28 Ağustos 2026

Accell Group İflas Etti


Raleigh, Lapierre, Haibike ve diğer markaların sahibi olan Hollanda merkezli Accell Group, Amsterdam'daki bir mahkeme tarafından iflası ilan edildi. Grup ayrıca bu yılın başlarında sırasıyla bir İtalyan ve bir Türk şirketine sattığı titanyum bisiklet markası Van Nicholas ve Nishiki'nin de sahibiydi.


Sorunlar, bir özel sermaye grubunun 2022'de Accell'i satın almasının ardından başladı. Pandemi dönemindeki satış patlaması sona erdiğinde satışlar düştü ve şirket, satılmamış stok yığınıyla karşı karşıya kaldı; ayrıca Babboe kargo bisikletlerini geri çağırmak zorunda kaldı. Accell geçen yıl yaklaşık 400 milyon euro zarar bildirdi. Özel sermaye grubu şubat ayında kontrolü Accell'in alacaklılarına devretti, şirket tedarikçilere ödeme yapmayı durdurdu ve bu ay iflas ilanı yapıldı. Hollanda'daki bir fabrika geçen yıl kapandı ve NLtimes'ın haberine göre grubun Macaristan'daki fabrikası da şimdi kapandı.


Raleigh ve Lapierre bu durumdan kurtulmaya çalışıyor. Raleigh, yeniden yapılandırma veya alıcı bulma için kısa bir süre yasal koruma sağlayan bir kayyum atama niyetini bildirdi. Lapierre, yatırımcı ararken Fransız ticaret mahkemesi aracılığıyla adli yeniden yapılanma başvurusunda bulundu. DuTech Group'un devralma girişimi yaz başlarında başarısızlıkla sonuçlandı.


İleriye dönük bir yol olabilir. İrlandalı bir yatırım firması olan Quanta Capital, Accell'i satın almakla ilgilendiğini belirtti. Quanta'nın CEO'su Mel Sutcliffe'in sektörde derin kökleri var. 80'ler ve 90'larda İrlanda milli bisiklet takımında yarıştı, İrlandalı perakendeci Eurocycles'ı kurdu ve 2016'da Accell'e satmadan önce Raleigh Ireland'ı satın alıp büyüttü.


Görüşümüz: Quanta'nın bunu gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği tahmin edilemez, ancak biz bunu destekliyoruz. Bisiklet markalarının karanlığa gömülmesini izlemek asla kolay olmuyor ve Accell, çoğumuzdan çok daha uzun süredir var olan isimlere sahip. Sadece logolardan daha fazlası, bu şirkete bağlı 2.000'den fazla çalışanı var. Sektörü anlayan bir alıcının bu endüstrinin çalışmaya devam etmesini sağlamasını görmek isteriz.

ElectrikBikeReport
















24 Ağustos 2026

Sürücüler neden “Kapı Şeridi”ni bilmeli?


Stern dergisinde yer alan, bisikletçileri aniden açılan kapı kazalarına karşı korumak için oluşturulmuş “Kapı Şeridi”ne ilişkin bir yazının özeti. Çok akıllıca ve gerekli olan bu uygulamayı ben ne yazık ki Türkiye’de gör(e)medim : ((



Dikkatsizce açılan bir araç kapısı bisikletçiler için tehlikeli olabilir. "Kapı şeritleri" bu tür kazaları önlemek için düşünülmüştür. Sürücüler için net kurallar geçerlidir.


Geçen yıl karayolu trafiğinde 462 bisikletçi öldü. Ve bazıları ciddi olmak üzere 95.000'den fazla bisiklet kazasında insanlar yaralandı. Federal İstatistik Ofisi'nin rakamlarına göre, kazaların ana sorumlusu araçlar.


Kötü tasarlanmış kavşaklar, aniden açılan araç kapısı bisikletçiler için büyük tehlike oluşturuyor. Bu durum, araçlar doğrudan yolun kenarına park ettiğinde ve yakın geçen bisikletçiler için özellikle sakıncalı olmakta.


