24 Ekim 2022

Sancaklar Camii’ne bisikletle


Cami tasarlamanın temel sorunsallarını, "form"a dayalı güncel mimari tartışmalardan uzaklaşarak, sadece dinsel bir mekanın özüne odaklanarak ele almayı hedefleyen... şeklinde açıklamış mimar Emre Arolat, 2013 tarihli camisini. Pek çok ödüle değer görülen camiye mart ayında Firuzan’la bir keşif turu yapmıştık (*). Bugün de arkadaşlarla birlikte ziyaret etmek üzere yola koyulduk; Mehmet, İhsan ve Nevra ile.

 

(*) Bkz. Keşif Turları; Sancaklar Camii’ne Gecikmiş Bir Ziyaret


Marmaray treninde buluşup, Halkalı öncesi Mustafa Kemal durağında inip göl kenarından başladık pedallamaya. Hava güzel, ne çok soğuk ne de sıcak, tam bisikletlik. Ancak Avcılar sahil parkına geldiğimizde biraz kapar gibi oldu, esen rüzgar üşütüyor. Bir iki yürüyen koşan dışında fazla insan yok. Parkın ortasına yeni bir yapı dikmeye çalışıyorlar, çelik konstrüksiyon. Sanırım belediye buralara tesis-düğün salonu gibi işleri çoğaltmak niyetinde.

 

İlk mola noktamız her zamanki Çınaraltı Cafe. Çaylar 3,5 olmuş. Her şey her gün pahalılaşmakta, akaryakıt fiyatlarına paralel olarak. Okuduğum bir yazıda deniliyordu ki: 2012 yılında İETT’de tam bilet 1,95 TL, 1 USD ise 1,82 TL. O gün bugün dolar %920 artışla 18,57 TL, tam bilet ise 7,67 TL. İktidar kendi belediyelerinde toplu ulaşım ücretlerini arttırırken muhalefete ait belediyelerde bunu engelleyerek belediyeyi zarara uğratmaya çalışmakta. Nasıl bir düşmanlık var değil mi? Zavallılar...

 

Devam ediyoruz. Ambarlı Dolum Tesisleri üzerinden geldiğimiz yoldaki çalışmalar tamamlanmış. Eskiden kısa olsun diye tersten gittiğimiz yola artık gerek kalmamış, süper bir yol yapılmış. Uçarak ilk ciddi rampanın başına geliyoruz. Öyle veya böyle, 2’ye böldüğümüz rampa da çıkılıyor ve Büyükçekmece’ye kadar uzun rampa kalmıyor. Tek, arada kısa ama dik olan hariç.

 

Ve geldik Allah yazısına. Galibi Vakfı İbadethanesi ve Küllüyesi’nin önündeyiz. Firuzan’ın dikkatini çekiyor, ‘küllüye’. TDK bunu ‘külliye’ olarak yazmakta. Burada bir yanlışlık mı var yoksa bilmediğimiz bir durum mu söz konusu? Bir daha gelişimizde soralım bunu.

 

Gürbulak sahiline doğru devam. Hava güzelleşti, şeker tadında oldu. Solumuzda Marmara Denizi, rüzgarın etkisiyle dalgalar kıyıya çarpmakta, yürüme yolunun üzeri ıslanmış. Saatler öğlene yaklaştığından insanlar çoğalmış.


Neydi ne değildi diye okurken öğreniyorum ki bizde bir zamanlar NAZİ diye bir dernek varmış; Nasyonal Aktivitede Zinde İnkişaf. Bilir miydiniz? Şöyle anlatılmış: 1969'da İzmir'de eski Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) üyelerinden ayrılan bir grup tarafından kurulmuştur. Derneğin iki birimi vardı, üyeleri SA üniformaları giydi ve Hitler selamını kullandı. Gündüz Kapancıoğlu'nun 1975'te Milliyetçi Hareket Partisine (MHP) tekrar kabul edilmesiyle grup dağıldı. Ahmet Nesin artıgerçek’te konuyu da içine alan, okumaya değer bir yazı yayımlamış. Bir göz atın derim.

