17 Ocak 2022

Ziyaret II

Fikret Albay (05.02.1931-16.01.2021); tur bisikletçiliğinin piri (duayeni) Fikret Albay’ımızın aramızdan ayrılışının sene-i devriyesi. Renkli şahsiyeti, yaşadıkları ve maceraları ile her daim bizleri etkileyen albayımızı çok özlüyoruz. Nur içinde istirahat edesin...

 

Cenazesine katılamadık, pandemi çok şeyi engelledi. Ortam biraz rahatlayınca vicdani yükümlülüğümüzü yerine getirmek üzere bu pazar günü Kilyos Mezarlığına, İhsan, Firuzan ve ben pedal bastık.

 

Hava soğuk ama güneşin olması insanı mutlu ediyor. Doğa bizden yana ve gitmemiz için destek veriyor. Sıkı bir tempoyla Boğaz’ın kıyısından hızla Çayırbaşı’na geldik. Kahvaltımızı her zaman uğradığımız, yeni yerine taşınan İstanbul Çayevinde yapıyoruz.

 

Son üç haftadır yolumuz bizi hep bu bölgeye getirdi. Bugün de Bahçeköy içinden geçip güzel bir tırmanış sonrası Zekeriyaköy sapağından salıyoruz kendimizi yokuş aşağı. 

 

Hava da güzel olunca her şey de güzel oluyor. Geldiğimiz dört yol ağzından düz, Kilyos’a devam ederek bir müddet pedallayıp mezarlığın kapısına varıyoruz. Girişteki memurdan alınan kısa bir yol tarifi ile 10-B Ada 9. Sk. aranıyor-bulunuyor. Ama 11 nolu mezar nerede? Yol kenarındaki mezarların numaraları 250’lerde. Biraz aralarına giriyor, oraya buraya bakıyor ama saman içinde iğne aramak gibi, na:mümkün. Çaresizlik içinde Bilge Teyzeye ulaşıyor, kızı Gül’den alınan tarifle mezarı buluyoruz.

 

Gözümün önünden bir zaman şeridi akıyor, 2008’den başlayan; ilk defa beni  götürdüğü Edirne turu, İstanbul çevresindeki gezilerimiz, Karaburun’a gidip geldiğimiz 140 kilometre, Dinozorlar Toplantısı/Yemekleri, hediye ettiği Türkiye Yol Atlası, verdiği öğütler, anlattıkları, yaşadıkları... İçimi bir burukluk kaplıyor.

 

Dead Can Dance, 1981 yılında Melbourne, Avustralya'da kurulan bir müzik grubu. Grup, vokal ve enstrümantal olarak etnik ögeleri harmanlayıp yaptığı dünya müziği, kullandığı Orta Çağ ve Gregoryen ezgileri ve Ethereal (*) tarzıyla bilinir. The Carnival Is Over, onlardan keyifli bir parça...



(*) Ethereal Müzik, 80'li yılların başlarında İngiltere'de ortaya çıkmıştı. Ruhani, cennetsel müzik anlamına gelir.

 

Geldiğimiz yoldan geri dönmekteyiz. Zekeriyaköy’den tırmanıp geldiğimiz kavşaktan düz devam edip Sarıyer’e, itfaiyenin önünden geçerek dimdik iniyoruz. Arka sokaklardan sıkışık trafiğe takılmadan sahilden Büyükdere’ye geldik. PideBan öğlen yemeği için mola noktamız. Kapı girişinde bir masaya –kalabalığın içinde, fazlasıyla risk alarak- yerleşip nefis Görele Pidelerini mideye indirdik. Arkasından bir de kabak tatlısını da paylaşarak.

