22 Haziran 2017

[bisikletle]Türkiye: Hititler'in İzinde (Doğanşehir–Malatya)

25 Mayıs 2017, Perşembe / Doğanşehir – Malatya, 55 km (19. gün)

Gece oda soğuk oldu. Altımda uzun termal, üstümde polar yelekle uyudum. ÖE’nin daha eksiği çok. Müdire hanım gayretli ve çalışkan bir insan. Sanırım kafasındaki projeleri tek tek gerçekleştirecek. Şu mutfak olayını bile iyi kotarmış. Anlattı da, ne yokluklar içinde gerçekleştirmişler. Bravo, böyle girişken insanlar lazım. Kadın olması da çok önemli. Örnek olsun erkeklere.

Akşam TV’de ÖE ekibiyle Ajax-Manchester maçını çekirdek çıtlatarak izledik.  İnsanlar samimiler, yakınlık gösteriyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor. Paylaşmak, düşünce ve fikirleri.

Tıraş olmadan hazırlanıyorum. Artık Malatya’da olurum, orada biraz kendime lüks tanıyorum.

Aslında 8 buçukta çıkabilecek şekilde hazırdım. Ancak kahvaltıyı müdire hanım ve ekibiyle yapmak ve de buranın meşhur, ilçeye bağlı Sürgü, 
Erkenek ve Kurucaova beldelerinde yetişen kuru fasulyeyi (festivali bile yapılmakta) alıp yollamak istiyorum eve.

Dün aşçıbaşı Bayram Bey önerdi, bizde var, müdire hanıma sorun, mutlaka götürün dedi. 5 kg alıyorum, 35- liraya. Kemal de söz etmişti fasulyeden, kime götürsem nereden aldın diye sorarlardı diyor.

Hep birlikte edilen kahvaltı sonrası bu tatlı insanlara veda ederek ilçedeki PTT Kargoya gidiyorum. Biraz da broşür vardı yanımda, onları da kutuya koyup 14- liraya İstanbul’a kargoluyorum.

İlçeden 10.15 gibi ayrıldım. Şu alt yapı çalışması nedeniyle ortalık rezil olmuş. Toz kalkmasın diye de suluyorlar, çamur durumları.

Malatya şöyle 57 km bir mesafede. İlçe çıkışında Gölbaşı’ndan gelen yola bağlanıyorum. Hava süper, güneş tepede, tüm yüzüyle bize gülüyor. Asfalt 2. sınıf-kaba, güvenlik şeridi daha da kaba. Ama sorun yok, duble yol neticede. Yolun aşırı trafiği olmadığından rahatım. Ne ilginç köy isimleri var; Kelhalil (10,3 km/10.40).

Hititlerin Anadolu'daMÖ 2000 yıllarının başında varlıklarını gösterdikleri Aslantepe'den çıkarılan bazı seramik örneklerinden anlaşılmaktadır.

MÖ 1750 yıllarında Kuşsara Kralı Anitta, Anadolu'yu tek bir yönetim altında toplayarak siyasi birliği sağlamıştır. Bu dönemde Malatya'nın, büyük bir ihtimalle, siyasi birliğe katıldığı sanılmaktadır. I. HattusilisKuzey Suriye yolunu emniyet altına almış, yerine geçen oğlu I. Mursilis ise Anadolu birliğini Halep ve Babil seferlerinden sonra sağlamış. Malatya'nın bu krallar döneminde kuzey Suriye ile Anadolu arasında önemli yol kavşağında olması sebebiyle Hitit Birliğine girdiği ve bir Hitit şehri olduğu kabul edilebilir. I. Mursilis, babası I. Hattusilis'in gösterdiği, dış menfaatlerinin güneyde olduğu fikri üzerine hareket edip, Halep ve Bağdat'ı fethederek "Büyük Kral" unvanını aldığı Akad metinlerinde görülmektedir.

