24 Eylül 2023

[bisikletle]Türkiye: Anadolu Beylikleri... (Çiftlik–Niğde)

 

22 Eylül 2023, Cuma / Çiftlik - Niğde, 42 km (20. gün)

 

Gece soğudu, çorap ve Buff giydim. Üzerimde de battaniye. Gerçi pencereyi az aralık bırakıyorum. Yalnız bu odaya fena sigara kokusu sinmiş. Daimi kalan bir polis varmış, adam içip içip sindirmiş. İğrenç! Nasıl tahammül ettim, ben de bilmiyorum. Ezan gene odanın içinde patladı. Şu akepe iktidarıyla birlikte ezanın sesi abartılı yükseldi ama kalitesi de aynı oranda düştü. 6 buçuk gibi yataktan çıkıyor hazırlanmaya başlıyorum. Bu ÖE’de kahvaltı yok. Aslında daha iyi boş mideyle çıkmak. Dolu mide hamlaştırıyor insanı. Çantaları iki postada aşağıya taşıyorum. Bereket buranın merdiveni normlara uygun yapılmış, dik değil öyle. Çekilen ilk foto ve 07.50 hareket saati. Hava serin, hafif esen bir rüzgar görüyorum bayraklarda. Ama açık bir gökyüzü var. Bugün Niğde, fazla uzak değil, 35 km gibi. Ama 600 m.lik bir irtifa kazancı olacak, 1500’lerden 2 bin 100’lere. Dün de 700 m yükselmiştim. Çiftlik 1562 m rakımda.


İlçe bitince duble yol da bitiyor ve tek şerit ama güvenliği olan bir asfalt başlıyor, kalitesi iyi. Çizgi üzerinde sürmekteyim. Niğde olarak döndüm, Güzelyurt düz gidiyordu. Hava mis gibi, 14,4 °C. Güneydoğu yönündeyim. Yol %2 ile gitmekte. Saat 08.08. Ara sıra bana doğru araçlar geliyor. Sağım ekili, orada böyle kooperatif tipi, bungalov evler var. Yol 5,5 km sonra kaba asfalta döndü, rampa da %4’e çıktı. Solda kanal gibi bir şey görüyorum. Okula giden çocuklar merakla beni izliyorlar. Hepsine günaydın diyorum. Bir seviniyorlar ki görseniz. Kimi karşılık da veriyor, günaydın diyor.

 

Hafiften yükseliyorum, şimdi %8’le 3 km.lik bir levha vardı yolun sağında. Ve tırmanıyoruz. Kısa da olsa ilk nokta 1673 m oluyor. Asfalt kabalaştı. En sevmediğim cinsten. Pütür pütür dalga dalga. Adamı hasta ediyor. Zift üzeri mıcır, bırak arabalar düzlesin. Bunu ner’den öğrenmişler? Bunun üzerine asfalt döksen doğru dürüst yol olacak. Bu ne böyle?! Gözüm ara sıra Garmin’in yükselti hanesini kontrol ediyor. Tekrar %8’le tırmanmaya başladık. Şimdi 4’le devam ediyor ve 1827 m.ye çıktım. Araçlar karşılıklı gidip geliyorlar. Neticede onlar için Niğde-Aksaray yolu bu. Ve %8-9’la çıkıyoruz gene. 10’u da gördüğüm yerler var. 11,65 km olmuş geleli. Saat 08.50. Hava 21,2 °C. Rakım 2015 m oldu. Daha bir 100 m yükselmem gerek. Sabah erken bu yolu tırmanmak iyi oldu. Sıcağa kalmadan. Ortalama hız yerlerde ama, 13,5 km/s. Çiftlik’ten beri yükseliyorum çünkü. 2000 m sonrası havanın tadı daha da güzelleşti. Derin derin içime çekiyorum. Doğu turlarımda yükseklikler hep 2 binin üzerindeydi. Keyifli bir rüzgar olur bu yükseklikten sonra. Bitki örtüsü değişir. Hissedersiniz, görürsünüz de.

