15 Ağustos 2017

[bisikletle]Türkiye: Çoruh Nehri Boyunca (Şiran–Alucra)

14 Ağustos 2017, Pazartesi / Şiran – Alucra, 45 km (15. gün)

Gecem rahat geçti, boğucu bir sıcak yoktu odada. Kahvaltı olmadığından erken kalkıp erken çıkıyorum. 7.50 gibi ÖE’den ayrıldım. Çıkıştaki benzincide suyumu tamamladım. Hava açık, bulut yok. Sabahın erken saati sayılır, serince. Bugün Alucra‘ya gideceğim, 45 kilometre kadar bir yol. Şu erimiş asfalt numarası da bu kadar erken olması pek bir fena. Güneş yükselince vıcık vıcık oluyor yollar. Biraz trafik var. Hafta başı, herkes işinin gücünün peşinde olmalı.

Batıya doğru pedallıyorum. Yol rahat, düz sayılır. Ama asfalt kaba asfalt, yer yer bozuk-dalgalı. Tek şeritlik. Nedense buralara duble gelmemiş. Tomara Şelalesi sapağı geliyor. Buradan 11 km diyor. Aslında buraya kadar gelmişken gitmek lazımdı. Nedense gir-çık yapmak istemiyorum. Burası Milli Park kapsamında. Her yıl Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm festivali düzenlenmekte. Belki o zaman gelinir. [e] 21 km/08.55/%20 harcandı. Gümüşhane ili bitiyor Giresun başlıyor. 21’inci kilometreden itibaren bir tırmanış geliyor. %2-3’ler 7’lere çıkıyor ve 1875 metrede Fındıkbeli Geçidi’ne kadar yükseliyorum. 26,8 kilometre gelmişim. Saat 9 buçuk. Coğrafya da değişti. Çam ağaçları ve dağlık olmaya başladı. Bu E010 arıza kodunu gene verdi Steps. Dönüşte baktırmak şart oldu.

Şimdi çıktığım gibi inmekteyim. %2-3 ideal iniş, pedal çevirmeden-frenlemeden etrafı seyrederek inersin. [e] 37 km/10.00/%40 harcandı. Hedefime 9 kilometre kaldı. Çamoluk-Gölova ayrımı vardı solda. Aslında bu rota da güzel olmalı, dağlardan gidiyor. Bir başka sefere girmek isterim. Yol gene erimiş asfalta döndü. 1570 metredeyim ve tepelerde yamaçlarda iğne yapraklı çam ağaçları var. Arazi biraz daha dağlık buralarda. Dağların kuzey yamaçları ağaçlarla kaplı iken, güney yamaçları daha sade görünüşlü.

Ve Alucra sapağı geliyor. Soldan bir yokuştan inerek ilçeye giriyorum. Görünüşte çok bir özelliği yok. Bir ana cadde boyunca dizili dükkanlar, çay evleri. Şöyle biraz uzanıyorum. Buraya pek uymayan bir bina, sivri kenarlı. İnşaat halinde, ne olacak acaba? (Öğrenci yurdu olacakmış).

ÖE’nin yerini öğrenip resepsiyona çıkıyorum. Hüseyin Bey kaydımı yapıyor. Süit oda kalmış, 60 lira. N’edelim, ödüyoruz. Biraz sohbet. Oda daha hazır değil. Erken geldim. Kahvaltı etmediğimden karnım acıkıyor. Saat da 12 oldu, bu arada oda hazırlanırken gidip bir şeyler yiyeyim. Girdiğim iki lokantada etsiz yemek yoktu, üçüncüsünde (Tadım Lokantası) az ezo+az kuru+az pilav+cacık=17 liraya doyuyorum. Buralarda adetten yeşillik getiriyorlar. Bunu öğrendim, eskiden çoban isterdim, ona da yüklüce yazarlardı.

Odayı hazırlayacak olan Dilek Hanım çarşafları yeni yıkamış, bahçede güneşte kuruturken ben de biraz internette geziniyor, önümdeki günler için kalacak yer ayarlıyorum. Koyulhisar olumsuz çıkıyor. Doğru dürüst kalacak yeri yok. Ben de programda değişiklik yapıyor Sivas ve Tokat’ı ekliyorum. Düz Niksar’a gideceğime Suşehri-Zara-Sivas-Tokat olsun istiyorum. Ve yer için telefonlara sarılıyorum. Son dakikaya bırakmak iyi değil. Bazen yer yok, ÖE kapalı vs durumları oluyor. Nitekim Zara’da sadece WC’siz oda kalmış, 37,5’a. Otel buluyorum, biri 40 diğeri 50 diyor. 50’liği seçiyorum. Sivas’a iki gün ayırayım, güzelce gezeyim. Ancak Yıldızeli’nde yer yok. Ne edeceğim? Direkt Tokat yapmak, 100+ km, bayacak. Döndür pedalları aheste aheste...