Hitit Krallarından Ammunas ile Huzziyas döneminde MÖ 15. yüzyılda yer yer görülen isyanlar sonunda Hitit Birliğinin kuzey Suriye'deki egemenliği Mitanni Krallığının eline geçmiştir. Böylece, Malatya'da bu dönemde 
Mitanni egemenliği altına girmiştir. Hitit Kralı ŞuppiluliumaMÖ 1450 yıllarında Fırat Nehrini geçerek bölgede yer alan Mitanni egemenliğine son vermiştir. Böylece Malatya'yı yeniden Hitit İmparatorluğuna

kazandırmıştır. II. Mursilis, Muvatalli ve III. Hattusilis dönemlerinde Malatya, Hitit Merkezine bağlı kalmıştır.

Otoyolda tırmanışlar çok dik değil. %6-7 görüyorum en fazla. 1 km’lik bir tırmanış geride kaldı. Benzincide bir soda molası, çamurluğun ipini biraz daha gerdirmece. Sonra düzeltmek için çamurluğu çektirince plastik bağlantı noktasının kırılması... Bu bisikleti çok narin yapmışlar, bazı bölümleri kolay kırılıyor. Çamurluğun çözümü bizim işimize göre değil. Geçen sene ön farla sıkıntı yaşamıştım. Farı çamurluğun üstüne koysalardı keşke, altta lastiğe çok yakın, çamur vs bulaşınca sürtüyor. Bir de tek kolla tutturmuşlar, o da çamurluğun sallanmasına neden oluyor. Şimdi de çatala olan bağlantı parçasının ucu plastik, kastırırken koptu. Hadi İstanbul dönüşünü tekrar yazışacağız.

(40. km/12.09/%20 tükendi). Darende tarafını, solu gösteren bir levha: Levent Vadisi Kamp Alanı. Nedir bu? Ne kampı?

Akçadağ ilçesine bağlı Levent Vadisinde gerçekleştirilen ‘Doğa Sporu Festivali’ dört gün boyunca süren çeşitli etkinlikler ve yoğun bir katılım ile sona erdi.

Akçadağ Belediyesi, Ekstrem Sporları ve İnönü Üniversitesi tarafından 18-21 Mayıs tarihlerinde ortaklaşa düzenlediği ‘Levent Vadisi Uluslararası Doğa Sporları Festivali’ kapsamında İsviçreli highline sporcusu Samuel Volery, slackline, ip üzerinde yürümede dünya rekorunu kırdı.

Malatya ilinin Akçadağ ilçesinde bulunan Levent Vadisi, sadece ülkemizin değil, dünyanın en eski ve en ilginç yerlerinden biridir. 65 milyon yıl kadar öncesine dayanan kaya oluşumlarının yer aldığı vadide, Neolitik Çağ’dan kalma kalıntılar bulunmuştur. Vadi, 28 km uzunluğa sahiptir ve bünyesinde son derece ilginç jeolojik oluşumlar, inanılmaz yükseklikte uçurumlar, gezmesi çok keyifli çeşit çeşit mağaralar bulundurmaktadır. 

Malatya Valiliği’nin yapmış olduğu Seyir Terası son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. Vadide dik bir kaya bloğu üzerine çelikten yapılan ve zemini cam olan Seyir Terası, Levent Vadisi’ni panoramik olarak izleyip, fotoğraflayabileceğiniz özel bir konuma sahip.

Seyir Terası




















Malatya öncesi arabalar çevrilip içlerine bakılıyor. Sıkı kontrol var anlaşılan buralarda (46,5 km/12.20).

Ve Malatya geliyor (52. km/12.45/%40’ı tükendi). Ama merkeze daha çok var. Telefondan haritayı açıp kalacağım oteli (Kadirbey) arıyorum. İnönü Caddesi’ne giriyor ve sonunda karşıma çıkıyor. Ne ÖE’de ne DSİ’de (zaten tadilattaydı) ne TCDD’de, hiç bir kamu kuruluşunda yer bulamadığımdan bu oteli tavsiye üzerine seçtim. 70- O.K şeklinde. Ehh biraz lüks iyi gelebilir. Çok farklı standartlarda kalıyorum. Soğuk sıcak farkı gibi.








