25 Haziran 2017

[bisikletle]Türkiye: Hititlerin İzinde (Kale–Sivrice)

Oda ve yatak rahattı, sessizlik ayrı bir keyifti. Ezan sesi uyandırmıyordu... Ben de öyle bir uymuşum ki, 8’de kalkıverdim. Bıraksanız daha uyurdum.

Hemen hazırlanıp kahvaltıya indim. Sanırım tek müşteri benim. Otel güzel ama kahvaltı çok zayıf. ÖE’lerde bile daha fazlası var. Bir tabak içinde malum şeyler. İlave bir omlet istiyorum.

Hesap 95- olarak çıkıyor. Dün akşamki yemek 15- tutmuş. Aklıma Boğazkale’deki yemek geldi Aynı şeyler sayılır, 36- tutmuştu. Odada yapılan indirimi yemekte kapatmışlardı.

Kale’den ayrılışım 9.20. Kısa ama dik bir rampayla başladım (%11). Sonra anayola kadar sıkıntı yoktu. Köşedeki bakkaldan suyumu tazeledim, güzel ve sıcak bir havada yokuş aşağı pedallamaya başladım. Yol kenarında çilek tarlaları ve kayısı satıcıları, Vitamin Durağı diye sıralamışlar. Duble yol rahat, güvenlik şeridi özellikle çok iyi. Bu işi iyi yaptılar.

Yol çalışması uyarısı geliyor. Solda bir zırhlı araç ve seyyar çadırda güvenlik güçleri beklemekte. Kömürhan Köprüsü, baraj gölünün üzerinden geçmekte. Yol tek şerit. İleride bir tünel ve yeni köprü çalışması var.

Hava ve güneş bugün çok keyifli. Şort üzerinde kolsuz Adidas var. Yokuş aşağı gidildiğinde serin oluyor gene de. Yani fermuarı biraz yukarıya çekiyorum.

Tek şerit bir süre sonra gene duble oluyor ama güvenlik şeridi daha yok. (14. km/10.15/%20 tükendi). Yavaş yavaş yükseliyorum. %3-4  bazen 6 gibi sürüyor. Biliyorum bugün bayağı yükselmem lazım, sonrasında Sivrice’ye inecek yol. Evet, 63 km’lik bir rota bugün, Sivrice.

Amma çok kavurmacı var. Etoburları beslemek kolay. Önceden hazırlığa gerek yok, yenmedi kaldı derdi yok. Gelen olunca kavur, altına bir pide, yallah servis... Yolda Firuzan arıyor, İstanbul’da hava kapalıymış. Bu yol Elâzığ yolu, Sivrice’den daha yakın, 52 km yazmıştı. (22. km/10.50/%40 tükendi). Eco’yla gidiyorum. %5-6 ile 1223 m’ye çıktım.

Peki kimlerdir Hititler? (19)

II. Murşili. Abisi II. Arnuvanda'nın kısa hükümdarlığının ardından Hitit tahtına geçen II. Murşili henüz yirmili yaşlarının başında idi. Her Hitit İmparatoru değiştiğinde olduğu gibi, II. Murşili'nin tahta çıkması ile kuzeyde yer alan Kaşkalar huzursuzluk çıkarmışlardır.

II. Murşili ilk seferini Kaşkalar üzerine yapmıştır. İsyankar Kaşkalar 3 yıl boyunca tekrarlanan seferlerin ardından büyük bir yıkıma uğramıştır. II. Murşili, Kaşkalar ile savaşırken, Anadolu'da yeni bir birlik güçleniyordu. Bu birlik, Anadolu'nun batısında yer alan Arzawa Birliği idi.

Arzawa, yaşadığı iç çekişmelere sona ermiş ve Anadolu'nun içlerine doğru seferler başlatmıştır. Anadolu'nun iç bölgesi Hititlerin kontrolünde olduğundan bu iki devletin çatışması kaçınılmaz bir durum oluşturmaktadır. İlk hamleyi II. Murşili komutasında Hititler gerçekleştirmiştir. Hititler, öncelikle Menderes Nehrinin yukarı kısmında büyük bir zafer elde etmişler ve Ege Denizi'ne kadar hakimiyet sağlamışlardır.

Başkent Hattuşaş'a geri dönen II. Murşili, tüm ülke üzerinde etkili olan ve babası Suppiliuliuma ve abisi II. Arnuvanda'nın da ölüme sebep olan veba salgınının etkilerini silemiyordu. Vakit buldukça tanrılardan bu hastalığın sona ermesi için dua etmiştir. Etmiş olduğu tüm duaları yazıya geçirmiş ve "Murşili'nin Veba Duaları" olarak bir yazıt hazırlatmıştır.

