24 Haziran 2017

[bisikletle]Türkiye: Hititlerin İzinde (Malatya–Kale)

27 Mayıs 2017, Cumartesi / Malatya – Kale, 46 km (21. gün)

Gece geç yatmama rağmen erken uyanıyorum. Madem uyandım yatakta dönmeye gerek yok diye ayaklanıyorum. Toparlanıp çantaları lobiye bırakıp kahvaltı için 7. kata çıkıyorum. Bugün erkenciyim. Belki Cumartesi, bir de ramazan diye fazla kimseler yok. Maydanozlu bir omlet sipariş ediyorum ve tulum peyniri, domates-hıyar-zeytin, simit-helva ve çayla güzelce doyduktan sonra hesabı kapatıp (140-) otelden ayrılmam 8.10. Hava serin şimdilik ama güzel. Şort ve kolsuz Adidas var üstümde. Gloria’nın yanından ana yola, Elâzığ yoluna çıkıyorum. Burada bir de yan yol var, otobüs-minibüs vs’lerin gittiği. Diğerinde alt geçitler var. Ben yan yolu tercih ediyorum. Ettim de burada dur kalk, garip parklar falan, bir de troleybüs durumu var. Uzun araç, ayriyeten adam hızlı, yakın da geçiyor. Yani... Herhalde buranın metro veya metrobüs işlevini görüyor. Ama daha düşünceli geçebilir!

8 km sonra trafik kontrol noktası, Malatya girişinde.Polisle selamlaşıyoruz. Her büyük kent gibi şehir dışına yeni yerleşimler, apartman grupları yapılmış burada da. Şimdi %3’lük bir inişteyim.

Peki kimlerdir Hititler? (17)

III. Tuthaliya, Kaşka akınlarının arttığı ve sorunların daha da arttığı bir dönemde tahta çıkmıştır.

Dağınık yapılarından dolayı belli bir noktada toplanmadan saldırılar gerçekleştiren Kaşka’lara karşı Hititler birçok cephede çarpışıyorlardı. Bunu fırsat bilen Kaşkalar kuzeyden çekirdek ülkeye sızdılar ve Hattuşa’yı yakıp yıktılar.

III. Tuthaliya, başkentin ele geçirilmesinden dolayı, sarayı geçici olarak doğudaki Şamuha’ya taşımıştır. Bir süre karışıklıkların sakinleşmesini bekleyen III. Tuthaliya, kaybettiği toprakları tekrardan ele geçirmek için kuzeye sefer düzenlemiştir.

Kuzey seferi devam ederken, Batıda Arzawa giderek güçleniyordu ve Hitit topraklarını ele geçirerek çekirdek bölgeye yaklaşmıştır. Bütün bu karışıklıklar devam ederken, olumlu tek gelişme, Kizzuvatna’nın hala Hititlerin kontrolünde olması idi.

Ancak gerçekte ülke küçülüyordu ve III. Tuthaliya öldüğünde Hititlerin durumu hiç iç açıcı değildi.

Hitit Savaş Arabaları-II















Yol kaymak asfalt, güvenlik şeridi de olunca rahat pedallamaktayım. İnönü Üniversite Yerleşkesi geldi, karşısında stadyum yapılmakta. Yeni numarası da arena denilmeyecekmiş, bizde yokmuş vs lakırdıları. Kim akıl veriyor çok merak ediyorum. Sürekli bir şeylerle oyala milleti, boş kalmasın ki olana bitene uyanmasın.

Burada daha ciddi bir kontrol ekibi var, zırhlı araç da bekliyor, araçların içine de bakılmakta. Son haftalarda Mısır’da peş peşe gerçekleşen eylemler, Kıptiler’e yönelik.

Üniversite sonrası başlayan bir tırmanış, %5-6, bazı yerlerde 7’yi görüyorum... Böyle 1,5 km kadar çıktık, sonra indik.

Yol keyifli, yormayan. Hava mükemmel. Çok erken varacağım Kale’ye, zaten 40 km gibi bir uzaklıkta. Ben bu yolu tersten planlamıştım, Malatya’ya erken varır zaman kazanırım diye. Battalgazi Belediyesi’nin İçme Suyu Tesisleri geçildi.

Yolarda böyle sürerken kafama, daha doğrusu kafamda müzikler çalar, takılırım. Bazen nereden çıktı bu dediğim de oluyor. Hemen istasyon değiştirir, sevdiğim bir parçayı mırıldanırım. Şimdi de Rolling Stones’dan “Anybody Seen My Baby” çalıyor. Çok seviyorum, hele klibi çok keyifli hazırlanmış. Angelina Jolie de tam uymuş parçaya.


31 km’dir pedallıyorum. 9.45, sağdaki benzincide bir soda molası sırasında Fikret Albayı da arıyor, durumunu soruyorum. Kaç gündür aklımda, atladım. Cepten-evden ulaşamıyor sonra kızından bilgileri alıyor, rahatlıyorum. 15 gün olmuş taburcu olalı. Bazı tetkikler devam etmekteymiş, şikayetleri geçmemiş daha. Sonra evden eşi Bilge Teyze ve kendisine ulaşıyorum.

