Para modern dünyanın damarlarında dolaşan kandır. Binlerce yıllık bir hikayesi var. Bazılarına göre bütün kötülüklerin sebebi olan para olmasaydı, bugün bildiğimiz haliyle toplumlar da olamazdı. Para modern uygarlığın temeli. Bir tek gün bile varlığınızı sürdürebilmek için para harcamak zorundasınız. Peki para nedir? Eski çağlarda kullanılan deniz kabukları ve ağaçkakan derileri de, bugün kullandığımız kağıt ve madeni paralar da aynı amaca hizmet ediyor. İnsanlar para işlevi gören bütün bu nesneleri, başka nesnelerle takas edebilmek için kullandı ve biriktirdiler. Ancak paranın tek işlevi sahibine güç kazandırmak değil. Gerçekte dünyayı değiştirebilecek bir güce sahip. Üstelik bunu tek bir kuruş harcamadan yapabiliyor. Yeryüzünde nereye giderseniz gidin paranın etkilerini görebilirsiniz. 

10.30 gibi pideden kalkıyoruz. Hesabımıza göre 10.40’da Bursa’dan başlayacak olan TUR’un 164 kilometresi 4 saatte geçilir. Yanı 14.40 en geç Sultanahmet’te olurlar. Biz de 13 gibi yollarda karşılarız onları. 

Tarihi Yarımada turumuzda Serhan’ın kılavuzluğunda Yeşilköy havaalanına kadar gittik. Ama nerelerden?! Öylesine ilginç ve güzel yerlerden götürdü ki bizi Serhan, normalde hiç gör(e)meyeceğimiz mekanlar, mahalleler... (Alttaki haritaya bakın hele bir).

Yarış nedeniyle sahil yolunun bazı bölümleri kapalıydı. Bizim için sorun değil, kolayca yanlarından geçip Yenikapı’da, Avrasya tüneli çıkışında konuşlandık. Ancak saatini biraz erken hesaplamışız, veya start geç verildi. Bir süre bekledikten sonra bisikletçiler alkışlarımız arasında önümüzden vın diye geçtiler. Bu yarışları en iyisi rampada izlemek, yavaşlıyorlar. 

Marmara Turu adıyla başlayan ve ardından 1965’te uluslar arası statü kazanan yarış, 1966 yılında Cumhurbaşkanlığı makamı himayesine alındı. 2006’dan itibaren Uluslararası Bisiklet Birliği UCI tarafından 2.2 yarışma kategorisine alınan yarış, 2008 yılında 2.1 kategorisine yükseldi. Dünya çapında büyük ilgiyle takip edilmeye başlanan ve hızla büyüyen organizasyon, 2010 yılında ünlü takım ve sporcuların da katılımıyla 2.HC kategorisine alındı. Sonraki yıllarda kalite ve organizasyon olarak kendisini tüm dünyaya kanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 2017 yılından itibaren bisikletin en üst düzey kategorisi olan ‘World Tour’ (PRO) kapsamına kabul edildi.

Hızla TUR’u izleyeceğimiz ikinci noktaya doğru pedallayıp, Çatladıkapı’da yerimizi alıp bir kere daha yarışçıları alkışlama fırsatını bulduk. Maalesef sonradan Sultanahmet’e çıkan parke yolda kaza olduğunu duyuyoruz. Bu etabı kazananlar sırasıyla: 1- Sam Bennett, 2- Eduard Prades Reverter, 3- Jempy Drucker, 4- Mike Teunissen, 3 saat 36 dakika 28 saniye ile. Bizim 4 saat hesabımızdan çok daha çabuk gelmişler.

Yollar halen kapalı, bastık biz de Eminönü’ne doğru. Artık sırayla ayrılmalar başladı. Nurhan Eminönü’nden, Haluk Karaköy’den, Varujan Tophane’den, Serhan Beşiktaş’tan, biz de İhsan ve Mehmet’ten Bostancı’da ayrıldık. Ama ayrılmadan önce Caffé Nero’da içilen kahveye İrfan da dahil olarak güzel bir sürpriz yaptı. Sabah uykuyu yenemeyip katılamamış. Günün sonunda yüzünü görmek iyi oldu. Unutmadan, günün en önemli öğretisi İhsan’ın geliştirdiği yeni bisikletten inme tekniği idi. Mutlaka kendisini gördüğünüzde size de öğretmesini isteyin. Çok pratik!

Eve vardığımızda gene de 83,7 km gösteriyordu saat.

Haftaya Tuzla mı Riva mı?
















Siftah: Dudullu-Kadıköy-(gemiyle) Karaköy-Eminönü-Fatih-Topkapı-Merkezefendi-Bakırköy-Yeşilköy-Yenikapı-Eminönü-Beşiktaş-(gemiyle) Kadıköy-Bostancı-Dudullu

































Foto katkıları için Varujan’a, harita katkıları için Serhan'a teşekkürler.







İlginizi çekebilir bisikletle Avcılar, bisikletle 52.TUR