Kuzey ve Batı'da güvenliği sağlayan II. Murşili, Suriye'deki egemenliğine karşı gelenleri kendi askeri gücü yerine bölgedeki vasal devletlerin güçlerini kullandırdı. Suriye'deki karışıklıkları, Mısır Firavunları desteklemektedir. Suriye'deki sorunlar devam ederken Doğu'da Asur, Kargamış'a saldırmış, Kuzeydoğu'da ise Azzi-Hayaşa Yukarı Ülkeye saldırmıştır. Tüm bu saldırılara yetişmesi mümkün olmayan II. Murşili, doğru komutanları seçerek düşmanları püskürtmüştür. Hükümdarlığının ilk on senesinde Güney ve Batıda sınırlarını genişletmiş, Kuzey'de Kaşkalara boyun eğdirtmiştir. II. Murşili'nin ardından tahta oğlu II. Muvatalli MÖ 1290 yılında geçmiştir.

İstanbul Arkeoloji Müzesi

















27. km’de Gözeli sapağı geliyor. Aklımda benim de, ana yoldan ayrılmam gerekecek, ama ilçe adı yazmayıp daha küçük bir yerleşimin yazması şaşılacak bir durum. Google’dan sağlama yapıyorum ve sağdan ayrılıyorum. Yol tek şerit ve kaba asfalt. Ve de tırmanışlar başlıyor. Otoyolda eğimler hep daha yumuşak, burada iyi çıkışlar var. Yönüm güneydoğu, rüzgar da tam karşıdan esmekte. 1395 m oldu rakım. (34,5 km/11.45/%60 tükendi). %9’la sürüyor tırmanış. Eco yetmiyor Normal’le çıkıyorum. 1416 m’deyim ve devam. (36,6 km/12.00/%80 gitti). 37. km’de Gözeli geliyor. İçerlek, dışından geçiyorum. Cevizli sucuk attım ağzıma. Gücümü geri kazanmalıyım. Buraya kadar bataryanın %80’i bitti. %15’leri gördüğüm noktalar oldu, üstelik bir de karşı rüzgar!

Sağda bir çeşme, suyumu tazeliyorum. Bir araç da yanaşıyor. Küçük çocuk önde oturuyor. Daha 9 yaşında, kemer bile bağlamaktan hoşlanmıyor, babası diyor. Bir babanın çocuğuna söz dinletememesi, olacak iş değil.

Etraf öyle güzel ki, bol bol fotoğraf çekiyorum. Aslında baştan sona video çekmek lazım, ama meraklıların kendi gelmeleri gerek, tadına ancak öyle varılır. Kışın herhalde bol karlı geçiyor olmalı. Yol kenarında kar direkleri var. Aman bu da ne? Yemyeşil bir kertenkele, bir karış uzunluğunda yanımdan kaçtı gitti. 1588 m, biraz düzeldi yol ama ileride gene tırmanıldığını görüyorum. Batarya da ancak 5 km’lik destek kaldığını söylüyor. Saat 12.30, 41,5 km’de yeniliyorum.

Ve 1676 m’de yol artık inmeye başlıyor. Çıkış mükafatı. Şimdi hızla iniyorum. Hız sınırı 50 denilmiş, ben 71 km’yi gördüm ekranda. 12.45, geride 45 km bırakmışım. 19-20 km daha var önümde. Öylesine evler var ki buralarda, çevreye uymayan. Yüksek, dış cephe kaplamaları abartılı desenli.

Hazar Gölü gözüktü, muhteşem. (54. km/13.05). Bu göl Elazığ’ın tatil ve dinlenme merkezi konumunda. Etrafında çok fazla resmi kuruluşun kamp tesisleri var, DSİ’nin de. Ancak kalmak için aradığımda haziran sonu gibi açıldığını söylemişlerdi.

Dikkat çekici bir TIR trafiği var, karşı yönden gelen. Nedir sebebi acaba? Bu yol kestirme falan mı? %3 gibi bir eğimle Sivrice’ye doğru iniyorum. Pedal çevirmeme gerek yok :)) Pat, bu ne? Kaskın içine bir böcek girdi. Mecburen durmak zorundayım. Şu fileli kasklar çok gerekli. Kafasını arı sokmuştu bir keresinde arkadaşın.