Karakaya Barajı su havzası göründü bile. Çok büyük bir alanı kaplıyor. Yolum da hafif hafif inerek sürüyor şimdi. Son tırmanıştan önce geride bir 7 km’lik iniş vardı, amanım. Hele de asfalt güzel olduğunda yeme de yanında yat durumları.

Sağdan minik bir Kale yazısı kafamı karıştırıyor. Doğanşehir’de atlamıştım, bu sefer de aynısı olmasın diye daha dikkatliyim, ama benim Kale bu Kale değil, devam ediyorum. Bolca kayısı ve çilek satıcıları geçiyorum. Sonra sağda beyaz bir bina, benzinci yanında. Yoksa otel bu mu diye giriş yapıyorum ama fotodakiyle alakası yok buranın, durmadan devam ediyorum. Kale garip bir ilçe, merkezi yok gibi. Uzunlamasına yayılmış sanki. Ve de %92 E’ci. Kalegöl Oteli levhası nihayet gözüküyor, 2 km. Sonra soldan sapan yoldan kıyıya doğru iniyorum (demek ki yarın tırmanarak başlayacağım güne). Gene uzaktaki binayı otel sanarak aldanıyorum. Gördüğüm fotoya benzemese de nedense bir algı yanılsaması içindeyim. En nihayetinde otelin önündeyim. Göle doğru yarım daire bir yapı, tüm odalar manzaralı. Resepsiyondaki bey kaydımı yapıyor, 404 no’lu oda ayrılmış. Bisiklet girişte bir yere alınıyor. Seyahat nedeni gibi konularla başlayan sohbet, sonra aynı zamanda bisikletçi olan başka bir çalışanın da dahil olmasıyla genişleyerek sürüyor. Haliyle ne yenecek, etyemezgillerin durumu falan...








Oda bugüne kadarki en lüks oda oluyor. Bilirsiniz çok yıldızlı otellerin odalarını. İşte öyle. Zaten fiyatı da bugüne kadarkilerin en yükseği, 80- O.K. Bir yerde, bir gökteyim. Güzel bir duş, biraz uzanmaca, neredeyse sızacağım, kalkıp iniyorum. Yalnız bir şeyi kötü, internet odada çekmiyor. Yani bu kadar iş yap interneti doğru dürüst odalara getir(e)me. Olmadı, hiç mi hiç olmadı! Lobide çalışıyor ama... Aması var ama! Bir kötü yanı daha, aletleri şarja takıyorsun, ancak oda kartla açıldığından, elektrik de kartla devreye girdiğinden, kartı çıkarttığında? Yaaa...

Kale ilçesi 1990 tarihinde kurulmuş olup, eski ismi yörede İzollu olarak bilinmektedir. 1560 yılma ait tahrir defterine göre İzoli Komri, yani bugünkü Kömürhan yöresi anlaşılmaktadır. Tahrir defterinde ayrıca İzoli Köyü olarak zikredilmektedir. İzoli Köyünün yaklaşık 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır. Ama, ilçe toprakları üzerinde milattan önceki zamanlarda yerleşimin meydana geldiği bilinmektedir. Karakaya Baraj Gölü suları altında kalan Pirot Höyüğü, Bizans İmparatoru Pirot'tan kalmaydı. Ayrıca İzollu olarak da buranın önemli bir yerleşim birimi olduğu bilinmektedir. İzollu adının çok eski tarihlerde buraya yerleşmiş bulunan bir aşiretten geldiği söylenmektedir.

Marina dedikleri yere doğru yürüyorum, herhalde yazın tekne falan çalışıyor burada. Havuz durumu da var. Aslında üniversite güzel bir yer yapmış, kazanıyor mu bilemiyorum? Ramazan nedeniyle boşuz, dün 200 kişilik bir grup vardı denildi.

Su üzerine yüzen dubalar, iyi fikir, ama bastıkça oynamaları garip his veriyor. Tesis, spor alanları, fitnes falan gözükmekte, ancak sanki bakımları yapılmamış, atıl olmuş gibiler. Hatta arka koyda bir göl teknesi de (büyükçe) görüyorum. Belki de yazın dolaşıyordur.

Sıra yemeğe geliyor, saat 5 buçuğa gelmekte. Etyemezgillere bakalım neler hazırladılar. Önden bir mercimek çorbası. Sonra küçük bir tabakta Rus (veya Amerikan, hangi ismi severseniz) salatası, ezme ve salata ile sote sebze. Güzel, tatları yerinde. Pide de var yanında. Genelde ekmek yemem ama pide bu durumu değiştiriyor.

Oda balkonunda biraz gölü seyrederek geçiyor zaman. Belli aralıklarla aynı manzaranın fotolarını çekiyorum. Hava nasıl değişiyor bilemezsiniz. 2 buçuk gibi inceden yağdı, sonra güneş açtı, sonra bulutlar geldi... ha babam değişti.