 

14’üncü kilometrede sağda bir tesis gözüktü, uzakta. Bu nedir burada, termal mi? Yanına yaklaşınca kayak merkezi olduğunu görüyorum. Demek kışın burada bu işi yapacak kar oluyor. Pistleri göremedim. Belki de dağın öbür tarafında. Rakım 2106 m, saat 09.03, hava 19,5 °C oldu, ortalamam 13,8 km/s. Burası 2021’in sonuna doğru işletmeye alınmış, Ketençimen Kayak Merkezi. Şöyle tanıtılmış: Kışların çok uzun ve karlı geçtiği Niğde iline bağlı Çiftlik ilçesinde faaliyete başlayan Ketençimen Kayak Merkezi sadece kayak turizminin değil, profesyonel kayak sporunun da Türkiye’deki önemli adreslerinden biri olma yolunda faaliyet göstermektedir. Ketençimen Kayak merkezi pist eğimi, kar kalınlığı, kar kalitesi ve pist uzunluğu İle Türkiye’nin sayılı kayak merkezlerinden biri olmaya adaydır. Yeni yapılan ve yapılmaya devam eden tesis binaları ile Ketençimen Kayak Merkezi’nde kış sporlarının birçoğunu yapabilmektesiniz. Ayrıca Konaklama, Restoran, Kafeterya, Piknik alanları bölümlerinde ihtiyaçlarınızın tamamını karşılayıp aileniz ve sevdiklerinizle birlikte unutulmaz zamanlar geçireceksiniz. Ketençimen Kayak Merkezi yapılacak olan ikinci etap çalışmaları sonucunda dünya standartlarına sahip bir kayak merkezi olacaktır... Daha fazla bilgi için > NKKM


2100’ün üzerine çıktım ve uzakta geçidin levhası gözükmeye başladı. Ha gayret... Saat 09.10. 15,49 km.de ulaşıyorum; Güreşentepe Geçidi 2180 m. Garmin 2113 diyor. Devletin ölçümünden daha iyi mi bilecek : )), 2180 diye kayıt al. Geçitler diye bir sayfa hazırladım. Ellinin üzerinde geçitten geçmişim (bkz. [bisikletle]Türkiye: Geçitler). Buranın adının Güresen olduğunu sanmıştım ama Güreşen’miş. Yani esmiyor güreşiyor seninle : )) Belki de levhaya yanlış yazdılar! 1 saat 10 dakikada geldim buraya, 13,9 km/s ortalama ile. Şu an hava 20,1 derece. Duruyor, video-foto çekiyor, biraz aşağılara bakıyor ve hazır durmuşken bataryayı da değiştiriyorum. Daha vardı ama bir daha durmayayım. Bundan sonrası 20 km iniş olacak zaten Niğde’ye kadar. O da herhalde benim 1 saatimi alır.


Niğde’de 3. geceye yer bulsaydım bu muhteşem, dünkü ve bugünkü geçitleri koleksiyonuma katamayacak, bu güzel coğrafyayı da görmemiş olacaktım. Bir elmayı hak ettim. Niğde Elması bu, süper bir tat. Mis gibi hava, daha ne isteyeyim? 2 bin metre rakımının üstündeyim. İleride bir çeşme görüyorum. Gelen geçen araçların bazıları sularını tazeliyorlar. Bende matara dolu, fazla içmedim. Çantada da bir yedek var. Küçük matarayı aldığım iyi oldu. Hem çantaya daha rahat yerleşiyor hem de ağırlık olarak daha az tutuyor. Gerçi yazın ortasında, güneydoğuda su ihtiyacı daha fazla olur. Belki de ikisini taşımalıyım o zaman.

