10 Mayıs 2021

Türkiye'nin Uzun Vadeli Hedefi: Her 4 Yolculuktan 1'i Bisikletle Yapılacak


Türkiye'de orta vadede her 10 yolculuktan 1'inin, uzun vadede ise her 4 yolculuktan 1'inin bisikletle yapılması hedefleniyor.

 

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan kısıtlamalar nedeniyle geçen yıl küresel karbon emisyonlarında yüzde 6 ile rekor düşüş yaşandı, kara ulaşım sektörü emisyonların azalmasına en büyük katkıyı sunan sektörlerden oldu.

 

Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 25'inden sorumlu olan ulaşım sektöründe bu oranın azaltılması iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin yakalanmasında kritik rol oynarken, ekonomilerin salgının yaralarını sarmaya çalıştıkları bu dönemi fırsata dönüştürerek bisiklet, elektrikli araç ve entegre ulaşım sistemlerinin daha fazla yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuluyor.

 

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Direktörü Güneş Cansız, salgınının başlangıcından beri dünya genelinde şehir içi hareketliliğin yüzde 50-90 azaldığını söyledi.


Türkiye'de bisikletin ulaşımdaki payı sadece yüzde 2

 

Sürdürülebilirlik için bisikletli ulaşıma odaklanılmasının önemine işaret eden Cansız, "Türkiye'de bisikletin ulaşımdaki payı sadece yüzde 2. Bisikletin en çok kullanıldığı şehirlerde bile bu oran yüzde 5. Avrupa ülkelerinde ise bu oran yüzde 45 civarında" dedi.

 

Cansız, Türkiye'nin bisikletli ulaşım için çok hızlı adımlar atması gerektiğini belirterek, bisikletli ulaşımla ilgili eylem planları hazırlanması, bu kapsamda toplanan verilerin analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Türkiye için orta vadede her 10 yolculuktan 1'inin bisikletle yapılmasını hedefliyoruz

 

Bu kapsamda bazı şehirlerde çalışmalar yapıldığını aktaran Cansız, "Türkiye için orta vadede her 10 yolculuktan 1'inin, uzun vadede ise her 4 yolculuktan 1'inin bisikletle yapılmasını hedefliyoruz. Ayrıca kısa mesafelerde yani 5 kilometre altı her 3 yolculuktan 1'inin bisikletle yapılmasını, kişi başına en az 1 bisiklet sahipliği, okullarda bisiklet sürüş eğitiminin verilmesi ve toplumda farkındalık oluşturmak için de çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Sputnik













İlginizi çekebilir Mavi Boyalı Bisiklet Yollarında Büyük Tehlike, Türkiye'nin 12’nci büyük gölü Eber, son bir ayda 1,5 kilometre daha çekildi, Bikes vs Cars/Arabalara karşı Bisikletler–2

9 Mayıs 2021

Salcano’yla tanışmam


Yıl 2007, aylardan Haziran. Annem Çapa Hastanesinde yatıyor, tedavide. Ben de refakatçı olarak her gün gidip geliyorum. Gazetede bisiklet ilanları var, karne zamanı olduğundan. 150-200 gibi bir fiyattan satılmakta, Migros’ta. Hevesleniyorum. 80’lerin ortasında bırakmıştım bu tutkuyu. Neden yeniden başlamasın? Yolumun üzerindeki Migros’a uğruyor ama bisikletlerin dandik olduğunu görmemle soluğu Unkapanı Yeraltı Çarşısında alıyorum. Bildiğim bisikletçiler orada. Ama hiç bir bilgim yok. Kafamda tek Shimano lafı var. Merdivenden çarşıya inip alıcısını bekleyen bisikletlere göz gezdiriyorum. Satıcının biri hemen kapıyor beni. “Nasıl bir şey istersiniz?” – Shimano vitesi olsun diyorum. Bana tepede asılı duran bir bisikleti indiriyor. Güzel gözüküyor. Vitesi de Shimano. “Kaç vites bu?” – “27” – “Kaça?” Pazarlıkla 550 gibi bir fiyata iniyor. 6 da taksit yapıyor. 100-100 öderim diye kafamda hesaplayıp alıyorum velespiti. Gidonunu düzeltiyor, selesini ayarlıyor ve elime tutuşturuyor. Ne de çabuk oldu bu iş? Bisiklet sahibi oluverdim birden. Nasıl götüreceğim bunu eve şimdi? Binmekten başka çarem yok. Uzun da bir zaman geçti binmeyeli. Çıkartıyorum merdivenlerden Fatih Parkına. Şöyle biraz parkta turlayıp, vitesi mitesi denedikten sonra salıyorum kendimi Unkapanı Köprüsüne doğru, Tarlabaşı-Taksim-Harbiye derken Nişantaşı. Kolay oldu. Sırtlayıp 2'nci kata, eve çıkartmam da hiç zor gelmedi. Şöyle doya doya, sevinç içinde temaşa ediyorum bisikletimi. Ne mutluyum bilemezsiniz. Çocuklar gibi seviniyorum. Tekrar bir bisikletim var. 