Bir duş, bir tıraş, biraz dinlenmece ve %69 E’ci Malatya’yı keşfetmeye çıkıyorum. Resepsiyondaki Hasan Beyden biraz yön tarifi alarak.

Malatya hoşuma gidiyor. Çok canlı. İnönü Caddesi adeta İstanbul. Kalabalık. Her yerde bir şeyler var. Alış-veriş, yemek işleri çokça.

Dev İnönü heykeli valilik önünde Malatya’yı izliyor (anıtın yapımına 1946 yılında başlanmış, 1947’de bitirilmiştir. Heykeltıraşı Nejat Sirel ve Hakkı Atamulu’dur. Kaide kısmında antik beyaz taş kullanılmıştır. Anıtın dört cephesinde İstiklal Savaşı’na katılmış olan tam teçhizatlı Mehmetçik, elinde disk tutan genç bir sporcu, sol elinde kitabı, sağ elinde meşalesiyle bir öğrenci, buğday tarlası içerisinde kadın ve erkek çiftçi ve çekici ve örsüyle erkek figürleri bulunmaktadır). Polislerden aldığım tarifle Beşkonaklar bölgesine yürüyorum. Battalgazi Enformasyon Bürosundan alınan broşürler ve tavsiyeler. Saat 5’e geldiğinden Etnografya ve Arkeoloji Müzesini yarına bırakıp karnımı doyurmak için Hanzade Cafe&Kahvaltı Salonu’nda Kiraz Yaprağı Yemeği (diğer adıyla Avrat Köftesi) ısmarlıyorum. Birazdan gelen yemeği ilk defa yiyeceğim. Çok güzel bir lezzet, incecik sarılmış yaprakların içinde yarma varmış. Yoğurtlu bir sosla çukur tabakta geldi, pide ekmeği de yanında. Mekanda akşamları canlı müzik olduğu anlaşılıyor. Kapıda beni karşılayan beye [bisikletle] blogunu anlatıyor, adresini veriyorum. Bakacağım diyor.












Sonra geriye doğru yürüyor Mısır Çarşısı, Bakırcılar, Sebze-Meyve, Baharat, ..., Şire Pazarını geziyorum.

Şire Pazarı çarşıda özel bir yere sahiptir. Her ne kadar şire sözcüğünün anlamı “üzüm ve öteki meyvelerin suyu” veya “üzüm suyu ve nişasta kaynatılarak yapılan kuru tatlıların genel adı” olsa da Malatya’da bu pazar, öncelikle “Kuru Kayısı Pazarı” demektir.

Kayısı, hasat zamanları yaş olarak tüketilse de, çoğunlukla kurutulup paketleniyor ve öylece satışa sunuluyor. Şire Pazarı’ndaki dükkânlarda kuru kayısının yanı sıra kayısıdan yapılmış lokum, sucuk, döner, reçel vb bulabilirsiniz. Ayrıca bu pazarda yörede üretilen pekmez, Hekimhan cevizi, siyah üzüm ve bal ile başka illerden getirilen kuru ürünler satılıyor.

Bir sokakta Suriyeliler’in bakkalları, lokantalarına rastlamam çok hoşuma gidiyor. Yarın humus yemeğe uğrayacağım.

Dolanıp duruyorum. Kahve içiyor, kahveci ile sohbet ediyor, bana İstanbul’da çalıştığı günleri anlatıyor. Şişli’de çay ocağında, Laleli’de deri dükkanında, Küçük Çamlıca’da inşaat bekçiliği vs...

Malatya çok renkliymiş. Böyle olacağını hiç tahmin etmemiştim. Gördüğüm kadarıyla hoşuma gidiyor, canlı bir kent.

Malatya, kuruluş ve isim itibariyle başlangıçtan zamanımıza kadar büyük bir değişikliğe uğramadan gelen Anadolu şehirlerinden birisidir. Kültepe vesikalarında "Melita" şeklinde görülen Malatya'dan Hitit vesikalarında "Maldia" olarak bahsedilmektedir. Asur İmparatorluk devri vesikalarında ise Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında ise Melitea denil­mektedir. Malatya kelimesinin Hititçe "bal" anlamana gelen "Melid"den türediği anlaşıl­maktadır. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya şehri, bir öküz başı ve ayağı ile ifade edilmektedir.