 

10 km %10’dan bir iniş gösterdi. Ve uçuyoruz. Frenlemesem 80’i bulacak, belki de geçecek. 60’ı geçmemeye çalışıyorum. Kapanıyorum bisikletin üzerine. Karşıdan gelenler beni gördüklerinde ne diyorlardır? Önde arkada kocaman çantalar, hızla inen bir bisiklet. Uçan adam, Superman : )) Ballı diye bir beldenin içinden geçmekteyim. Yeşil bir yer. Niğde’ye de çok uzak değil, 10-11 km gibi. 9 km kadar indim, 1560’a. Sıkı rampaydı ama. Çıkışı bu kadar zevkli olmayabilir : )) Sağımda bir elma bahçesi var, kocaman bir alana yayılmış. Şimdi gelen, önümdeki yokuşu tırmanıyorum, yavaş yavaş. Uzaklarda dağ eteklerinde, sanayi midir nedir, hepsinin üstünden dumanlar yükselmekte, etrafı kaplamış. Ha bu ne’dur Dursun? Burası neresüdür? 26’ncı kilometredeyim ve 1587 m.den şimdi gene iniyorum. Ortalamam 18,4 km/s oldu. Hava 21,5 °C, saat 09.41. Gebere Barajı Mesire Alanı denilmiş, sağımdan gidilmekte. Ne isim ama; gebere, geberesi, geberesin bre adam! Oldukça eski bir baraj, DSİ 1941 olarak tarihlendirmiş. T.C.nin Anadolu’daki ilk su yapılarından birisiymiş. Yeşilburç diye bir beldeye geliyorum. Çevre yolu dıştan geçmekte, bense içine daldım, göreyim, bakayım, nasıl bir yermiş. İndim indim 1250’lere geldim. Artık çok yaklaştım Niğde’ye. Yazısı gelince hızım olmasına rağmen duruyor foto çekiyorum. Burası önemli, yaklaşık 10 bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip. Yapılan arkeolojik araştırmalar Paleolitik Çağ’a değin uzanan buluntular gösteriyor. Yazılı tarih döneminde ise Niğde’de sırasıyla: Asur Ticaret Kolonileri, Hititler, Tabal Geç Hitit Devleti, Frigyalılar, Persler, Makedonya Krallığı, Kapadokya Krallığı, Romalılar, Bizans İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Eretna Beyliği, Karamanoğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti hüküm sürmüş. Osmanlı hakimiyetine 1470 yılında girmiş. Ben de 2023’de giriş yapıyorum. Dış mahalleleri yeni binalarla dolu, çoğu da 8-10 katlı. Saat 10’u çeyrek geçiyor. Erken daha. Google’da kalacağım yer işaretli, devreye sokuyor, ona göre gidiyorum. Yerini öğreneyim, sonra şehir turu atarım. Kalabalık burası. Tüm caddeler sanki ortasından demir bariyerlerle ayrılmış. Kimse geçemesin, yaya geçitlerini kullansın diye olmalı. Konukevi’ni buluyorum. Merkezde, ara mahallede, Cullaz Sokak. Çevresi Eski Niğde Evleri’yle dolu.


Burada trafik kuralları işlemiyor galiba. Adam 2’nci sıra park etmiş. Onun yüzünden trafik sıkıştı, tınmıyor. Ama gelen de park edince bisikletle bile geçmek zorlaştı. Öylesine dönüyor dolaşıyorum şehrin içinde. Müze yazısını görmemle peşine düşüyor ve bahçesine girip duvara dayıyorum. Personelin ikisi kapı önünde. Ücretliymiş. Müze Kart mı var? 65’lik kart var diyorum. Tabii benim görünümüm şaşırtıcı olabiliyor! Bisiklet ve 65’lik : )) Beylerden biri uzun yıllar İstanbul Topkapı’daymış. Buraya tayinini istemiş. Kalabalık bunaltmış sonunda adamı, İstanbul’un.

