İstanbul’un uç noktalarından sayılır Büyükçekmece tarafları. Bugün gene son gittiğim 5 Nisan’daki rotayı pedallamak istiyorum. Sadece farklı bir kaç nokta var, haritayı incelerken gördüğüm, oraları keşfetmek üzere sabah evden çıkışım 08.44. 17,1 °C hava sıcaklığı ile başlıyoruz. Bugün güneşli bir gün olacak.
Bölgeye gidişi daha önce defalarca anlattığımdan bugün ayrıntıya girmeyeceğim (rotayı altta okuyabilirsiniz). Özetleyecek olursam; Bostancı’dan Mustafa Kemal’e trenle, oradan (10.21) Küçükçekmece Gölü kenarından Avcılar sahil parkına (*). Ve devamında gelen, mola verdiğimiz, cami karşısındaki kahvenin yıkıldığını son gelişimde gördüğümden, bu nedenle oraya çıkmak yerine, Avcılar İDO iskelesinden düz devam ediyorum. Avcılar Atatürk Evi ve Müzesi ile Öğretmenevi geçilerek süren yolum sağ sol yapıyor ve üzerinde karşılıklı bir yığın “Düğün Sarayı” denilen mekanların dizili olduğu bir yere geliyor.
Yolları yıkayan bir araç karşımdan gelmekte. Sağa sola fışkırttığı su ve altındaki fırçalarla temizlik yapmakta. Kuru bölümleri kollayarak yanından geçip yolu takip ediyor, daracık, sadece bisikletin geçebileceği bir apartman boşluğu arasından geldiğim sokağı hafif tırmanıp ambarlara inen yolun başına ulaşıyorum. Harika. Böylece trafiğin yoğun olduğu yoldan ve üzerindeki kısa rampadan kurtulmuş oldum. Bundan böyle bu yolu kullanırım artık.
(*) Bugün de her iki bölge, havanın da güzelliği nedeniyle dolu; piknikçiler, çocuklar, koşanlar, İmam Hatipli öğrenciler kılığında kalabalık bir kızlar grubu, ve ayrı köşede oğlanlar grubu, malzemesini kapmış yer arayanlar… Kaynıyor ortalık.
Ambarlar Dolum Tesisleri geçilip Beylikdüzü çarşına çıkılıp (11.34) bildiğim yoldan devam ediyorum. Geldim West İstanbul Marina ayrımına. Burayı da çok merak ediyorum ama sorduğum iki kişi bana net bilgi veremiyor. “İndikten sonra kıyıdan devam etsem başka çıkışı var mı? Yoksa aynı yolu geri mi pedallamam lazım?” Haritadadan da pek bir şey anlayamadım. Pas geçiyor, başka zamana bırakıyorum. Ancak daha sonra bir motorcudan ayrı çıkışın olduğunu öğrendim. Buraya mutlaka gelecek sefer ineceğim.
İnsanlığın "Evrende yalnız mıyız?" sorusuna yanıt arayışında Mars’tan devrim niteliğinde bir haber geldi. NASA'nın emektar keşif aracı Curiosity, Gale Krateri'nde yürüttüğü çalışmalar sırasında, gezegenin geçmişinde yaşamın filizlenmiş olabileceğine dair en güçlü kanıtları gün yüzüne çıkardı.
Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bu haber beni de çok heyecanlandırdı. Bu evren herhalde sadece bizler için var değil. Ama ne zaman kesin bulgular çıkar? Elon Musk'ın Mars'ı insanlık için bir yedek yuva olarak kolonileştirme düşüncesini duymuştuk. Ancak Kızıl Gezegen'i yaşanabilir hale getirme ve kolonileştirmenin pratik yönleri hâlâ büyük ölçüde teorik düzeyde.
Beylikdüzü Yaşam Vadisi (**) denilmiş. Kocaman bir alan yeşillendirilmiş, bisiklet yolu bile çizilmiş, oturma kioskları/kamelyalar serpiştirilmiş… Güzel bir iş çıkarmış belediye. İnsanlar da zaten tadını çıkarmak için gelmişler-yayılmışlar. Önünden geçerek düz devam ediyorum, son gelişimde tanıştığım bisiklet arkadaşımın götürdüğü yoldan. Ama uzatıyor bu çıkış yolu, gereksiz yükseliyor sonra dönüş yapıp aynı noktaya (Zeynep Hatun Camii) geliyorsun. Tek artısı belki araçlardan az uzaklaşıyorsun, aralardan giderken.
(**) Beylikdüzü Yaşam Vadisi, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde E5'ten Marmara Denizi sahiline uzanan dev bir yeşil koridor parkıdır. 1,2 milyon m² alanda 6 etaptan oluşuyor; yürüyüş/bisiklet yolları (4,5 km), yeşil amfi, çocuk parkları, engelsiz oyun alanları, piknik/dinlenme köşeleri, street workout parkurları, sanat atölyeleri, kütüphane ve havuzlar var.
Gürbulak sahili gene piknikçilerin istilasına uğramış. Her yere yayılmışlar, ama öyle yerler ki, değil piknik, durmazsın bile! İnsanımızın piknik anlayışı bir tuhaf. Böyle çok durum görüyorum, çöplüğün içinde piknik, denize sırtını dönmüş piknik, trafiğin kenarında piknik…
Hani bir hikaye mi desem fıkra mı desem, var ya. Tanrı dünyayı yaratırken paylaşımlar yapmakta. Ülkeler sormuşlar; en güzel yerleri onlara verdin, 3 tarafı deniz, dağları ovaları vadileri var. Bize niye bunları vermedin? Durun daha Türk insanını yaratmadım! Öyle değil mi, bu güzelliğin değerini bilmeyen bizler!