Yeşilçam’ın usta ismi Kuzey Vargın yüksek tansiyona bağlı rahatsızlığı nedeniyle dün Marmaris’te hayatını kaybetmiş. Haberlerden öğrendim. 60'lı yıllarda jön olarak başladığı kariyerini ilerleyen dönemde ağırlıklı olarak kötü adamların oluşturduğu karakter rolleri ile sürdürmüştür denilmekte. Kartal Tibet’ten sonra Karaoğlan’ı, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde de ‘Âdil Eşrefoğlu’nu başarıyla canlandırmış.
1972’de bir kavga sırasında Salih Güney’i bıçaklaması, adam öldürmeye tam teşebbüsten yargılanıp ceza alması. 1,5 yıl sonra kefaletle çıkması. Amerika’da geçen uzun yıllar, cam silmekle başlayıp 4 benzin istasyonuna kadar yükselmesi. Müzeyyen Senar’ın kızı Feraye Hanım ile olan ilk evliliğinden oğlu, ikinci evliliği Mücella Hanım’dan olan kızı. 100’ün üzerinde film, dizi ve 1997’de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Çökertme) Altın Koza ödülü. Renkli bir hayat yaşamış. Işıklar içinde uyusun.

Serhan’la konuşuyoruz. Taş kırma işi başlamış, umarım bu sefer sonuç alınır. Öncekiler hokkabaz çıktı. Wifi de odada iyi çekmiyor, cebi kullanmak zorundayım. Ne kaldı bir bakmam lazım. Olmadı ek paket almalı. Süit oda demişler ama duş kabininin tek kanadı yok, yıkandığın su dışarılara taşıyor. Gerçekten bu ÖE’lerin fiyatını nasıl belirliyorlar? 50 liraya Uzundere’de kaldığım ÖE bunların yanında külliye.

Biraz buranın tarihçesine ilişkin internette araştırma yapmaktayım. Malumunuz Wikipedia halen kapalı. Ancak önüne 0 (sıfır) koyarak yazdığınızda giriliyor ve Wikizero oluyor. Yani internette yasak getirmek kolay değil. Tünel kazıyor adam gene giriyor. Toptan kapatmak lazım, o da artık zor. Her şey internet üzerinden yürümekte.

Alucra'nın yerleşim tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. İskitler, Kimmerler, Medler, Persler, Romalılar ve Bizanslılar bölgede sırasıyla hakimiyet kurmuşlardır. MS 391 yılında Alucra Orta Asya’dan gelen Kıpçak ve Peçenek Türklerinin istilasına uğramış, bölge 60 yıl kadar Türklerin yönetiminde kalmıştır. 8. yüzyılda ise Maveraünnehir’den gelen Oğuzlar, Türkmenler, Çamoluk, Çakmak ve Koman bölgelerine yerleşmişlerdir.

1071 Malazgirt Muharebesinden sonra Alucra ve çevresi Türkmen beyi Kuşluhan Bey tarafından fethedilmiş, Merkezi Trabzon’da bulunan Danişmendliler Beyliğinin idaresine verilmiştir. Bölge Bizans ve Mengücekliler arasında bu dönemlerde birkaç kez el değiştirmiştir.

Osman Oğulları Anadolu birliğini kurunca, Alucra da bu beyliğe katılmış oldu. Türkmen Uzun Hasan (Akkoyunlular) Alucra’yı bir dönem topraklarına kattı. Ancak Fatih Sultan Mehmed bu bölgeye sefer düzenleyerek geri aldı. Otlukbeli Muharebesinden sonra da Alucra bölgesi tamamen Osmanlı idaresinde kalmış oldu. Aluç ağacının çok olması dolayısıyla bu dönemde ismini aldığı sanılmaktadır. Başka bir rivayete göre de Fatih Sultan Mehmed, Şebinkarahisar’da iken elini Alucra’ya uzatarak "el-ücrâ" (ücra yer) diye söylediği rivayet edilir.

Anadolu’da çıkan Celali İsyanlarından Alucra da etkilenmiştir. Bu bölgedeki isyancı Türkmenler, Kuyucu Murat Paşa tarafından sindirilmiştir. Bağırsak Deresi ismi, karınları yarılarak suya atılanlardan dolayı verilmiştir.