Elazığ-Diyarbakır yoluna geldim. Benzincide bir soda molası. Neredeyse 60 km’dir pedallıyorum. E-bisi’yle mola aralıkları uzadı. Hatta bugün daha ilk molayı veriyorum.

Ramazanda çoğu tutmuyor ama ortalıkta da gözükmekten kaçındıklarından ücra yerlerde yemek aramaktalar, mesela burası gibi. Ama burası da yemek çıkarmamış.

Sivrice’ye 4 km’lik bir yolla giriliyor, yarın bu yolu geri pedallayacağım. ÖE’ye girmeden bir ilçe turu atıyorum. Çok küçük bir yere benziyor. Elazığ-Diyarbakır tren yolu geçiyor içinden. %80 E’ci.

ÖE muhteşem bir yerde konumlanmış. Tam gölün üstünde. Önünde de plajı var. Fiyatı da iyi ama (!), oda kapatmak 60- lira. Soruyorum resepsiyondaki beye “kim ister ki bir yabancıyla uyumak?”. O da bilmiyor ama isteyen de oluyor diyor. Fiyat 45’e iniyor o zaman. Yerimi ayırtmıştım ancak müdür bey göle bakandan vermemiş. Hepsi doluymuş. Nasıl oluyorsa (göle bakanlar daha pahalıymış). 104 no’lu oda feci sigara kokuyor, cam kapı açık bıraktığım, oda kokuları sıktığım halde geçmiyor. Banyomu yapıyor sonra 106’ya geçiyorum. Yatılacak gibi değil, mide bulandırıyor. Önüne geçemiyoruz diyor Veysel Bey. İki ÖE’de duman detektörü görmüştüm. İyi fikir, bangır bangır bağırması.

Sivrice ilçesi; Bizans döneminde Müslüman Arapların hücumlarına maruz kalmış zaman zaman el değiştirmiştir. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türk toprağı olmuştur. Fetihten sonra bölgeye hakim olan çeşitli Türk beyliklerinin idaresinde kalan bu topraklar 1234 yılında Alaattin Keykubat tarafından 1243 Kösedağ Savaşından sonra da İlhanlıların kontrolüne giren bölge, Fetret Devrinde Dulkadir Oğulları Beyliğinin sınırları içerisinde kalmıştır. 1366’dan sonra Memlükluların eline geçen bu topraklar 1465’ten itibaren Akkoyunlu, 1514 Çaldıran Zaferinden sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. 

1936 yılında Dedeyolu (Yukarı Huh) köyünde teşekkül eden bu ilçe merkezinin 1939’da göçmenler için kurulan bugünkü yerine taşındığını görmekteyiz.

Hazar Gölü Anadolu'nun güney ve doğusuna mührünü vuran Torosların yükseğindeki bir maviliğin adıdır. Güneyinde Hazarbaba, kuzeyinde Mastar Dağları göğe baş kaldırır. Çevre halkı tarafından "Gölcük" adıyla bilinen Hazar Gölü güneybatı-kuzeydoğu yönüyle yaklaşık 20 km uzunluğunda, 5-7 km genişliğindedir. Gölün derinliği konusunda kesin ölçümler olmadığından değişik araştırmacılar tarafından çeşitli rakamlar verilmiştir. DSİ raporları (1960) 152 m olarak belirtmektedir. Tektonik bir göldür.

Hazar hidroelektrik santralinin (1957-1967) faaliyete geçmesi ile en önemli su kaybına bu santrale su taşıyan tünel olmuştur. 1215 m koduna kadar inen 30 m derinliğinde 10 m genişliğinde bir kuyu ile göle bağlantısını sağlayan tü­nel 4453 m uzunluğundadır. Yılda ortalama 76 milyon m3 suyu gölden çekmekte ve Çelemlik Dağı kuzeyindeki Hazar I ve bundan 90 m daha aşağıdaki Hazar II santralini beslemektedir.

Göl manzarasını bir süre seyredip, biraz kıyıdan fotoğraf aldıktan sonra ilçeye çıkıyorum. Çok çok küçük bir yer. Polis merkezi betondan bariyerlerle çevrelenmiş. Sıkı güvenlik var. Hazar Baba Dağında yamaç paraşütü yapılıyormuş, 4 km uzaklıkta “Hazarbaba Kayak Merkezi” var. Bu durumda yaz kış Sivrice iş yapıyor ama ilçenin görünümü pek bunu belli etmiyor.