 

Niğde Müzesi’nde, Orta Anadolu arkeolojisinin kronolojik düzenle sunulduğu altı teşhir salonu bulunuyor. Eserlerin büyük çoğunluğunu bölgede yapılmakta olan kazılardan elde edilen buluntular oluşturuyor. Aksaray Ihlara Vadisi’nde bulunan “Rahibe Mumyası” ile Çanlı Kilise’den çıkarılan dört adet bebek mumyasının biraz tüyler ürpertici olduğunu söylemeliyim. Doğru dürüst bakmadım bile. Müzede değerli eserler var, heyecan verici. Daha önce görmediğim objeler. Kabartmalı toprak kaplar çok hoşuma gitti mesela.


30-35 dk kalmışımdır, çok büyük olmasa da keyifliydi müze. Şimdi otele gideyim de yerleşeyim diye gene Google yardımıyla yola çıkıyor, buluyor, avluda bir kenara-gölgeye-duvara bisikleti dayayıp resepsiyona giriyorum. Odam ayrılmıştı. İlhan Beyi buluyor ve 105’in anahtarını teslim alıyorum. Odam temizlenmiş beni bekliyor. Öncesinde Niğde Mutfağı Tabal’a uğrayıp vejetaryen menü sormuştum. Şef gelip bazı şeyler saymıştı. Yani olabilecek gibiydi. Güzel bir yere de benziyor, burada yemek isterim : )) İlhan Beye bisiklet için kapalı yer soruyorum, ama gördüğüm kadarıyla bu eski binada bulunamayacak. Acaba odaya alabilir miyim? Dolabın önü de müsait. Olabilir diyor ve velespit de benimle odaya giriyor : ))

 

Duş alıp biraz internette gezinip, geçitte çektiğim videoyu eşe dosta yollayıp, hafif uyuklar gibi olup ama toparlanıp çıkıyorum etrafı keşfetmeye. İlhan Beyden yerlerin bilgilerini alarak. Hava sıcakladı burada. Yakında bir apart var; Butik Ev (butikev.com). Günlük stüdyo tipi 500-, 1+1’ler 750-, bunda mutfak da varmış. 2 kişilikmiş kapasiteleri odaların. 3’üncü kişi olursa +250 daha. Bir göreyim diyor, 1+1’e çıkıyor-bakıyorum. Öyle aman aman değil ama daha ucuza geliyor. Stüdyo mesela 250’ye adam başı. Ancak bence Konukevi daha iyi. Gerçi o da 400-, kamu olarak.


Tabal Gastronomi Evi’nde (*) kabaklı bir yemek ile az pilav, ayran ve salata ısmarlıyorum. Servis temiz, mekan temiz ve buna karşılık pahalı sayılmaz. Yediklerim 135 lira tutuyor. 10 da bahşiş, 145’e doyuyorum. Ulukışla’da bir pideye 120 verince, üstelik de lokanta dökülüyordu, burası bedava : ))

 

(*) Çiftlik ilçesine bağlı Kömürcü köyü yakınlarındaki Göllüdağ'da Hitit döneminde hüküm süren ve yemek kültürüyle öne çıkan Tabal Krallığı'nın adı verilen restoran. 

 

Gözlüğün vidası gevşemiş. Müzede elimden kayınca fark ettim. Gözlükçü bulup sıkıştırtıyorum. Bir çay bahçesine oturuyor kahvenin 35 olduğunu duyunca çay istiyorum ama o da 10 liraymış. Tanal’da bile 7,5’tu. Yani neye göre fiyatlandırıyorlar anlamak zor! Firu ile konuşuyor, annesinin sağlık durumunu dinliyorum. Perşembe belinden ameliyat olacakmış. Acil şifalar dilerim şimdiden. Camiler türbeler gezmekteyim. Hemen Konukevi’nin yanındaki 1762 tarihli Cullaz Camii kapalı, girilemiyor. Ancak okuduklarım da pek merak uyandırmadı doğrusu: İçte ve dışta yapılan tamiratlarla orijinalliğini yitirmiş, iç kısmındaki sütun ve kemerlerden başka hiç bir özelliği olmayan, balkon ve giriş sonradan ilave olup esas giriş kapatılmış.