Vikipedi


Gürbulak sahilindeki kıyı çalışması kısmen tamamlanmış ancak halen yıkık durumda olan bölümler var. Ama biten yerler güzel olmuş. Bir bisiklet yolu bile yapılmış. Gerçi yazın yürüyen kalabalıktan o yolda rahat sürülmez. Sürekli kovalaman lazım. Görec’ez. İkinci molamızı burada, Starbucks’da veriyoruz. Sezonunda yer bulamazsın, bugün sıkıntı olmuyor. Sadece kahve sırası uzunca. Bu da tek kasanın olmasından. Gerçi bizim siparişleri karıştırdılar, sütsüz olan sütlü, sütlü olan sütsüz geldi. Tersine işlem oldu : ))

 

Belediyenin önündeki geniş alanda bulunan dev 3teker bisikletin önünde çekilen fotolar sonrası kalabalık bölgeleri geride bırakıp Beylikdüzü’nün arkalarında, göle paralel süren yoldayız. Halen bakir buraları. Ama tepelerden inmeye başlamış inşaatlar. Bir gün gelecek buraları da betonla kaplanmış olacak. Nitekim çıktık-indik tarlaların bahçelerin arasından geçip yapılmakta/yapılmış olan villaların bölgesine. Düşünün, şehirden kaçıp buralara gelip dip dibe oturmak ister misiniz? 


Camiye ulaşmak için uzunca bir rampayı çıkmak gerekiyor, turun 2’nci rampasını. Ama çıktığınızda sizi Sancaklar Camii karşılar. Karşılar diyorum ancak öyle pat diye ortalıkta, kocaman beton bir yapı, hani Sinan’ın yapısını taklit ederek yaptıkları cinsten –Çamlıca Camisine baksanıza nasıl bir garabet- bir şey göremezsiniz. Adeta toprağa gömülü, saklı bir cami. Gösterişten uzak, sade bir ibadethane (**). Bunu algıla(ya)mayan kafalar eleştirmek için İslam kültür ve geleneğinden çok Paganizm, Hristiyanlık, Masonluk, Yezidilik ve Modernizm gibi yabancı inanç ve kültürlerden esinlenmiş ögeler barındıran ‘yeni nesil cami’ olarak lanetleyip, hatta FETÖ ile bile bağlantılı dediler. (***)


(**) Camiyle ilgili ayrıntıları keşif turu yazısında anlattığımdan tekrar etmiyorum. 

(***) Derviş Zaim'in 2016 tarihli Rüya filminin bazı sahneleri burada çekilmiştir. Katkıları için Erim'e teşekkürler.

 

Güzelce bir zamanı mekanın içinde geçirdikten sonra dönüş yoluna başlıyoruz. Bundan sonrası araç trafiği içinden geçecektir. Esenyurt-Küçükçekmece şeklinde pedallıyoruz. Arabalar peş peşe dizilmişler, kenarından geçmeye çalışmaktayız. Kimi uyanıklar güvenlik şeridinden kaçmaya çalışarak önümüzü bloke etmekte. Onu kov-bunu uyar-şundan kaç şeklinde Halkalı tren istasyonundan 1 saatlik yolculuk için son vagona velespitleri yerleştirip turun sonuna yaklaşmaktayız. Sırasıyla: Nevra Yenikapı, İhsan Ayrılıkçeşmesi, Mehmet Feneryolu, biz Bostancı'da iniyoruz.

 

Evin yolunu pedallarken arkadaşım Figen’in tanıttığı bir şarkıcıdan söz etmek istiyorum: Suudi Arabistan'da Sudanlı bir Mısırlı baba ve Etiyopyalı bir anneden dünyaya gelip, beş yaşındayken ailesi mülteci olarak İngiltere'ye taşınmadan önce Sudan'da, ardından Batı Londra'da büyümüş, adı, Etiyopya’nın resmi dili Amharcada "en yüksek" anlamına gelen, Afrika ve Arap köklerinden büyük ölçüde etkilenmiş İngiliz şarkıcı-söz yazarı, yapımcı, çok disiplinli sanatçı ve model olan Alewya, Moses Boyd ile DJ Kent'in Falling şarkısını yorumluyor... (Nasıl ama?)



İngiliz caz davulcusu, besteci, plak yapımcısı, grup lideri ve radyo sunucusu, İstanbul’da da konser vermiş olan Moses Boyd ise apayrı bir yetenek. 

 

 



 











Sancaklar Camii’ne bisikletle: Dudullu-Bostancı-(tren) Mustafa Kemal-Avcılar-Gürbulak-B.Çekmece-Esenler-K.Çekmece-Halkalı-(tren) Bostancı-Dudullu

 

Tur tarihi: 23 Ekim 2022

Alınan yol: 79,34 km
Ortalama hız: 17,4 km/sa

En yüksek hız: 53,5 km/sa
Bisiklete biniş süresi 4 sa 33 dk, dışarıda geçen süre 10 sa 

En yüksek sıcaklık 26 ˚C, en düşük 15 ˚C, ortalama 19,2 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 968,7 m, kaybı (iniş) 984,4 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 188,2 m

 

Garmin yol bilgileri Sancaklar Camii’ne bisikletle

 

Relive yol bilgileri Sancaklar Camii’ne bisikletle