 

“Bir şey olmaz, buraya bırakın bisikletleri” lafına uyup gösterilen yerden velespitleri almaya gittiğimizde ne göreyim: matara tutacağı kopmuş kaskın içine bırakılmış. Hoppala! Bu ne, kim yaptı? Kendine vale süsü vermiş kişi “köpek yaptı” diyor. Ne köpeği, kimin köpeği, sen niye engellemedin...?  Müşteri gelmiş köpeğini buraya sokmuş, köpek de bisikleti devirince suluk yere çarpmış ve kırılmış. Sahibi de hareket etmek üzere arabasıyla. Yanına gidip durumu anlatıyorum. Aldığım cevap: “Ne olmuş, köpek yapmış ben mi yaptım?” Ne edersin, yakasına yapışacak kadar görgüsüz olmadığımızdan baka kalıyoruz arkasından. Belasını başkasından bulsun. Tabii keyfimi kaçırdı bu olay. PideBan’ın sahibini arıyorum, o da gitmiş. Vale kılıklı tipler sadece para almasını bilirler, sorumluk asla taşımazlar. (Topeak’ın matara tutucusu 200 lira olmuş. Pidenin üzerine fena oturdu!)

 

Gemiyle Beşiktaş-Kadıköy yapıp iskelede İhsan’dan ayrılıyor ve evin yolunu tutuyoruz.

 

Fikret Albay’ı tanımayanlar kendisiyle 2011’de yapmış olduğum söyleşiyi ve önceki Ziyaret’i okuyabilirler > FikretAlbay, > Ziyaret 























Ziyaret II: Dudullu-Kadıköy-(gemi) Beşiktaş-Büyükdere-Bahçeköy-Zekeriyaköy-Kilyos Mezarlığı-Sarıyer-Beşiktaş-(gemi) Kadıköy-Dudullu

 

Tur tarihi: 16 Ocak 2022

Alınan yol: 95 km
Ortalama hız: 18,2 km/sa

En yüksek hız: 47,5 km/sa
Bisiklete biniş süresi 5 sa 13 dk, dışarıda geçen süre 9 sa 19 dk
En yüksek sıcaklık 21 ˚C, en düşük 3 ˚C, ortalama 7 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 1422,8 m, kaybı (iniş) 1440,1 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 229,5 m

 

Garmin yol bilgileri Ziyaret II

 

Relive yol bilgileri Ziyaret II


























11 Ocak 2022

Devrim mi, Yutturmaca mı? "Supre Drive" vitesi diğerlerinden üstün


Arka vites aktarıcısı gibi düzenli, göbekten vites kadar sağlam. Kanadalı bir geliştirici yeni tür bir vites üzerinde çalışıyor. Supre Drive'ın ilk örneği zaten işliyor. Şimdi Lal Bikes şirketinin onu satışa hazır etmesi gerekiyor.

 

Mtb’de vites değiştirme sorunu

 

Aktarıcılı mı yoksa göbekten vites mi? Özellikle dağ bisikletlerinde bu soru seyrek sorulur. Aktarıcılar daha hafif, daha verimli ve genellikle bir çok işe daha uygundurlar. Ancak bir de dayanıklılık sorunu olmasaydı.


Arazideyken, işler sarpa sardığında, yolun taş ve dallarla tıkandığında, arka vites aktarıcısı dağ bisikletinin Aşil topuğudur. Patlak bir lastik çabucak değiştirilebilir veya onarılır, kötü bükülmüş veya kırılmış bir arka aktarıcının onarımı biraz daha yorucu ve maliyetlidir.

 

Kanadalı genç bir makine teknisyeni ve dağ bisikletçisi olan Cedric Eveleigh de kaygılıydı. Var olandan hoşnut olmak yerine kafa yordu ve yeni bir vites düzeni geliştirdi.


Supre Drive, arka vites aktarıcısın işlevlerini ayırır

 

Geleneksel bir arka aktarıcı –markaya bakmaksızın- iki önemli işlevi yerine getirir. Bir yandan içeri veya dışarı doğru hareket ederek zincirin yerini değiştirir. Öte yandan zincirin gerginliğini ileri veya geri hareket ederek ayarlar. Bu nedenle arka vites aktarıcısı ne yazık ki istenmediği kadar zincirin alt kısmında, hasarın en kolay olduğu yerdedir.


Eveleigh, aktarma düzenini korumak için iki işlevi birbirinden ayırır. Supre Drive ile aktarma işlemi kasetin yanında gerçekleşmeye devam eder. Ancak arka vites aktarıcı kol -artık tam bir arka vites aktarıcısı değildir- kadronun arka üçgenin payandaları arasında bulunur. Böylecene de darbelerden korunur.