"Kapı şeritleri" bu tür çarpışmaları önlemek için tasarlanmıştır. Bunlar, bisikletçiler ve park etmiş araçlar arasında ek bir uzaklık yaratan, bisiklet yolu ve otopark arasında işaretli güvenlik ayırma şeritleridir. Bunlar, bisikletçilerin aniden açılan bir araba kapısına çarpmasını önlemek içindir.


Sürücüler Kapı Kazalarını Nasıl Önleyebilir?


Kapı kazaları ülke çapında kaza istatistiklerinde ayrı olarak kaydedilmez. Ancak bölgesel rakamlar sorunun önemi hakkında bilgi vermekte. Berlin'de, “binip-inerken yapılan hatalar", 435 bisiklet kazalarının en yaygın üçüncü nedeni olarak sıralanıyor. Köln, 2024'te toplam 120 kapı kazası saydı.


Kapı kazalarını önlemek için ADFC ve Köln polisi "Hollanda Kolu"nu öneriyor. Sürücü ve yolcu kapıdan uzağa bakan koluyla kapıyı açar. Sonuç olarak üst beden otomatik olarak geriye doğru döndüğünden omuz görünümü daha kolay olur ve bisikletçiler erken fark edilirler.


"Kapı Şeritleri" Üzerinde Park Yasağı


Allgemeine Deutsche Automobil-Club (ADAC), genellikle bisiklet koruma şeritlerinin ve bisiklet yollarının solunda durmaya veya park etmeye izin verilmediğine dikkat çekiyor. "Kapı şeridine" park etmek yasaktır. Sağda park alanları veya diğer işaretli park alanları varsa, orada park etmeye izin verilmekte.


ADAC'a göre, bisiklet koruma şeridinde duran herhangi bir sürücü 55 avro para cezası öder. Şeridi engelleme durumunda 70 avro, üç saatten fazla park edenler 80 avro, mala zarar verme durumunda ise para cezası 100 avrodur. Bunlara ek olarak ceza puanları da eklenir.

Stern
















18 Ağustos 2026

Aydın Bisiklet; aman dikkat!

 

20.07.2026 tarihinde Bursa’da bulunan Aydın Bisiklet’ten Lazer marka kask sipariş ettim, Hepsiburada üzerinden. Bir kaç gün sonra gelen kargo hayret bir şekilde tuhaf paketlenmişti. Kutusunu streç filme sarıp yollamışlar. Haliyle bazı yerleri yamulmuştu. Neyse ki kaskta sorun yoktu, ancak bedeni uymadı, iade talebinde bulundum. Ve ertesi gün gelen kargo şirketi ile (Hepsijet) iade ettim. 2 gün sonra Hepsiburada yolladığı mesajda: “Ürün, paket içindeki aksesuarlar ve/veya ambalajında hasar/aşınma tespit edildiği için talebiniz olumsuz sonuçlandırılmıştır.” diyordu. Hoppala! Geldiği şekliyle geri yollamıştım. Hatta hava kabarcıklı malzemeye de ekstradan sararak. Talebim iade koşullarına uymadığı için reddedilmiş. Ürünü en kısa sürede kargoya vererek bana tekrar göndereceklermiş. Hoppala da zoppala…!


Kabul etmedim. Geri gelen kargoyu teslim bile almayıp itiraz ettim, Hepsiburada Müşteri Temsilcisi'ne. Kayıt aldılar, 3 gün içinde cevap vereceklerini söylediler. Gelen cevap gene olumsuzdu. Gene itiraz ettim. Benden kaynaklanmayan, satıcının (Aydın Bisiklet) gerçek dışı beyanlarıyla mağdur ediliyor, 2 bin 600 liranın üzerine yatmaya çalışıyorlardı.


Diğer yandan bu durum, iade hakkının pek de bir anlamı olmadığını gösteriyor. Gerçek dışı bir beyanla satıcı her zaman iadeyi geri çevirebilmekte! Burada alıcı haklarının Hepsiburada tarafından korunmadığı görülüyor. Hepsiburada bu konuda inisiyatif kullanmayarak alıcının mağdur olmasında taraf olmakta. Anlaşılacak gibi değil!