Ve bisikletli günler başlıyor. İlkin vapurla Kadıköy’e geçip Bostancı’ya kadar gitmek. Vay be! Dönüş trenle ama. Git gel günleri sonrası artık dönüş de bisikletle, ve artık Pendik, daha sonra Tuzla diye uzatıyorum mesafeleri. Yakın bir arkadaşım da benimle aynı maceraya başladı. İki kafadar takılıyoruz. (...) Bir gün adaya gidelim dedik. Dik rampaları var. Vitesleri de tam kavramamışım. Yani ne zaman değiştirmeli, çapraz kullanmalı mı, yüklenmek doğru mu gibisinden. Ne oluyorsa burada oluyor ve ben orta aktarıcıyı yamultuyor, arkayı eğiyor, vitesleri dağıtıyorum. Öyle tek vitesle Ortaköy’deki tamirciye kadar gidip düzelttirmek niyetindeyim. Düzeliyor da, ama bu vitesin Shimano’nun giriş seviyesi olduğunu, iyisinin Deore’den başladığını öğrenmemle neşem kaçıyor. Demek iyisini alamamışım. Öfkeliyim! (...) Araştırmalarım sonucu Salcano’ya ulaşıyor, pazarlama müdürüne derdimi anlatıyor, bisikleti iade edeceğimi, istemediğimi söylüyorum... Yakınıyorum adama. Anlayışlı çıkıyor. Getirin, çaresine bakarız diyor. (...) Arkadaşımın arabasıyla, ilk defa gittiğim, benim Boğazda bildiğim, ama ilçe olarak da var olan, İstanbul’un bir ucundaki Arnavutköy’deki Salcano’nun atölyesine varıyoruz. (...) Uzatmayayım. Salcano benden, 180 küsur gibi bir fark alarak vitesi Deore’nin bir üstü LX yapıyor, üstüne de bagajı hediye ediyor. Sevinçten uçuyorum, tahmin edersiniz.

 

İşte Salcano’yla tanışmam bu şekilde oldu. Yıllarca bisikletimi severek kullandım. Uzun turlara çıktım, sayesinde yeni dostlar edindim, hayatıma bir renk kattım.


Salcano, Salko Bisiklet adıyla 1975 yılında İstanbul’da bir aile şirketi olarak kurulmuş. Bugün 16 bin metrekare kapalı alanda günlük 600 adet, yıllık 150 bin adeti aşan üretim kapasitesine ulaşmış. Üretiminin 100 bin adedini başta İngiltere olmak üzere Hollanda, Almanya, Afrika ve Balkan ülkelerine ihraç ettiğini internet sitesinden öğreniyorum. Bu övünülecek bir başarı. Alttaki videoda Salih Akgül, Salcano’yu nasıl kurduğunu ayrıntısıyla anlatmış. Kutlarım kendisini.






7 Mayıs 2021

Milli Sporcuya Maske Takmama Cezası


2021 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na hazırlanan bisikletçi Semra Yetiş’e bisiklete bindiği sırada maske takmadığı için ceza kesildi.

 

Geçtiğimiz yıl Sakarya’da düzenlenen 2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonası’nda elde ettiği dereceyle bu yaz düzenlenecek olimpiyatlara katılma şansı elde eden Semra Yetiş maskesiz bisiklete bindiği için ceza aldı.