Gene özetle; Büyükçekmece (***)-Atatürk Spor Kompleksi-İSKİ tesisleri-bitişik nizam villa siteleri ve Kahve Dünyası’nda bir doppio espresso (115-) molası (14.29 / 21,7 °C / 53.72 km / 14,8 km/s). 2 de top çikolata ile devam enerjimi alıyorum. Öncesinde Macrocenter’e uğrayıp, içkiler indirimdeymiş, 2 Tanqueray Sevilla (*4) kapıyorum.
(***) Büyükçekmece’de bir çay molası (13.24). Arayıp da zor bulduğum bir yerde (20-). Sonra yolumun üzerinde bir yer gördüm. Gelecek sefer orada duracağım.
(*4) Tanqueray Sevilla (tam adıyla Flor de Sevilla), klasik Tanqueray cininin acı portakal (Sevilla portakalı) aromasıyla yorumlanmış bir versiyonu. İspanya’nın Seville şehrinden ilham alır.
Burdan sonrası, yeni bir rota deneyeceğim gene. Yolu oldukça kısaltacak. Büyükçe bir yay çiziyordum, şimdi dimdik ineceğim o bölgeye, hipotenüs : )) Anayola çıkıp bir 500 m kadar gidip gelen caddeden sağ ve saldım kendimi yokuş aşağı (Akçaburgaz Cd.). Evde işaretler koyduğum noktaları arada kontrol ederek 1,5 km kadar sonra gelen kavşaktan gene sağ yapıyorum. Yol düz ve hafif inişli seyretmekte (Haliç Cd.). Ve gene 1,5 km sonra gelen sapaktan sol (ortadaki su kanalı üzerinden) ve kısa bir yokuşu ters pedallayıp geldiğim tepeden devamla yokuş aşağı. Şimdi eskiden geldiğim, uzun dediğim yola bağlandım (Uğur Mumcu Cd.). Gene 1,5 km kadar gidip soldaki TEM Yanyolu’na çıkıp, az kaldırımdan az yoldan ters giderek 300 m sonra soldan büyükçe geniş bir bulvara giriyorum (sapak köşesinde Sheraton Esenyurt var). Burada, merak ettiğim bir Afrika lokantası vardı (Ellas Kitchen), onu teftişe geldim.
Biraz Dünya Mutfaklarına merak sardım. Buldukça deniyorum. Burasını da okumuştum bir yerde. Bisikleti önüne çekip kapısından giriyorum. Karanlık bir mekan, bir kaç masa, ağır bir koku karşılıyor beni. Pek itici bir durum! Solda, kasa arkasında oturan bir siyahi hanım. Soruyorum: “Vejetaryen menünüz var mı?” Anlamadığım kelimelerle, yok der gibi bir baş hareketiyle cevap veriyor. Belki de Türkçe bilmiyor, ama “No” olarak algılayıp, bu kokulu mekanda oturup yenilmez diye hemen çıkıyorum. Halbuki ne de heyecanlanmıştım, Afrika mutfağını okurken.
Çok değişik bir bölge burası. Rezidanslar, dev binalar, ticari alanlar…, modern bir yaşam örneği/görünümünde. Soul Entertainment Group ismi karşıma çıkıyor, araştırırken. Çok fonksiyonlu spor kampüsü imiş.
Hoşdere-Esenyurt Yolu’dan Liv Bahçeşehir Hastanesi’ne doğru pedallıyorum. Ve buradan da Aqua Club Dolphin’e doğru. Bu bölüm de yeni, gerçi fi tarihinde bir geçmiştim ama bundan böyle buradan devam edeceğim. Tek sıkıntısı, Esenkent-Bahçeşehir Yolu’na bağlanırken akan trafiğin içinde şeride girmek. Çünkü çokça araç sapmak için sağa yanaşmakta. Üst noktalardan bağlanınca yol boyunca daha kolay şerit tutuluyor.
Bundan sonrası gene aynı, eski rota; 03 Güney Yanyolu’ndan Altınşehir ve Küçükçekmece Gölü üstünden Yarımburgaz-Halkalı. Ve tren ve metro sefâsı sonrası evin garaj kapısı önündeyim (17.34).
Önemli 3 yeni/farklı rota buldum : ))
bisikletle Büyükçekmece IV: Dudullu-Bostancı-(tren) Mustafa Kemal-Avcılar-Beylikdüzü-Gürpınar-Büyükçekmece-Alkent2000-Esenyurt-Altınşehir-Halkalı-(tren) Bostancı-(metro) İMES-Dudullu
Tur tarihi: 26 Nisan 2026
Alınan yol: 75,43 km
Ortalama hız: 16 km/s
En yüksek hız: 55,6 km/s
Bisiklete biniş süresi 4 s 43 dk, dışarıda geçen süre 8 s 51 dk
En yüksek sıcaklık 30 ˚C, en düşük 17 ˚C, ortalama 23,2 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 790 m, kaybı (iniş) 914 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 190 m
Garmin yol bilgileri bisikletle Büyükçekmece IV
Relive yol bilgileri bisikletle Büyükçekmece IV
Bölgeye yapılmış geziler bisikletle Büyükçekmece III, Keşif Turları; Sancaklar Camii’ne Gecikmiş Bir Ziyaret
İlginizi çekebilir Keşif Turları; Balaban, Teftiş Turları; Çiftalan, Heybeliada; Yağmurdan Önce




















