11 Mayıs 2026

Anneler Günü’nde bisikletle Gebze’nin Köylerine


Hafta başı Beykoz tarafına Reşadiye’ye gideyim diyordum. Riva kenarındaki yol çok keyiflidir. Epeydir de gitmedim. Ancak hava tahmini bir sağanak ihtimalini gösterince Gebze öne çıktı. Köyleri öyle güzeldir ki. Bu sefer uzundur geçmediğim Kadıllı üzerinden gittiğim rotayı tercih ettim. Bölgeye ilişkin daha önce çokça ayrıntılı bilgi verdiğimden (yazının sonunda okuyabilirsiniz) tekrar etmeyeceğim.


Anneler Günü, nasıl ortaya çıktığını anlatmıştım (bkz. Anneler Günü’nde bisikletle Anadolufeneri). Ama bugünün Türkiye’sinde ister anne olsun, kadınların üzerine ücretsiz biçimde yüklenen bakım emeğinin (çocuk, yaşlı, engelli ve ev içi bakım işleri) -hâlâ “doğal” bir kadın görevi olarak görülmesi- toplumsal eşitsizlik yarattığı sıkça dile getiriliyor. 


Bu konuda öne çıkan temel noktalar:


- Kadınlar, ücretsiz bakım işlerinin büyük bölümünü üstleniyor ve bu durum kadınların çalışma hayatına katılımını ciddi biçimde sınırlandırıyor.

- Kreş, yaşlı bakım merkezi ve kamusal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması durumunda hem kadınların üzerindeki yük azalacak hem de milyonlarca yeni istihdam yaratılabilecek.

- Bakım ekonomisinin, inşaat sektörüne göre çok daha yüksek istihdam kapasitesi taşıdığı; aynı yatırım miktarıyla yaklaşık 3 kat daha fazla iş yaratabileceği vurgulanıyor.

-Özellikle kadın istihdamının artırılması için bakım hizmetlerinin bir “sosyal hak” ve kamusal hizmet olarak görülmesi gerektiği belirtiliyor.

-Uzmanlara göre bakım hizmetlerine yapılacak yatırımlar sadece kadınlara değil, genel ekonomiye de doğrudan katkı sağlayacak.



Bugünü özetleyecek olursam:


  • 08.41, evden çıkışım.

  • 10.37, Gebze’den başladım pedallamaya. Bugün istasyondaki hep kullandığım asansör çalışmıyordu. Diğerini kullanınca lokomotif geride kaldı, fotosunu çekemedim.
  • Hava İstanbul’da 21 derece idi, burada 25,1 oldu. Trene binmeden kolluk ve bacaklıkları çıkartmış, üzerimdeki windstopper yeleği ince yelekle değiştirmiştim.
  • Pelitli’ye çıkan yokuşun tepesinde Jandarma trafik kontrolu yapıyor. Daha önce de bu noktada görmüştüm.
  • Pelitli’de, sapak köşesinde yeni bir inşaat görüyorum.
  • Pelitli mezarlığı sonrası yolda damperliler çalışmaya başlamış. Kurtulamıyoruz bu araçlardan : ((
  • İlk defa bu yolda köpek çıktı kovaladı. İyi koşturdu.
  • 11.19 / 26,5 °C,  22’nci kilometredeyim, ortalamam 18,3 km/s. Rakım 192 m.
  • 37 m.ye indim. Çok keyifli bir iniştir burası (Pelitli-Tavşanlı). Böyle yeşilliklerin içinden kıvrılarak giden bir yol.
  • Araç geçmeyince çevredeki kuşların sesleri öyle güzel geliyor ki.
  • 2 trafik polisi kontrol yapıyor. Ama araçları nerede bunların?
  • Uzun bir rampa. 203 m.ye çıktım ve de “Eco” ile. Bravo bana.
  • 12.33, 34. km, Demirciler köyünden ayrılıyorum. 2 çay ısmarladı bana Tuncer Bey (1. sandviç mideye indi). Kahvede tanıştık, sohbet ettik. Çiftliği var. Büyük baş hayvanlarını satmış, şimdi kurbanlık ticareti yapıyor.
  • Demirciler sonrası gelen sanayinin giriş yolu üzerinde sağda ‘besleme alanı’ gibi yerler vardı eskiden, kalkmış hepsi. 2 tane hatırlıyorum, ikisi de yok. 
  • Sokak hayvanlarına, özellikle köpeklere son dönemde yapılanları anlamak mümkün değil. Onları, sokak sorunu “yaratıcısı” veya “suçlu” olarak değil, insan kaynaklı bir sorunun, ihmal ve sahipsizliğin bir sonucu olarak görmek gerek. Barınaklarda kötü şartlarda ölüme terk etmek İslâm’daki “merhamet” ve “yakın bir canlı” anlayışına da uymuyor (namazı niyazı eksik etmezler ama)!
  • O'live Garden diye bitişik nizam bir villa sitesi. 11,5 – 12 milyon TL bandındaymış fiyatı. Türkiye’de yeni konut projelerine yönelik yaygın eleştirilerden biri, projelerin birbirine benzemesi ve “pazarlama odaklı estetik” anlayışı. Bazı kullanıcı yorumlarında modern projelerde tasarım dilinin fazla gösterişli ama bütünlükten uzak olduğu eleştirileri görülüyor.