I. Dünya Savaşı'nda Alucra'da bir cephe oluşturulmuş, cephe komutanı 
Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak karargahını bugünkü Fevzi Çakmak ile Yeşilyurt köyleri bölgesinde kurmuştur. Yeşilyurt köyü Kurbaba Dağı civarında şehitlik mevcuttur.

Firu arıyor, sesini duymak bana mutluluk veriyor. İnsan uzaktan bazı şeyleri daha iyi görebiliyor. Her zaman elinin altında olanı kaçırıyorsun. Akşam üstü oldu, 18.00. Biraz hava alayım, bir şeyler de yerim. Mehtap Lokantası’nda yayla çorbası+fırın sütlaç+soda=12 lira tutuyor. Yayla güzel oluyor, içindeki pirinç tok tutuyor.

Sonra sokak aralarında dolanıyor, fotolar çekiyorum. Çok uzaklaşmıyorum çarşıdan. Kahvaltı için meyveli yoğurt ve bir Eti çikolatası aldım A101’den. Çarşıda bir park var, ortasında satranç tahtası çizilmiş. Bir küçük kız taşları diziyordu. Böyle bir şeyi Beyşehir Gölü kenarında Gedikli Köyü’nde de görmüştük. Çok iyi fikir, satranç.

ÖE’ye dönerken gördüğüm bir çay bahçesinde içilen sade (5-) sonrası bilgisayarın başına oturuyor notlarımı aktarıyorum. İstanbul’da her mahallede iki kişi olacak şekilde nöbet tutması planlanan gece bekçileri bugün göreve başlıyor. Emniyet Müdürü “Silahınızı kullanmakta tereddüt etmeyin” talimatı veriyor. Hukukçular ise “Bekçilik, ahlak polisi uygulamasının bir parçası. İnsanların hayatına kısıtlama olarak yansıyacak” görüşünde. Yandaşa iş imkanı, kendine bağlı adam yetiştirme. Bir taşla kuş sürüsü!










Şiran-Alucra
Tur tarihi: 14 Ağustos 2017
Kat edilen mesafe: 45,81 km.
Ortalama hız: 19 km/sa.
Bisiklete biniş süresi  2 sa. 24 dk., dışarıda geçen süre 2 sa. 45 dk.
En yüksek sıcaklık 31˚C, en düşük 20 ˚C, ortalama 25,7 ˚C
İrtifa kazancı (çıkış) 491 m, kaybı (iniş) 425 m.
En düşük irtifa 1293 m., en yüksek 1707 m.

Garmin yol bilgileri Şiran-Alucra




Yol rahat, düz sayılır. Ama asfalt kaba asfalt, yer yer bozuk-dalgalı 


Tek başına beni bekliyor

Tomara Şelalesi sapağı geliyor   








21’inci kilometreden itibaren bir tırmanış geliyor    


Fındıkbeli Geçidi, 1875 m


Çıktığım gibi inmekteyim. %2-3 ideal iniş, pedal
 çevirmeden-frenlemeden etrafı seyrederek inersin
    








Arazi biraz daha dağlık buralarda   

Dağların kuzey yamaçları ağaçlarla kaplı iken,
 güney yamaçları daha sade görünüşlü
 



1570 m'deyim ve tepelerde yamaçlarda
 iğne yapraklı çam ağaçları var
    




Buraya pek uymayan bir bina, Alucra    


Tadım Lokantası    



Alucra





İmlâ



Mehtap Lokantası 



Böyle bir şeyi Beyşehir Gölü kenarında
Gedikli Köyü’nde de görmüştük
    

Sokak aralarında dolanıyor, fotolar çekiyorum.
 Çok uzaklaşmıyorum çarşıdan
    







Bu kapı nereye açılıyor?



Karşındaki insanlar seni anlamıyor







































16. gün (devamı) Alucra–Şebinkarahisar - 14. gün (öncesi) Köse–Şiran




[bisikletle]Türkiye: Çoruh Nehri Boyunca

Kars-Sarıkamış = 58,39 km


Horasan–Narman = 93,09 km

Narman–Uzundere = 67,31 km

Uzundere–Yusufeli = 57,77 km

Yusufeli–İspir = 57,77 km

İspir–Baksı = 66,89 km

Baksı–Bayburt = 66,77 km

Bayburt–Köse = 62,96 km

Köse–Şiran = 55,80 km

Şiran–Alucra = 45,81 km



Suşehri–Zara = 59,42 km

Zara–Sivas = 71,93 km

Sivas–Yıldızeli = 48,79 km

Yıldızeli–Tokat = 60,60 km


Görümlü–Erbaa = 101,38 km

Erbaa–Kumluca = 27,77 km

Kumluca–Amasya = 54,07 km