İnternet üzerinden Genel Müdürlük iletişim kanallarını aradım, ancak bulduğum e-posta adresleri iletişime kapalı adreslerdi. Yani Müşteri Temsilcisi dışında görüşebileceğim başka seçenek yoktu. Tekrar itirazda bulundum. Müşteri Temsilcisi ile yapılan görüşmeler sürüp gitti… 


Sinirim tepemde. Sonuç alamaz isem Tüketici Hakları’na gideceğim. Bu işin peşini bırakmayacağım! Çünkü haklı olduğumu biliyorum.


Neticede haklı olduğuma karar verildi ve iade gerçekleşti (13.08.2026). Hepsiburada’ya teşekkür ederim. Ancak bu kadar sürmesine gerek var mıydı?


Çıkarılacak ders; haklıysanız sonuna kadar hakkınızı savunun, Aydın Bisiklet konusunda da dikkatlı olun. Kargoyu aldığınızda mutlaka fotosunu çekip saklayın, iade konusunda gerekebilir.
















15 Ağustos 2026

Turing Dergisi


Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK), Türkiye’nin turizm, kültür-sanat ve otomobil alanlarında kalkınması amacıyla çalışan bir sivil toplum kuruluşudur. Türk Seyyahin Cemiyeti adıyla kurulduğu 6 Kasım 1923 tarihinden bu yana Türkiye’nin tarihi ve tabii güzelliklerinin tanıtılıp yaşatılması, yol emniyeti ve yardımı, otomobil yarışları ve turizmin geliştirilmesi konularında hep ilklerle tanınmaktadır. 1930 yılından beri kamu yararına çalışan dernek statüsündeki TTOK, uluslararası seyahat belgeleri düzenlenmesinde tek yetkili kurum olarak faaliyetlerini sürdürmekte olup 1937 yılında Uluslararası Otomobil Federasyonu (Federation Internationale de l’Autumobile – FIA)'na üye olmuştur. Turing 90.yılından itibaren de özellikle motokuryelerin eğitim donatımları ve gençlere yönelik kültür sanat etkinlikleri ile farkındalık oluşturmaya çalışmaktadır. Kurumumuz, “90. Kuruluş Yıldönümünde 90 Başarılı Öğrenciye Burs” sloganıyla başlattığı sosyal sorumluluk projesini, her yıl sayısı artan öğrencileri ile devam ettirmektedir. Sosyal, kültürel, eğitim ve sanat alanlarında ufku geniş, iyi birer insan olarak yetişmeleri için Turing, öğrencileri çok çeşitli kültür-sanat faaliyetleri, yabancı dil kursları, atölyeler ve yurt içi - yurt dışı geziler ile desteklemektedir… şeklinde tanıtılmakta sayfasında.

TTOK


TTOK'nin belli aralıklarla, 3 ayda bir yayınladığı kurumsal bir dergisi de var, Türkiye Turing Otomobil Kurumu Belleteni. Son sayısında araç kullananlara yönelik uyarı ilanları da dikkat çekiciydi. Ancak bir eksiklik fark ettim; araç sürücülerini bisikletliye karşı dikkatli hareket etmeleri konusunda bir uyarı göremeyince, Yazı İşleri Müdürü’ne bu konuyu da öne çıkarması amacıyla bir not düştüm.


Bu düşünceyle yapılmış bir yazışma.











14 Ağustos 2026

Bisikletle Gezerek Çölü Ormana Çevirdi


Hindistanlı Daripalli Ramaiah, sadece bir bisiklet ve cebindeki tohumlarla 60 yılda 10 milyondan fazla ağaç dikerek kurak araziyi yeşil bir koridora dönüştürmeyi başardı.


Hindistan'ın Khammam bölgesine bağlı Reddypalli köyünde yaşayan ve çevresinde 'Ağaç Ramaiah' olarak tanınan Daripalli Ramaiah, kişisel imkanlarıyla başlattığı ağaçlandırma seferberliğiyle bölgesel bir doğa hareketinin simgesi haline geldi. 60 yılı aşkın bir süre boyunca bisikletinin arkasında taşıdığı fidanlar ve cebindeki tohumlarla hareket eden Ramaiah, Telangana genelindeki kurak yolları ve kanal kıyılarını devasa yeşil koridorlara dönüştürdü.