Ayriyeten gölün Kilise Adası civarından başlayan batık kent Sivrice ilçesine kadar uzanmaktaymış. Batık yapılar bir Ermeni şehrinin saray ve manastırına aittir. 11 ve 12. yüzyıla ait bir Ermeni şehri olan Dzovk ve Surp Nışan Manastırı, bir dönem Harput (Ermeni) Krallığı’na da Sancaklık yapmıştır.

Yemek kimse çıkarmıyormuş, iftarı evinde ederlermiş. Hoppala... ÖE’de 25 liraya mönü var ama yemediğim şeylere de bu kadar para ödemek, boş veriyorum ve bir çiğ köfte dürüm+2 ayranla (6-) bugünü idare ediyorum. Biraz daha dolanıp, geçen yük trenini seyrederek ve sonunda ÖE’ye dönüp yazılarımı yazmaya geçiyorum. İftara gelmiş aileler, çocuklarını zapt etmek için köpek korkusunu aşılayanlar...

Peki kimlerdir Hititler? (20)

Muvatalli. Murşili’nin oğlu olan Muvatalli asi vasallarla savaşmadan tahta geçen ilk hükümdar olmuştu. Bağlı krallıklar bağlılık andı törenlerini sorunsuz yapmış ve barışı hakim etmiştir.

Ancak bu barış ortamı fazla uzun sürmedi ve Mısır hükümdarı I. Seth, Kadeş’e yürüdü ve kaleyi fethetti. Daha sonra Amurru’yu da geri aldı. Ancak kısa bir süre sonra, Hitit İmparatorluğu bu toprakları geri aldı. Bu olaydan sonra Mısır ile Hititler arasında bir saldırmazlık antlaşması yapılmıştır. İki tarafta bu anlaşmanın uzun süre sadık kalma niyetinde değildir.

Muvatalli, yeterince güvenli olmayan Hitit başkentini güneye, yeni kurulmuş Tarhuntaşşa Ülkesine kaydırdı. Hattuşas’nın yönetimi ise, bir çeşit özel kalem ve dışişleri bakanı olan başyazıcı Midanamuva’ya bırakılmıştı. Mutavalli sırtını kuzeye döner dönmez isyanlar başladı ve Kaşkalar Maraşantiya Irmağına kadar ilerlediler. Ancak Mutavalli’nin kardeşi, Hattuşili, Kaşkaları Hahha’da bozguna uğrattı. Mutavalli daha sonra Hattuşili’yi Hakpiş Kralı yaptı.

Barış ortamı sürerken Piyamaradu, Wilusa/Troia’ya saldırdı ancak Hattuşaş’dan gelen birlikler Piyamaradu’yu geri püskürttü. Bu geri püskürtme sonunda Wilusa, Arzava Ülkelerinden biri olarak Hitit vasalı olmuştu.

MÖ 1274 yılında II. Ramses, birlikleriyle kuzeydoğuya harekete geçti. Hedef Kadeş’i geri almaktı. Ancak bu amacına ulaşamadı ve Kadeş Hititlerde kaldı. Kadeş savaşı sonrasında Mutavalli, Amurru’yu geri aldı.











Kale - Sivrice
Tur tarihi: 28 Mayıs 2017
Kat edilen mesafe: 66,38 km.
Ortalama hız: 15,9 km/sa.
Bisiklete biniş süresi 4 sa. 11 dk., dışarıda geçen süre 4 sa. 41 dk. 
En yüksek sıcaklık 33 ˚C, en düşük 24 ˚C, ortalama 28,9 ˚C
İrtifa kazancı (çıkış) 1259 m, kaybı (iniş) 699 m.
En düşük irtifa 678 m., en yüksek 1653 m.

Garmin yol bilgisi Kale-Sivrice

Sivrice ÖE 0424-4112020


Sabah bu manzaraya uyanmak, nasıl ama?








Kömürhan Köprüsü















Bir zamanlar varmış




Şimdi yol daha dikleşecek








Çık çık bitmiyor





Bundan sonra iniş J


Ufukta Hazar Gölü








Sivrice    


Sivrice ÖE 




Sivrice ÖE önündeki plaj


Muhteşem bir bahçe, Sivrice ÖE



Bir tren geçse de sevinsek






Yuppiii...



















23. gün (devamı) Sivrice–Elâzığ - 21. gün (öncesi) Malatya-Kale


İlginizi çekebilir Ormanlı-Terkos