Peki kimlerdir Hititler? (18)

Şuppiluliuma. III. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya geçmişti. Şuppiluliuma artık daha silik bir rol oynamaya razı olmadığından ve kardeşini ülkeyi kurtaracak kadar yeterli görmediğinden onu öldürüp tahta geçti.

Şuppiluliuma, ilk olarak Arzawa ve Kaşkalara karşı seferler düzenledi. İlk zaferi Tuvanuva’ı geri kazanmak oldu. Bu seferlerle Arzawa’nın genişlemesini frenledi ve Kaşkaları geri püskürttü. Hattuşaş yeniden yönetim merkezi olmuştu.

Şuppiluliuma’nın bir sonraki hedefi Azzi-Hayaşa’yı yola getirmekti. Bunun için Azzi-Hayaşa’nın prenslerinden Hukkana’yı kız kardeşlerinden biriyle evlendirdi.

Şuppiluliuma, Mitanni’yi yok etmek için ilk olarak Asur kralıyla bir anlaşma yapmıştı. Daha sonra Ugarit’lerin kralı II. Nikmadu’yla ilişkiye geçti ve Ugarit’leri Mitanni’lerin müttefiklerine saldırttı. Bununla Ugaritler Hattuşaş’nın vasalı olacaktır. En büyük oyunu ise Mitanni üzerine kurdu: Ölen Mitanni kralının yerine geçen Tuşratta’nın rakibi Artatama’yı destekledi ve krallık bir istikrarsızlığa sürüklendi ve Şuppiluliuma
Mitanni’yi ele geçirdi.

Daha sonra Nikmadu ile Şuppiluliuma arasında bir anlaşma imzalandı ve Ugarit’ler Hitit egemenliğine girdi. Böylece Şuppiluliuma Mısır bölgesine ayak basmadan Ugarit’leri egemenliği altına aldı.

Amurru’yu hükümdarı Aziru Ugarit’lerle sürdürdüğü savaş sonunda Nikmadu ile antlaşmaya vardı ve daha sonra Şuppiluliuma’yla bir bağlılık antlaşması yaptı.

MÖ 1323 dolaylarında, Akhenaton’un ölümünden 10 yıl sonra, Şuppiluliuma 
Kaşkalara karşı sefere çıktı. Bu sırada Mitanni kralı topraklarını genişletme peşindeydi. Ancak vekil kral Telepinu bu denemeyi geri püskürttü.
Şuppiluliuma Mısır sınır kenti Amka’ya bir misilleme saldırısı gerçekleştirdi. Buna karşı Mısır ordu yollamak yerine Mısır kraliçesinin koca aradığını ve koca olarak Şuppiluliuma’nın oğullarından birini isteği yazıyordu. Hitit kralı bunun oğlunu ele geçirmek için bir tuzak mı yoksa gerçek bir teklif olduğunun araştırılması için Mısır’a bir istihbaratçı yolladı.

İstihbaratçı ciddi olunduğu hakkında bir mektupla dönmesiyle, oğlu Zannanza’yı Mısır’a gönderdi. Ancak bu kararı geç verdiği için firavun tahtı sahibini bulmuştu ve Zannanza firavun tarafından öldürülmüştü. İntikam için veliaht prens Arnuvanda’yı Mısır egemenliğindeki Suriye’ye gönderdi. Hititler savaşı kazandı. Ancak Şuppiluliuma savaş sonrası Hattuşa ülkesini kırıp geçiren hastalıktan öldü.










Malatya - Kale
Tur tarihi: 27 Mayıs 2017
Kat edilen mesafe: 46,47 km.
Ortalama hız: 19,6 km/sa.
Bisiklete biniş süresi 2 sa. 22 dk., dışarıda geçen süre 2 sa. 49 dk. 
En yüksek sıcaklık 28 ˚C, en düşük 17 ˚C, ortalama 21,3 ˚C
İrtifa kazancı (çıkış) 453 m, kaybı (iniş) 717 m.
En düşük irtifa 699 m., en yüksek 1105 m.

Garmin yol bilgisi Malatya-Kale

Kale Göl Otel 0422-8616162




Troleybüs bayağı sıkıntı verdi


Buhara Bulvarı




Turgut Özal Tıp Merkezi


İnönü Üniversitesi


Yeni Malatya Stadı


İnönü Üniversitesi



Adıyaman’nın Malatya ile paylaşamadığı Nemrut Dağı








Karakaya Barajı su havzası göründü bile    






Karakaya Baraj Gölü


Kalegöl Otel



Baraj gölünün ortasında kalmış antik kalıntı






Kalegöl Restoran



Lüküs Hayat, Bak Keyfine Yan Gel De Yat 






Saatler içinde göl manzarasındaki değişiklikler




















22. gün (devamı) Kale–Sivrice - 19. gün (öncesi) Doğanşehir-Malatya


İlginizi çekebilir Karaburun–Yeşil Efe