  • Denizli Göleti’ne (*) gidecektim ama bir müddet sonra yol bozuldu, stabilize oldu. Devamı da mı böyle, dönüşte buradan tırmanmak gerekecek. Bir de kalabalık görünüyordu, devamlı da yeni gelen vardı. Vaz geçtim. (*) İçme suyu ihtiyacını karşılayan bir baraj gölü.
  • Yörükler Obası’na da buradan gidildiği gösterilmiş, herhalde göletin devamında. Şöyle tanıtılmış: Sığırlık Merası çevresinde yaşayan Yörük toplulukları, Gebze’nin hızla sanayileşen yapısı içinde geleneksel yaşam biçimini sürdürmeye çalışan son göçer-konar kültürel yapılardan biri olarak görülüyor. Bölgedeki Yörüklerin kökeninin Osmanlı’nın ilk dönemlerine, hatta Orhan Gazi döneminde bölgeye yerleştirilen Türkmen/Yörük topluluklarına kadar uzandığı anlatılıyor. Birçok haberde, geçmişte bölgede onlarca Yörük çadırı bulunduğu; bugün ise yaşamın giderek azaldığı belirtiliyor. Sanayileşme, imar baskısı ve mera sorunları nedeniyle geleneksel yaşam biçiminin zorlaştığı sıkça dile getiriliyor. Buna rağmen bazı aileler hâlâ hayvancılık yapıyor, Yörük kültürünü yaşatmaya çalışıyor, çocuklarına geleneksel yaşamı aktarmayı sürdürüyor.
  • Cumaköy Mesire Alanı; araç park yeri yeterli sayıda olmayınca yolun her yanına park edilmiş, karşı karşıya gelen araçlar trafiği tıkamakta. Ücretsiz olan bu yere aşırı talep var. Makul bir ücret biraz sayıyı düşürebilir, yoksa ne park yeri ve de masa bulunur. Çok merak ediyorum, akşam kapanış saatinde temizliğin durumunu. Çöpünü toplama alışkanlığı olmayan bir millet olduğumuzdan. “İnsan sayısı yüksek olunca, aynı gün içinde tekrar tekrar kirlenme oluyor” denilmiş.
  • Kadıllı’ya girmeden Firuzan’ın annesini arıyor Anneler Günü’nü kutluyorum.

  • 14.10; Göçbeyli’den geçiyorum, 57,8 km / 17,3 km/s / 104 m R / 32,5 °C. 2. bataryaya geçtim.
  • İstanbul Park denilen F1 pistinden gürültülü motor sesleri gelmekte. Şöyle biraz durup dinliyor bakıyorum. Yarış var, peş peşe renkli otomobiller geçmekte.
  • 2026 AVIS Türkiye Pist Şampiyonası 1. Ayak, 9–10 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Park pistinde gerçekleştirilecek sezon açılış organizasyonudur. 9 Mayıs Cumartesi: Antrenman seansları. Sıralama turları. 10 Mayıs Pazar: Resmi antrenmanlar. 1. yarış, 2. yarış.
  • Petrol Ofis benzinci kafesinde biraz dinleniyor, yanımdaki 2. sandviçi yiyorum.

  • Damperliler deli gibi gitmekte. Bana da korna çalarak yoldan çekilmemi söylemekteler. Biri durdu: “Bisiklet yolundan gitsene, ezileceksin” dedi. Var da mı gitmiyorum?!
  • 17.17, eve varışım. Metro’ya uğrayıp alış-verişimi de yaptım.

   

Geçen gün bir Alman dergisinde okuduğum bir yazıda (Mükemmel Erkek Vücuduna Dair Tehlikeli Rüya) bigoreksiya’dan söz ediyordu. Kişinin kendi vücudunu “yeterince kaslı değil” diye algılamasıyla ortaya çıkan bir beden algısı bozukluğundan. Terim, "bigger" (İngilizce: daha büyük) ve "anoreksiya" (oreksis: Yunanca iştah) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. 1990'larda Amerikan psikiyatrist Murray R. Pope ve David Phillips tarafından ilk kez tanımlanmış, kaslı görünmeme takıntısını ifade etmek için "ters anoreksiya" olarak adlandırılmıştır. Bu köken, anoreksiyanın aşırı zayıflık korkusuna zıt olarak kas yetersizliği saplantısını vurgular.


Kişi sürekli “daha kaslı olmalıyım” düşüncesine takılır, aynada kendini olduğundan küçük/zayıf algılar. Bu algı, aşırı spor, diyet ve bazen steroid kullanımı gibi davranışlara yol açabilir. Hormonal etkenler (endorfin salgısı), sosyal medya baskısı ve düşük özgüven rol oynar. Erkeklerde daha sık görülse de kadınları da etkiler; vücut geliştirme sporcularında yaygındır.






















Anneler Günü’nde bisikletle Gebze’nin Köylerine: Dudullu-Bostancı-(tren) Gebze-Pelitli-Tavşanlı-Demirciler-Denizli-Cumaköy-Kadıllı-Göçbeyli-Sabiha Gökçen Havaalanı-(metro) Kozyatağı-(metro) İMES-Dudullu


Tur tarihi: 10 Mayıs 2026

Alınan yol: 76,77 km
Ortalama hız: 18,2 km/s

En yüksek hız: 55,9 km/s
Bisiklete biniş süresi 4 s 12 dk, dışarıda geçen süre 8 s 21 dk

En yüksek sıcaklık 33 ˚C, en düşük 20 ˚C, ortalama  27,7 ˚C
Yükselti kazancı 
(çıkış) 1058 m, kaybı (iniş) 1161 m
En düşük yükselti 0 m, en yüksek 264 m

 

Garmin yol bilgileri Anneler Günü’nde bisikletle Gebze’nin Köylerine


Relive yol bilgileri Anneler Günü’nde bisikletle Gebze’nin Köylerine