4 Kilometrelik Çorak Alanı Baştan Sona Ağaçlandırdı


Doğaya olan ilgisi çocukluk yıllarında annesinin bir sonraki ekim sezonu için tohum ayırmasını gözlemlemesiyle başlayan Ramaiah, bu alışkanlığı ulusal çapta ses getiren bir çevre çalışmasına dönüştürdü. Bael, kutsal incir, kadamba, neem, pongamia ve kızıl sandal ağacı gibi bölgeye özgü türlerin tohumlarını toplayan Ramaiah, özellikle Khammam ile Palleguda köprüsü arasındaki 4 kilometrelik çorak hattı baştan sona ağaçlandırdı.


Bütün Varlığını Fidanlara Harcadı


Ağaçlandırma çalışmalarını sürdürebilmek için mali kaynağa ihtiyaç duyan

Ramaiah, radikal bir karar alarak ailesinden kalan 3 dönümlük (1,2 hektar) tek arazisini sattı. Elde ettiği tüm geliri tohum ve fidan alımında kullanan Ramaiah, yetiştirdiği fidanları da yerel halka ücretsiz ya da sembolik ücretlerle dağıttı. Bahçesinde büyüyen ve ticari değeri yüksek olan kızıl sandal ağaçlarını satması yönündeki teklifleri reddeden Ramaiah, bu ağaçları gelecek nesiller için bir "tohum bankası" olarak koruma altına aldı.


Alay Konusu Olmuştu


Çalışmalarının ilk döneminde üzerindeki yeşil slogan levhaları ve bisikletiyle taşıdığı fidanlar nedeniyle çevredekiler tarafından alay konusu edilen Ramaiah, geri adım atmadı. Geçirdiği bir kaza sonucu kalçası kırıldığında dahi çalışmalarına ara vermeyen Ramaiah, yataktan kalkamadığı dönemde çivi ve çekiçle taşların üzerine doğa koruma sloganları kazımayı sürdürdü.

Sözcü, Onedio





12 Ağustos 2026

Kuzey Ormanları’na Bir Hançer Daha: 24 Bin Ağaç Kesilecek


İstanbul Çatalca'da senelerdir Kuzey Ormanları'nı (*) ve Antik Roma Su Yolu'nu tahrip eden ve Burhanettin Soğancılar tarafından işletilen taşacağının kapasitesini katlayacak projede karar çıktı.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı daha önce yurttaşların suç duyurusunda bulunduğu madenin kapasitesini katlayacak projeye çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) onayı verdi. Kapasitesi üç katına çıkarılmak istenen kuvarsit ve kuvars kumu ocağı projesiyle birlikte tamamı orman arazisinde kalan bölgede 24 bin 536 ağaç kesilecek!


(*) Kuzey Ormanları, Türkiye'nin Marmara ve Batı Karadeniz bölgelerinin kuzeyini kaplayan, batıda Istranca (Yıldız) Dağları'ndan başlayıp doğuda Abant Dağları'na kadar uzanan devasa bir ekolojik koridordur.


Kapsadığı Alan: Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Düzce, Bolu ve Zonguldak illerine kadar yayılan geniş bir kuşağı kapsar.

BirGün, YeşilGünebakan










İlginizi çekebilir JES’e Karşı Pedal Çevirdiler, Hasta veya Yaralı Bir Hayvan Gördüğünüzde Yapmanız Gereken 6 Şey, Dünya İçin Hareket Et, Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti Tamamen Kurudu


8 Ağustos 2026

Artık Zincirlerden ve Vites Değiştiricilerden Vazgeçmenin Zamanı Geldi


Bikeradar dergisinde yayımlanan, geleneksel zincir ve aktarıcı (derailleur) sistemlerinin artık bisiklet endüstrisinde tarih olmaya başlayabileceğini savunan yazının özeti.