NiğdeKTB


1695 tarihli, tek kubbeli, tek şerefeli minaresi olan Kığılı (Pazar) Camii içten dıştan fotoluyorum. Aydınlık bir iç mekanı var. 11 pencere bolca ışığın girmesine izin veriyor. Adını ilk duyduğum, cephede yonu trakit taşı kullanılmış. Bu taşın özellikleri arasında uzun ömürlü ve her türlü hava koşulları ve yüksek ısıya dayanaklı olduğu, nefes alıp veren bu doğal taşın yazın mekanları serin kışın ise sıcak tuttuğu söyleniyor.

NiğdeKTB


Hüsamettin Ağa (Dışarı) Camii; tam namaz saatine denk geldi, o nedenle  sadece dıştan fotoluyorum16. yy.da yapıldığı sanılan cami tek kubbeli, tek minareli. Girişi 3 küçük kubbeyle örtülü. Bunun da dış cephe rengi sarıya kaçmakta. Bu da yonu taşından inşa edilmiş. Devam turlamaya. Belediye binası, Cumhuriyet Meydanı’ndaki at üzerindeki Atatürk heykeli, ÖE (oturup bir kahve eşliğinde biraz dinleniyorum), eski evler, baharatçılar... Niğde’de ne çok türbe varmış. İnternette 9 tane saymıştım. Sırada Esen Bey Türbesi geliyor. Moloz kesme taşla örülü kare gövdesinin üzeri sivrimsi bir kubbe ile örtülü. Esen Bey, “Eretna Hükümdarı Gıyaseddin Mehmet Bey'in oğlu, II. Eretna'nın oğlu” imiş. Yani, oğlunun oğlu, torunu mu demek istemişler? Anlamadım bu açıklamadan bir şey. Bahçesinde liseli gençler var, okul çıkışı toplanmış konuşuyorlardı. Yanlarından geçerek geldiğim yolu geri yürümekteyim. Eski bir ev, bir etkinlik var bahçesinde ama nedir? Merakla girip bakınca davet alıyorum ve bir kalabalıkla karşılaşıyorum. Mevlit sanmıştım ama yetim çocuklara dondurma ve eğlence düzenlenmiş. Masadaki beylerle tanışıyorum, derken tanıdık bir sima çıkıyor karşıma. Kimdi bu diye düşünürken dünkü ÖE müdürü olduğu anlaşılıyor. O da Çiftlik’ten 11 çocuk getirmiş. Kendisini bulmuşken hemen odanın kokusunu bildiriyorum. Kendisi de rahatsız bu durumdan zaten. İHH vakfından Ömer Beyle yaptıkları işi konuşuyor, metam (**) denilen maddenin nasıl insanları, özellikle gençleri esir ettiğini dinliyorum. Bu durumda olanlara yardım etmeye çalışıyorlar.

 

(**) Metamfetamin beyinde yer alan sinir hücrelerinin yüzeyindeki birtakım reseptörlere bağlanarak hücrelerde normalden daha fazla uyarı gelişmesine neden olup, beynin psikolojik durumunu belirleyen bölgeleri, haz merkezleri ve görsel alanlar gibi farklı bölgelerde uyarı artışı geliştirdiği, buna bağlı olarak kişi, haz verici etkileri aynı düzeyde alabilmek için daha yüksek dozda madde kullanımına ihtiyaç duyduğu ve zamanla bağımlı hale gelip sonunda kalp-damar ve böbrek sağlığı olmak üzere, nörolojik ve psikolojik yönden ciddi anlamda olumsuz etkilenip, ani duygu durum değişiklikleri nedeniyle de intihara yatkın hale gelebileceği açıklanmış.


