10 Ekim 2022

Aydos II


Yalova tarafında yağmur olasılığı gösterince meteoroloji, o bölgeye yapmayı düşündüğümüz keşif turunu erteledik. Geçen hafta yaşadığımız yağmur macerasını tekrar yaşamayalım diye :)) Ama her macera, sonrasında önem kazanır, baş tacı olur. Bu da bizim için öyle oldu. Islansak da çok keyifli geçti. Okumak isterseniz > Yalova Keşif Turları: Güneyköy II. O nedenle fazla uzun olmayan ama çok da keyifli bir rota olan Aydos’u seçtik, bakalım ne gibi değişiklikler olmuş?


Biz bize olduğumuzdan hareket etme saatini stresli yaşamıyoruz. Bir yere yetişmek, grupla buluşma olduğunda geç kalmak-bekletmek istemediğimden üzerimde bir gerginlik olur, zamanında çıkmak isterim. Ama bugün rahat bir gün, lay lay lom durumundayız. 8 dedik ama hareketimiz 8 buçuğa doğru oluyor. Hava geçen haftaya göre daha serin. Üzerimde polar yelek var. Ama rüzgarı kesmediğinden biraz üşüyorum. Wind Stopper denilen yeleklerden edinmem lazım. Neyse şimdilik, rampalara gelince ısınırım diye ses etmiyorum.

 

Kayışdağı eteklerinden süren yol çok keyiflidir. Son turda da gözümüze ilişen, kenarda hazır bekleyen TOMA artık demirbaş olmuş. Yani bugün de görüyoruz. Neden, niçin, kim için beklemekte ki? Bu aletleri görmek tedirginlik veriyor. Bir beklenti mi var? Gezi Direnişi sırasında bunlardan çok kaçtık, püskürttüğü sudan ağaçların arkasına saklanarak korunduk. Dolmabahçe’yi hiç unutmuyorum. Nasıl da yüksek bir basınçla geliyordu!

 

Dağ dedim de, Tarihte Bugün’e baktığımda; 9 Ekim 1829’da Friedrich Parrot ile beraberindeki ekip, Ağrı Dağı'nın zirvesine ilk kez tırmanmayı başardığını okumaktayım. Bu nedenle 9 Ekim 1829 tarihi, Türkiye’de dağcılığın başlangıcı kabul edilmekte.

 

Hayatını Rus İmparatorluğu’nun Livonya bölgesinde geçiren Alman doğa bilimci ve gezgin Johann Jacob Friedrich Wilhelm Parrot, bu zirveyi, sadece dağcılık tutkusu için değil, aynı zamanda Nuh’un Gemisi’ni de aramak amaçlı yaptığı söyleniyor. Ağrı Dağı, o gün bugün hem dağcıları, hem de geminin araştırmacılarını kendine çekiyor. “Ne ilgisi var?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Dünyaca kabul gören inanışa göre Nuh’un Gemisi, Ağrı Dağı’nda bir yerlerde. Bu inanış, dağın sadece sporcuların değil, Hristiyanların da ilgisini çekmekte. Çünkü İncil’in Genesis bölümünde, Nuh’un Gemisi'nin, Ararat Dağları’nın üzerinde durduğu ifade ediliyor. 


Nedense gemiyi bulmak ABD’li astronotları da çok ilgilendirmiş, sık sık aramaya gelmişlerdi (Armstrong, İrvin). Herhalde uzaydan baktıklarında bizim buradan göremediğimiz şeyleri görüyor olmalılar. Kimileri de bu arayışların gemi değil başka şeyler olduğunu iddia eder. Kim bilir?!

 

Yolumuz bizi bir otomobil hurdalığının önünden geçirir. Her seferinde farklı bir araç görürüz kenarında. Bugünse bir çekici ilgimizi çekmekte. Hemen önünde bir anı fotosu alıp devam ediyoruz.

 

Hava kapadı ve serinledi. Yağmayacak diye tahmin edilmişti, umarız yukarıdaki fikir değiştirmez. Uğur Mumcu tarafında asfalt çalışması nedeniyle yollar kazınmış, kanal kanal olmuş. Bu da çok tedirgin edici. Teker sanki buz üzerindeymiş gibi geziniyor. Bir müddet gidip sonrasında kaldırımdan devam ediyor ve Yakacık’ta, dev Çınarların gölgesindeki ahşap masalara kahvaltımızı yapmak üzere yerleşiyoruz. Çaycının çırağı genç Ömer bize iki büyük çay (6-/ad.) getiriyor, yanımızdaki sandviçlerle mideyi rahatlatıyoruz.

 

Aydos’a tırmanılır, sağlam da bir rampadır. Araçlar geçmese sorun değil ama iki yönlü trafik olduğunda kenardan gitmek gerekir ki bu da özellikle dönemeçlerde eğimi %16-17’ye çıkarır. Ancak sonrası iniştir, çevre çok güzeldir, mesire yerleri, kahvaltı mekanları, satıcı tezgahları gelir durur. Ve de Pendik ilçe sınırına girilince, yeni çift gidiş-geliş yolla çok da rahatlar.

 

Bugün sağdan Pendik-Kartal diye sapmıyor, sola, Sultanbeyli’ye yöneliyoruz. Aydos Ormanı’nın eteklerinden sürerek, ara sıra çıkılan, genelde düz veya inilen bir yolla TEM Yan Yol’a kadar gelinir. Bu yan yolunun da karşı tarafı, yani İstanbul’a gidiş yönü düzdür, ama Ankara yönü tepelidir, iner çıkarsın. O nedenle ilk geçitten karşıya ulaşıp düz yoldan İMES’e, Metro’dan alış-veriş etmeden önce yanı başındaki Aslı Börek’te bir suböreği ve iki çayı paylaşıp, sonrasında evin yolunu tutuyoruz.

 

Günü kapatmadan Nijerya kökenli Amerikalı sanatçı Iyeoka’dan söz etmek istiyorum. Adı, Esan dilinde “Saygı Duyulmak İstiyorum” anlamına gelen bu kadife sesli şair sanatçı 3 yıl önce Çanakkale ve İstanbul’da konser vermişti. Şiirlerini Jazz, Blues, Funk ve Gospel ile birleştiren Iyeoka’dan Simply Falling.
























Aydos II: Dudullu-Ferhatpaşa-Yakacık-Aydos-Velibaba-Sultanbeyli-İMES-Dudullu

 

Tur tarihi: 9 Ekim 2022

Alınan yol: 40,35 km
Ortalama hız: 16,5 km/sa

En yüksek hız: 45,8 km/sa
Bisiklete biniş süresi 2 sa 27 dk, dışarıda geçen süre 5 sa 20 dk

En yüksek sıcaklık 24 ˚C, en düşük 16 ˚C, ortalama 17,8 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 639,4 m, kaybı (iniş) 639,4 m
En düşük yükselti 91,1 m, en yüksek 312 m

 

Garmin yol bilgileri Aydos II

 

Relive yol bilgileri Aydos II