 

Peki bu düzen zincir gerginliğini nasıl ayarlıyor? Bunu yapmak için Supre Drive, zinciri oldukça maceralı bir yapıda aynakol dişlisinin üzerinde yönlendirir. Teknoloji biraz eskimiş gibi görünse de çalışmakta, yük altında ve zorlu şartlarda bile. Eveleigh bunu videosunda kanıtlıyor.


Yeni aktarma düzeni, geleneksel arka vites aktarıcısından yaklaşık 200 gram daha ağır, ancak göbekten vites kadar sağlam olabilmesine karşın ondan daha hafif.


Tek engel: Kadro

 

Atölyedeki ilk denemeleri sırasında genç mühendis düzenin etkili, ancak uygun bir kadroya gereksinim duyduğunu belirledi ve YouTube’dan kaynak yapmayı öğrenerek kısa sürede ilk sürülebilir örneğini oluşturdu.


Üst resimde; mavi, vitesin en düşük, kırmızı ise en yüksek viteste konumunu gösterir.



10 Ocak 2022

SİT: Kemerburgaz


Yeni bir yıla daha başladık, artısıyla eksisiyle bakalım neler getirecek? Senenin İlk Turu dedik ve Kemerburgaz’a pedal bastık; İhsan, Nurhan, Kaya, Çiğdem, Recep, İnci ve Varujan ile. Karaköy’den çıkışımız 9 buçuk. Günler geç aydınlanıyor ve kısa, yolumuz da uzun. Buraya daha önce defalarca gittik ama bugün Belgrad Ormanı’nı da dahil ettik.


2022 yılındaki 22 sayısının numerolojiye göre anlamı denge. İş hayatında ve ikili ilişkilerde dengeyi sağlamak için önemli bir yıl olacak. 22 sayısı aslında temelinde iş alanındaki gücü beraberinde getiriyor. Bu nedenle 2022 yılının para ve kariyer odaklı bir yıl olacağı ön görülüyor... denilmiş. Nümeroloji, yani diğer adıyla Okültizm; bilimsel yöntem dışındaki yollar ile "gizli" bilginin araştırılması. Evrenin sayısal bir kurgu içerdiğini, evrendeki hiçbir şeyin rastlantıya dayanmadığını, her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini varsayar ve sayılarla ilgili çeşitli analitik ve sentetik çalışmalarla, evrendeki ve olaylardaki gizli yasa ve ilkeleri keşfetmeyi amaçlar... olarak açıklanan Nümeroloji’nin temelleri antik uygarlıklara, antik düşünceye dayandığı, Ortadoğu'dan Batı'ya yayıldığı söyleniyor. Batı’daki gelişimi esas olarak, “sayılar bilimi ilâhî güçler bilimi demektir” diyen Pisagor’la başlamış ve ona göre evren, sayılar üzerine kurulmuş bir sistem olup, evrendeki ahenk sayıların bir uyumudur. 

Vikipedi


Antik Mısır’ın İsis misterleri (1) inisiyeleri (2) 22 sayısına çok önem verirlerdi. Yirmi iki sayısını kutsal saydıklarından ezoterik anlamını çok gizli tutmuşlarsa da, dinsel işlemlerde bu sayıyı kullandıkları bilinmekte. Mısır’ı ziyaret eden Pisagor bu sayının önemini öğrenmiş bulunuyordu. Nitekim Pisagor matematikteki ünlü “pi” sayısını 22’yi 7’ye bölerek bulmuştu. Fakat harflerle sayıların ilişkilendirilmesi alanında en yoğun çalışmaları Kabalistlerin yapmış oldukları bilinmekte. İbrani alfabesini kutsal alfabe olarak gören Kabalistlere göre bunun 22 harften oluşması bir rastlantı değildi. 


Kabalistlerin 3+7+12 biçiminde ele aldıkları üç gruplu sistemi Yahudilere özgü değildir. Antik Mısır, Fenike ve eski Etyopya'nın hiyeratik (3) alfabe harflerinde ve Arap alfabesi (4) harflerinde de uygulanmaktaydı. Harflere nümerik değerler vererek yapılan çalışmalar, İslam Nümerolojisi’nde Ebced (5) hesabı ve Cifr ilmi adıyla bilinir. 

 

(1) Eski çağların gizemsel bilgisi.

(2) Bir cemiyete/tarikata katılmış kimse.