Yürü yürü geldim  Murat Ali Paşa Camii; 1670 tarihli, tek minareli, dış cephesi gene yonu taşı. Temiz bir işçiliği var. Dıştan fotosunu çekip devam ediyor, biraz daha yürüyüp Hüdavent Hatun Türbesi ve Parkı’na varıyorum.

 

Hüdavent Hatun, Anadolu Selçuklu Hükümdarı IV. Rukneddin Kılıç Aslan’ın kızı. 13. asırda yaşamış. 1253 yılında Erzurum’da yaptırdığı Çifte Minareli Medrese (Hatuniye Medresesi) ile günümüzde anılmakta. Medrese kapsamında bulunan ve Erzurum'daki en büyük kümbetin alt kısmında mezarı bulunmakta. 2018’de Erzurum’a gittiğimde görmüştüm. Bkz. > [bisikletle]Türkiye: Kommagene Krallığı (Erzurum) Ölümünden sonra, 1312 yılında burada, Niğde’de Hüdavent Hatun adına bu türbe inşa edilmiş. Tek katlı ve sekizgen planlı. Bitkisel, geometrik ve figürlü bezemelerle süslü cephesi sarımtırak renkte. Cepheye iliştirilmiş yazıda; türbenin kemerli bölümünde gözünden akan bir damla yaşla tasvir edilmiş taçlı kadın başı ve hemen alt yanında bulunan aslan kabartmasının buranın bir hanedan üyesine ait olduğu açıklanmış.


Hemen yakınında, aynı park içinde bir türbe daha görüyorum; Gündoğdu Türbesi. Kere planlı türbenin yapım yılının 1344 olduğu sanılmakta. Gene burada da yonu taşını görüyoruz. Sarımtırak rengi belli ediyor. Yürü yürü gez gez. Sadece yerler görmüyor, çevreyi tanıyor, insanlara bakıyor, Niğde’deki yaşamı görüyorum. Trafik nasıl akıyor, yayaya saygı, bisiklet kullanan... 


Günü sonlandırmadan Kadıoğlu Sokak-Niğde Evleri diye bir mahalleye yürüyor, hava da artık kararmaya başladı, gene de bazı fotolar çekiyorum, ama buraya yarın tekrar gelmek istiyorum. Gündüz gözüyle gezmek için. Dönüşte Tabal’a uğrayıp kendime Göllüdağ Tatlısı ile çay ısmarlıyor (75-), ardından Konukevi’ne dönüp odada biraz Niğde’ye ilişkin yazılar okumaktayım: Cumhuriyet’le Konya’dan ayrılarak il olmuş ama sonra kendi içinde bölünmüş de bölünmüş. Mesela 1954’te Nevşehir, 1989’da Aksaray ayrılıp il olmasaydı bugün Niğde nasıl bir yer olurdu? Yetmiş yıl kadar öncesini anlatanlar, Niğde’nin bugününden çok farklı bir profilini çiziyor. Eğitim oranının yüksek olduğu, sosyal demokrat rüzgârların estiği, Cumhuriyet balolarının düzenlendiği, Türkçe ezanın okunduğu bir Niğde hayal edin. 1970’li yıllarda “solun kalesi” olarak nitelendiren de var Niğde’yi. Yirmi yıl öncesine kadar duvarlarda hâlen “Yaşasın Stalin”, “Tek yol devrim” gibi yazıların durduğunu söyleyen de... Özellikle 1980’den sonra şehir değişmeye başlamış. 2000’li yıllarda değişim hızlanmış. Gel zaman git zaman geleneksel ve tutucu bir hâle bürünmüş. Niğdeli birisi, “Her gün geriye de gidebilirmiş bir şehir. Görmüş olduk.” diye yazmış.