 

Milli sporcu aldığı cezaya sosyal medya üzerinden tepki gösterirken şu ifadeleri kullandı: “Maskesiz bisiklete bindiğim için ceza yazan, beni yazma diye yalvarttıran polisler görevlerini yapıyorlar, olimpiyatlara hazırlanan milli sporcuya ceza yazarak…”

 

 

Semra Yetiş kimdir?

 

Yol ve dağ bisikletçisi Semra Yetiş (33), Gazi Üniversitesi’nden mezun oldu. Profesyonel sporculuğa voleybolla başladı. Voleybol Milli takımında görev aldı. Sakatlanınca kariyerini noktaladı. Ardından bisiklet tutkusuyla tanıştı. 2006 Bozcaada Türkiye Maraton Şampiyonası’nda şampiyonluk kürsüsüne çıktı. Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre’de girdiği her yarışta ilk 10’a girmeye hak kazandı. Azmi, Dünya Şampiyonası’nın kapısını açtı. 2009 UCI Yol Dünya Şampiyonası Kadınlar Yol Yarışı’na kendi puanı ile katılmaya hak kazanan ilk Türk kadın sporcu olarak tarihe geçti.


Geçen yılın ekim ayında Sakarya’da düzenlenen 2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonası’nda aldığı derece ona 2021 yılına ertelenen Tokyo Olimpiyatları’na katılmanın yolunu açtı. Olimpiyatlara Aydın’da hazırlanan Yetiş: “2021 Tokyo Olimpiyatları’nın pandemi yüzünden ertelenmesi moral oldu. Daha fazla çalışmam için zaman kazanmamı sağladı. Aralıksız hazırlanıyorum.” dedi.

Cumhuriyet



Not: Halbuki CİMER üzerinden yaptığımız sorgulamada zorunlu olmadığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bildirilmişti. (Bkz. Bisiklete binenler maske takmak zorunda mı?) Her ilin uygulaması farklı olabilir mi?!








İlginizi çekebilir Maydanoz Tarlasından Olimpiyatlara; Cavit Cav, Gran Fondo haracı!, Bisiklet ve Diz Sağlığı

1 Mayıs 2021

Köpek severler ve iz sürücüleri: Shimano’nun videosu e-bisikletçilere ve köpek sahiplerine esin oluyor


Shimano, tüyleri diken diken etme garantisiyle köpeklerin soluk kesici görüntülerini sunuyor.

 

Eğlenceli patikalar, heyecan verici ağır çekimler ve uzunca bir yayın. Elbette konu köpekler! Bunu doğru okudunuz. Shimano, yeni bir videoda biraz farklı bir bisikletçi öyküsü anlatıyor. Ön planda bisikletçilerin en iyi arkadaşı. 

 

Hızlı, tempolu, aksiyon dolu hüzünlü bir öykü

 

Video, öyküyü yaşlanan bir köpeğin bakış açısından anlatıyor ve aksiyon dolu sahneler arasında tüylerinizi diken diken ediyor. Yaşlı bir dişi köpek, iz süren yaşamından söz eder. Dört ayaklı dostlarımızın enerjisi, neşesi ve bağlılığı ile ilgili. İlk başta kulağa biraz tuhaf gelse de, öykü durgun ve hüzünle anlatıldığı gibi, ara sahneler çok hızlı ve çılgınca başlıyor.

 

Altı köpek, kendilerinin ve sahiplerinin neler yapabileceğini gösteriyor. Bazen sahibi izin peşinde, bazense köpek iki boy öndedir. Az rastlanır çekimler. Köpeklerin uzayan gövdeleri ve sürtünen tüylerinin uçurduğu küçük taşlar, genelde tekerlerin neden olduğu sıçratmalar.

 

Patikadaki en iyi yaşam

 

"Patikadaki yaşam, var olan en iyi yaşamdır." - Bu ilkeyi videodan hemen sonra Shimano'dan edinirsiniz. Özellikle güzel olan, hiçbir ürünün ön planda olmaması; insanlar, köpekler ve bisikletler arasındaki ilişki. Bu video herhangi bir tanıtıma gereksinim duymuyor, ancak daha da fazla tanıtım yapıyor.