1. Bakım ve Dayanıklılık Devrimi


Yazar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak kayışlı sistemlerin (özellikle Carbon Drive tarzı sistemlerin) sunduğu bakım kolaylığına dikkat çekiyor:


  • Sıfır Yağlama ve Paslanma Yok: Kayışlar yağ gerektirmediği için bacakları veya kıyafetleri kirletmiyor, yağlama ihtiyacı duymuyor ve paslanmıyor.
  • Uzun Kilometreler: Yazar, şehir içi kullanımda (commuter) 16.000 kilometreyi aşkın süredir tek bir kayış ve göbek vites sistemini hiçbir bakım yapmadan kullandığını, bu sürede geleneksel bir zincir ve aktarıcının çoktan aşınmış veya değişmiş olacağını vurguluyor.


2. Geleneksel Aktarıcıların Tasarım Kusurları


Yazar, yaklaşık 100 yıldır bisikletlerde kullanılan dıştan vitesli aktarıcı (derailleur) sistemlerinin yapısal dezavantajlarına dikkat çekiyor:

  • Hassasiyet ve Konum: Aktarıcılar, bisikletin en çok darbe alan, en çok çamur, toz ve suya maruz kalan arka alt kısmında savunmasız bir şekilde yer alıyor.
  • Sürekli Ayar İhtiyacı: Kabloların esnemesi, kulakçıkların (derailleur hanger) bükülmesi veya en küçük bir darbe bile vites geçişlerinde aksamalara ve sürekli ayar gereksinimine yol açıyor.


3. Teknolojik Gelişmeler ve Alternatiflerin Yükselişi


Kayışlı sistemlerin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel eskiden vites seçeneklerinin kısıtlı olmasıydı. Ancak yazı, bu durumun hızla değiştiğini belirtiyor:

  • Göbek Vitesler ve Vites Kutuları (Gearboxes): Rohloff, Shimano Alfine gibi göbek viteslerin yanı sıra, özellikle Pinion gibi markaların orta göbek bölgesine entegre ettiği vites kutuları büyük bir sıçrama yarattı.
  • eMTB ve Motor Entegrasyonu: Elektrikli dağ bisikletleri (eMTB), yüksek tork ve güçleri nedeniyle geleneksel zincirleri çok hızlı aşındırıyor. Bu durum, üreticileri ve tüketicileri daha sağlam olan kayışlı ve entegre dişli sistemlerine yönlendiriyor. Avinox gibi yeni motor sistemleri de bu entegrasyonu destekliyor.
  • Yenilikçi Çözümler: Classified'ın iki vitesli arka göbek teknolojisi, Enviolo'nun Sürekli Değişken Şanzıman (CVT) sistemleri ve modern tek dişli (1x) sistemler, geleneksel sistemlere güçlü alternatifler sunuyor.


4. Neden Şimdi Geçmeliyiz?


Yazar, otomotiv endüstrisinin triger kayışlarına onlarca yıl önce geçtiğini hatırlatarak bisiklet dünyasının bu konuda muhafazakar kaldığını savunuyor. Günlük sürücüler, işe gidenler ve macera bisikletçileri için kayışlı sistemlerin sunduğu "tak ve unut" (set-and-forget) rahatlığı, geleneksel sistemlerin sunduğu küçük verimlilik avantajlarından çok daha değerli hale geldi.


5. Sınırlamalar Neler?


Yazar, kayışlı sistemlerin henüz tamamen kusursuz olmadığını da kabul ediyor:

  • Kadro Tasarımı: Kayışlar tek parça olduğu için bisiklet kadrosunun sökülebilir bir parçasından (split-frame) geçirilmesi gerekiyor; bu da her kadronun kayışa uyumlu olamamasına yol açıyor.
  • Yol Yarışları: Profesyonel yol yarışçılığı gibi saniyenin bile önemli olduğu, ultra yüksek aktarım verimliliği ve anlık geniş dişli oranları gerektiren alanlarda geleneksel zincirler bir süre daha tahtını koruyacak gibi görünüyor.


Ancak sonuç olarak yazı; şehir içi, tur, gravel ve e-bisiklet segmentlerinde artık zincir ve aktarıcı dönemini kapatıp kayışlı ve entegre vites sistemlerine geçiş yapmanın tam zamanı olduğunu vurguluyor.

bikeradar









İlginizi çekebilir Shimano, bisikletler için yeni otomatik vitesini tanıttı!, DJI Avinox Drive System, Chainless/Zincirsiz