 

Herhalde adının kaynağını da merak etmişinizdir. Şehrin adı ilk defa Niğde yakınlarındaki Aktaş Köyü Andaval Kilisesi‘nde bulunan ve Hitit hiyeroglifiyle yazılmış Geç Hitit Dönemi'ne (MÖ 1170-710) ait kitabelerde "Nahita" olarak geçmiştir. Bu adın, Hititler'den önce Anadolu halkının ay ve bereket tanrıçası olan "Anahita"dan geldiği belirtilmiş, daha sonra şehir Medler ve Persler devrinde "Nahida", Eski Yunan döneminde "Nikita", Bizans döneminde "Nahida-Negide-Nekite", Selçuklular zamanında "Nakita-Nikide-Nigide-Nekide-Nikte", Osmanlılar devrinde "Nikde-Nigde" şeklinde geçmiştir. Cumhuriyet döneminde ise Latin harflerinin kabulünden (1928) sonra "Niğde" şeklini almıştır.

 

Geç oldu, yatma vakti geldi. Bakalım uykumda ne göreceğim?  Rüyalar bizi öykülerin tam ortasına götürme yollarını çok iyi bilirler. Belki Selçuklular zamanında gider Niğde’yi o günlerde yaşarım : ))

 

 

- Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi 0388 2114136, -37 Rez.

- Niğde DSİ 0533 4740051

- Niğde ÖE 0388 2323492 > nigdeogretmenevi.com.tr

 

 



 












Çiftlik-Niğde

Tur tarihi: 22 Eylül 2023

Alınan yol: 42,07 km
Ortalama hız: 18,6 km/s

En yüksek hız: 69 km/s
Bisiklete biniş süresi 2 s 15 dk, dışarıda geçen süre 3 s 30 dk

En yüksek sıcaklık 26 ˚C, en düşük 14 ˚C, ortalama 20,9 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 790,7 m, kaybı (iniş) 1111,5 m
En düşük yükselti 1216 m, en yüksek 2125,9 m

 

Garmin yol bilgileri Çiftlik-Niğde

 

Relive yol bilgileri Çiftlik-Niğde


07.50 hareket saatim.


Hava serin, hafif esen bir rüzgar ama açık bir gökyüzü var. 





Güneydoğu yönündeyim. Sağım ekili.



Okuluna bisikletle gidiyor, süper.


Solda kanal gibi bir şey görüyorum. 

Yükseliyorum yükseliyorum ama ufuktaki dağ...



... hep aynı yerde duruyor.


Tekrar %8’le tırmanmaya başladık.

Asfalt kaba. En sevmediğim cinsten. Pütür pütür dalga

 dalga. Adamı hasta ediyor. Zift üzeri mıcır, bırak

 arabalar düzlesin. Bunu ner’den öğrenmişler?


2000 m sonrası havanın tadı daha da
 güzelleşti. Derin derin içime çekiyorum.



14’üncü kilometrede sağda bir tesis

 gözüktü, uzakta. Bu nedir burada, termal mi? 



Yanına yaklaşınca kayak merkezi olduğunu görüyorum. Demek

 kışın burada bu işi yapacak kar oluyor.




Güresentepe Geçidi (2180 m)


10 km %10’dan bir iniş gösterdi. 


Ve uçuyoruz. Frenlemesem 80’i bulacak, belki

 de geçecek. 60’ı geçmemeye çalışıyorum.


Yeşilburç diye bir beldeden geçiyorum.


09.46, Niğde’deyim.





Dört Ayak Camii (1762)


Niğde kalesinin çevresi temizlenmekte.





Öylesine dönüyor dolaşıyorum şehrin içinde. Müze yazısını
 görmemle peşine düşüyor ve bahçesine girip duvara dayıyorum. 