(3) Hiyeroglif yazıdan aşamalı olarak oluşan Mısır yazısı.

(4) Arap alfabesi çok önceleri İbrani alfabesine denk düşen 22 harften oluşmaktaydı.

(5) Geleneksel Arap alfabesinin eski sıralanışından (elif, ba, cim, dal) ilk dört harfinin okunuşlarıyla (E-B-Ce-D) türetilmiş bir sözcük.


Karaköy’den başlayan turumuz Eminönü üzerinden Eyüp-Alibeyköy’e doğru, Bilgi Üniversitesi köşesinden Varujan’ın dahil olmasıyla, yolda Nurhan’ın atan zincirinin de takılmasıyla Hasdal olarak sürüyor. Acayip işlek bir yol. Bir kere korkunç damperli trafiği var, sanki yanından tren geçiyor gibi ürkütücü sesleri ve cüsseleriyle. Diğer yandan havaalanına yetişmeye çalışanlar. Feci mi feci bir yol. Bizler de güvenlik şeridinde, zaman zaman toplaşıp kavşakları geçerek pedallıyoruz.


İlk molamız Kemerburgaz. Börekler, tulumbalar, lokmalar, çay eşliğinde sohbet sohbet sohbet. Bisikletçinin anlatacakları bitmez. 45 dakika yetmiyor, devam etmek zorundayız. Kemerlere gelmeden Çiftalan yoluna sapıp Belgrad Ormanı’na Ayvat Bendi kapısından giriş yaptık, çıktık rampayı, geldik Bahçeköy Geyik Üretim İstasyonu’na. 

 

1959 yılında Türkiye'de ilk olarak kurulan Bahçeköy Yaban Hayatı Üretim İstasyonu 9 kızıl geyikle üretime başlamış. “Bu üretim istasyonunun temel amacı, doğada azalan yaban hayatı popülasyonlarını desteklemek, geçmişte var olup günümüzde yaşam alanlarında kaybolan türlerin tekrar alanlara dönmesini sağlamak...”olarak açıklanmış ve devamında “Belgrad Ormanı, piknik ve gezi amaçlı ziyaretçilere açık olduğu için insanlar çok ilgi gösteriyor. Bu bizim çok istediğimiz bir durum da değil. Yani hayvanların insanlarla temasını çok istemiyoruz. Çünkü burada çoğalan hayvanları yeniden yaban hayatına dönmesini sağlamamız lazım.” denilmiş.

Karar


Çekilen foto sonrası çıktığımızın karşılığı rampayı hızla iniyoruz. Neredeyse yokuş sonu derken İnci birden düşüyor. “Foto çekmek için aniden kırınca gidonu kaydı bisiklet” diye açıklıyor sebebini. Bereket hızlı değildi ve hafif atlatıyor vukuatı. Büyük geçmiş olsun! Bu sırada dikkatimizi çeken, karşımızda, tellerin arkasında bir geyik. Hiç ürkmeden kendini sevdiriyor. Anlaşılan insanlara alışmış ki kaçmıyor.

 

Bahçeşehir'deki kemerlerden inen yolumuzun sonunda, Çayırbaşı’nda Hayta Bisiklet ve yakınındaki Rado Dondurma ve Muhallebicisi ikinci molamız oluyor. Hanımlar bisikletlerinin bakımını yaptırırken beyler dondurmanın keyfine varıyorlar.

 

Hayta Bisiklet’in sahibi Hakan Bey son derece efendi ve yardımsever. Her gelişimizde bizi kırmaz, elindeki işi bırakıp yardımımıza yetişir. Eski dükkanının yanında açtığı yeni yerinde de üst sınıf bisikletlere hizmet veriyor. Ulaşmak isterseniz tıklayın > Hayta


Gelelim dondurmacıya. Yıllardır buradan geçeriz nedense dikkatimizi çekmemiş. Geçenlerde bir arkadaşım aldı getirdi beni. Tattım ve bugüne kadar yediklerimin arasında 1 numaraya yerleşti. Doğal, katkı yok, geleneksel usulde hazırlanıyor. Yanı sıra muhallebi çeşitleri de var. Tavsiye olunur. Bir tarafta bisikletinize bakım yapılırken diğer tarafta dondurma yalamak... Nerede başka bu imkan var ki?