Gloria Jeans Cafe bile var. Bir espresso’yla kendimi ödüllendiriyorum. Derken Kaya’dan gelen mesajda, burada bisikletçi arkadaşı Mustafa’nın (tanışmam için) iletişim bilgileri geliyor. Hemen arıyor ve çok yakında olan dükkanına gidiyorum. Sanki 40 yıllık arkadaş gibiyiz. Bisiklet kardeşliği çok çabuk samimiyet kurduruyor. Dükkan müthiş, İstanbul’da bile zor bulursun. Yok yok. Bisikletler, aksesuarlar... zengince. Merak ediyorum, bu malın alıcısı var mı, fazla olmasa da var diyor. Yani bir misyoner gibi adamış kendini. Bravo doğrusu.








Nihayetinde Carrefour’dan alınan soda ve su ile otele dönüyorum.

MÖ 1116-1096 yılları arasında bir Asur vesikasına göre, Asur Kralı I. Tiglatplaser Malatya üzerine yürüyerek kral Allumu'yu yenmiştir. Şehir halkını rehin alarak vergiye bağlamıştır. MÖ 1200-1000 yılları arasında
kavimler göçü sebebiyle Anadolu'da karanlık bir devir hüküm sürmüştür. Hitit İmparatorluğu, bu dönem sonunda tamamen ortadan kalkmıştır.
Hititlerin torunları, MÖ 1000 yılından sonra varlıklarını şehir devletleri halinde sürdürmüşlerdir. Malatya, asıl önemini bu devirlerde almıştır. Hitit Devleti, bir takım küçük feodal krallıklardan teşekkül ediyordu. Bu derebeyliklerden birisi de Fırat Nehri'nin Malatya civarında yaptığı dirseğin içinde bulunduğu tahmin edilen Alşe Krallığı idi.

Geç Hitit döneminde; Malatya ve çevresinde özellikle lspekçur, Darende, Gürün, Aslantepe'de Geç Hitit dönemine ait kitabeler ve siteller bulunmuştur. Heykeller ve siteller Geç Hitit devrinin Malatya'da ne kadar geniş çevreye yayıldığını göstermektedir. 











Doğanşehir - Malatya
Tur tarihi: 25 Mayıs 2017
Kat edilen mesafe: 55,51 km.
Ortalama hız: 21,1 km/sa.
Bisiklete biniş süresi 2 sa. 37 dk., dışarıda geçen süre 3 sa. 10 dk. 
En yüksek sıcaklık 31 ˚C, en düşük 16 ˚C, ortalama 26,9 ˚C
İrtifa kazancı (çıkış) 442 m, kaybı (iniş) 721 m.
En düşük irtifa 881 m., en yüksek 1242 m.

Garmin yol bilgisi Doğanşehir-Malatya

Malatya Kadırbey Otel 0422-3224144
Malatya ÖE 0422-3261543
Malatya TCDD Misafir 0422-2124319 / 2124800
Malatya Sağlık Md Misafir 0422-3710302 Ali Bey
İnönü Üni Misafir Bulgurlu 0422-3410062 / 3410010





Böyle bir uyarıya ilk rastlıyorum 




Hava süper, güneş tepede, tüm yüzüyle bize gülüyor    









Otogar



Kültür Merkezi



Belediye    


İnönü Caddesi


Valilik ve İnönü Anıtı




Yenicamii



Eskisi borca batınca yenisini kurmuşlar


Saat Kulesi


Hanzade Cafe


Avrat Köftesi



Beş Konaklar



Müthiş bir lezzet, kayısı döneri










Şire Pazarı



Şire Pazarı içi



Suriye Lokantası






Malatya demek Kayısı demek


Devlet kapısındaki işlerin hallolacak    




Yenicamii


Yenicamii içi







İnönü Caddesi renkli ve hareketli





Bu kahvenin tadı da bir başka


Adaşım Mustafa Bey ile (Muko)






















































20. gün (devamı) Malatya II