Niğde Müzesi


Mutfak Kabı ve Ocak Ayağı / İri Vazo


Değişik Formlarda Vazolar


Kabartmalı Kaplar


Köşk Höyük Evi (Erken Kalkolitik Ç., MÖ 4883±125)


Metalik Kap / Mutfak Kapları


İdoller


Törensel İçki Kabı (Rython)



Niğde Steli (Geç Hitit Ç. MÖ 8. yy)


Pithos (Geç Hitit Ç. MÖ 8. yy)


Kemer


Sunu Kabı (Tepebağları Höyük)



Lahit (Roma Ç.)


Medusa Başı (Roma Ç., MS 2. yy)



Sungurbey Camii

 Kapı ve Pencere

 Kanatları (İlhanlı D.)


Kilim




Cicim


Zili (Adana)


Kemerhisar (Bor)


Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi 




Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi 

Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi Bahçesi



Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi Bahçesi


Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi


Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi


Niğde Üni. Göncü Konağı Konukevi



Tabal Gastronomi Evi



Tabal Gastronomi Evi


Tabal Gastronomi Evi




Cullaz Camii 




Sokullu Mehmetpaşa Bedesteninin

 Kent Müzesine Dönüştürülmesi İşi denilmiş


Niğde Saat Kulesi




Kığılı Camii


Kığılı Camii


Kığılı Camii İçi



Kığılı Camii İçi


Hüsamettin Ağa Camii


Hüsamettin Ağa Camii


Niğde Belediyesi


Cumhuriyet Meydanı



Niğde ÖE










Esen Bey Türbesi

Esen Bey Türbesi

Esen Bey Türbesi

Eski bir ev, bir etkinlik var bahçesinde ama nedir? Merakla
girip bakınca davet alıyorum ve bir kalabalıkla karşılaşıyorum.

Murat Ali Paşa Camii


Murat Ali Paşa Camii

Hüdavent Hatun Türbesi 

Hüdavent Hatun Türbesi 


Hüdavent Hatun Türbesi 

Gündoğdu Türbesi

Niğde Belediyesi Kültür Merkezi


Günü sonlandırmadan Kadıoğlu Sokak-Niğde Evleri

 diye bir mahalleye yürüyor...




... hava da artık kararmaya başladı, gene de bazı fotolar

 çekiyorum, ama buraya yarın tekrar gelmek istiyorum.




Kadıoğlu Sokak-Niğde Evleri 

Salça kaynatan hatun, Kadıoğlu Sokak-Niğde Evleri 

Tabal Gastronomi Evi by Night


Tabal Gastronomi Evi



























































































21. gün (devamı) Niğde II - 19. gün (öncesi) Bor–Çiftlik






[bisikletle]Türkiye: Anadolu Beylikleri...

 

İstanbul-Bolu


Bolu–Mudurnu, 50 km


Mudurnu-Nallıhan, 50 km


Nallıhan-Mihalıççık, 63 km


Mihalıççık-Sivrihisar, 69 km


Sivrihisar-Emirdağ, 61 km


Emirdağ-Yunak, 66 km


Yunak-Akşehir, 64 km


Akşehir-Kadınhanı, 76 km


Kadınhanı-Konya, 66 km


Konya II


Konya III


Konya IV


Konya-Çumra, 60 km


Çumra-Karapınar, 77 km


Karapınar-Ereğli, 68 km


Ereğli-Ulukışla, 56 km


Ulukışla-Bor, 61 km


Bor-Çiftlik, 50 km


Çiftlik-Niğde, 42 km


Niğde II


Niğde-Derinkuyu, 60 km


Derinkuyu-Ürgüp, 42 km


Ürgüp-Hacıbektaş, 71 km


Hacıbektaş-Kırşehir, 54 km


Kırşehir II


Kırşehir-Kaman, 64 km


Kaman-Keskin, 47 km


Keskin-Kırıkkale, 37 km


Kırıkkale-İstanbul








İlginizi çekebilir [bisikletle]Türkiye: Kommagene Krallığı (İliç-Divriği)