 

Büyükdere Kaya’nın, Baltalimanı Varujan’ın ayrıldığı noktalar. Biz sahilden, yer yer yoğun trafik içinde kaybolup, Kuruçeşme’de benzincide tekrar toplaşıp Beşiktaş’a varıyoruz. Recep ve Nurhan Üsküdar yolcusu, İhsan, Çiğdem, İnci ve biz Kadıköy sonrası “köylü köyüne evli evine” diyoruz.




 

















SİT: Kemerburgaz: Dudullu-Kadıköy-(gemi) Karaköy-Eminönü-Eyüp-Alibeyköy-Hasdal-Kemerburgaz-Belgrad Ormanı-Büyükdere-Beşiktaş-(gemi) Kadıköy-Dudullu

 

Tur tarihi: 9 Ocak 2022

Alınan yol: 90,83 km
Ortalama hız: 18,2 km/sa

En yüksek hız: 45,9 km/sa
Bisiklete biniş süresi 5 sa, dışarıda geçen süre 9 sa 35 dk
En yüksek sıcaklık 22 ˚C, en düşük 8 ˚C, ortalama 11 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 1485,4 m, kaybı (iniş) 1470,5 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 180,4 m

 

Garmin yol bilgileri SİT: Kemerburgaz

 

Relive yol bilgileri SİT: Kemerburgaz




































1 Ocak 2022

Fransa'dan yola çıktı, Seydişehir'e ulaştı


Bisikletiyle Fransa'dan dünya turuna çıkan Alman fotografçı Jean Claude Vallet (65), 7 bin kilometre pedal çevirerek Seydişehir'e geldi.

 

Seydişehir Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği tarafından misafir edilen Jean Claude Vallet, gazetecilere yaptığı açıklamada, bedeninin 65 yaşında olduğunu ama ruhunun kaç yaşında olduğunu bilmediğini söyledi.

 

Fransa'dan başladığı yolculuğuna 10 ülke aşarak devam ettiğini anlatan Vallet, "Almanya, Slovakya, Sırbistan, Bulgaristan, Balkan ülkelerini geçerek Çanakkale'ye giriş yaptım. Çanakkale, İzmir, Antalya üzerinden, Alacabel'den Seydişehir'e geldim. Seydişehir Bisiklet ve Doğa Sporları Derneğinin misafiri oldum." diye konuştu.


Türklerin çok misafirperver olduğunu ve kendisine çok iyi davranıldığını belirten Vallet, şunları kaydetti: "43 yıldır bisiklete biniyorum. Bisikletle 127 ülke gezdim. Ülkelerin bazılarına bir kez değil, birçok kez gittim. Peru'ya 8 kez gittim. Türkiye'ye 3. gelişim. Ölmeden önce tüm ülkeleri gezmek istiyorum. Her ülke benim için ayrı bir hayat. Tur esnasında gittiğim rota üzerinde ülkelerde tanıştığım insanları ve tanıdığım kültürleri de kendime ait sosyal medya hesabımda paylaşıyorum. Türkiye'yi bisikletle turlarken gördüğüm güzellikler ve manzaraya hayran kaldım. Gezip gördüğüm kadarıyla Türkiye çok güzel bir ülke, insanları da çok misafirperver."

 

Seydişehir Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği Başkanı Ali Öz ise Alman fotoğraf sanatçısı Jean Claude Vallet'i Seydişehir'de misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öz, "Fransa'dan bisikletiyle yola çıkan ve birçok ülkeyi geçerek bu soğukta 1825 rakımlı ve 1,5 metre kar kalınlığı olan Alacabel'i geçerek Seydişehir'e gelen Jean Claude Vallet her koşulda bisiklet sporu yapan birisi. Kendisini azminden dolayı kutluyorum. Kendisine 'İlçemize hoş geldin' diyoruz. Allah ayaklarına güç versin, pedalına taş değdirmesin." dedi.

Haberler







İlginizi çekebilir Radiohead ve Foo Fighters, Müzisyenlere Yardım İçin Bisiklet Tasarladı, Bisiklet Dostu Konaklama Tesisleri Misafirlerini Bekliyor, Bisikletini Evi Yaptı, 6 Yıldır Dünyayı Geziyor