30 Temmuz 2023

e-Bisiklet Üreticisi VanMoof Batışını Açıkladı


Uzun süredir VanMoof bir başarı öyküsüydü ve bir dizi yatırımcıyı bünyesine çekebilmişti. Ancak son zamanlarda tanınmış e-bisiklet üreticisi giderek bir bunalıma düştü, var olan modellerin satışı ve ödemelerin duraksaması sonucu. Sonunda mahkeme şirketin batışını duyurdu.

 

Beğenilen üretici artık e-bisiklet satmıyor

 

VanMoof’un kısa süre önce web sitesindeki açıklamasına göre: "Var olan siparişlerin üretimini ve teslimatını yakalamak için satışı geçici olarak duraklattık." Birkaç teknik sorunun ve gecikmelerin olduğu, alınmış olan siparişleri tamamlamak istemeleri açıklanıyordu. 


Şu anda üreticiden yeni bir e-bisiklet satın almak olası değil. Kendi anlatımlarına göre siparişlerin birikmiş işleri çok fazla. Uzun süredir yeni VanMoof e-bisikletlerini bekleyen ve siparişlerin işlenmesiyle ilgili sorunlardan rahatsız olan alıcıların anlatımları da sosyal medyada birikmiş durumda.

 

VanMoof'ta yaygın sorun göz ardı edilmedi

 

Ama bu gerçekten geçici bir sorun mu? Kesinlikle üreticinin süre gelen parasal sorunların tutanakları çok fazla. Üretici, S4 ve X4'ün yanı sıra S5 ve A5 Dark Grey ile bir dizi yeni modeli de bu yıl pazara sürmüştü. Bununla birlikte yıl başında neredeyse bir batış ve büyük bir ücret artışı konusunda olumsuz başlıklar da vardı. Süre gelen parasal sorunların raporları da Reddit'te birikmekteydi. 


Genel olarak işler VanMoof için pek pembe görünmüyor. Şirketin şu anda büyük sorunlarla karşı karşıya olduğuna şüphe yok. Bunların gerçekten sadece üretim ve teslimattaki gecikmelere mi dayandığı yoksa daha derin mi olduğu son günlerde netlik kazanmadı. Birkaç gün önce Reddit, üreticinin batmadığına dair bir bildiriyi okudu: "Yolda VanMoof'un batmaması için çok fazla bisiklet var". VanMoof, "Gücümüz tekrar isteme uygun duruma geldiğinde satışları yeniden etkinleştireceğiz" dese de ortaya çıkan işe yaramıyor gibi görünüyor. Çeşitli medya tarafından bildirildiği üzere VanMoof resmen battı.



VanMoof sonunda bitti

 

Uzun süredir belirtilmek istenen şey şimdi açıkça doğrulandı. VanMoof'un başı büyük sıkıntıda. Şirket geçen hafta ertelenmiş bir ödeme istedi ve aldı. Amsterdam mahkemesi bunu Hollanda'daki RTL Nieuws'a doğruladı. Mahkemeye göre üreticinin geleceğini açık bir duruma kavuşturmak için iki yönetici görevlendirildi. 


Çoğu durumda, ertelenmiş bir ödeme başvurusu batışın başlangıcıdır. Bu, parasal sorunlara çözüm bulmak için süre kazanmaktır. VanMoof şu anda yükümlülüklerini ve işleme alacaklılarını karşılayamıyor. Şirkete göre birçok şehirde mağazaları kendi çalışanlarını korumak için kapatılacak. Şirket, "İşlemi sürdürmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz ve yaklaşan teslimatlar veya onarımlarla ilgili olarak olabildiğince en kısa sürede tüm kişilerle ayrı ayrı iletişime geçeceğiz" diye açıklıyor. Ancak ertelenen ödeme mahkeme tarafından geri çekildi. Büyük bir büyüme eğrisi gözeten girişim şimdi batık başvurusunda bulunmak zorunda. Ne var ki şimdilik bu yalnızca VanMoof'un Hollandalı şirketlerini etkiliyor. Oradaki şubeler zaten kapalı. Yabancı işletmeler şu ana kadar etkilenmiş görünmüyor.


Batış artık önlenemez

 

Sorunlar rastlantısal değil ve apaçık durumda. Şirket, 2021 yılı ön tutanağında kendi varlığının belirsiz olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu. O günlerde VanMoof’un geleceği, 2020'de 47 milyon avro ve 2021'de 87 milyon avro kaybettikten sonra yatırımcıların istekliliğine bağlıydı. Şimdi borç çok büyümüş görünüyor. VanMoof için yeni veya var olan yatırımcılardan yeni varlık gelip gelmeyeceği, markanın satılıp satılmayacağı veya Hollandalı e-bisiklet üreticisinin sonunun görünüp görünmeyeceği henüz belli değil. Kendi anlatımlarına göre, kayyumların değerlendirmesiyle şirketi yeniden başlatma ile kurtaracak bir çözüm arayışındalar.

eBikeNews







İlginizi çekebilir e-Bisiklet Reklam Sansüründen Sonra: VanMoof’dan Araba Karşıtı Yeni Video , Cam Bisiklet, Devrim mi, Yutturmaca mı? "Supre Drive" vitesi diğerlerinden üstün


24 Temmuz 2023

Fransa Bisiklet Turu'nda zaferin adı Jonas Vingegaard!


110. Fransa Bisiklet Turu'nu, Jumbo-Visma takımının Danimarkalı sporcusu Jonas Vingegaard üst üste ikinci kez kazandı.



Yol bisikletinin en prestijli yarışı kabul edilen organizasyonun 21'inci ve son etabı, Saint-Quentin-en-Yvelines ile başkent Paris'teki 115,5 kilometrelik parkurda yapıldı. Etabı 113. sırada bitiren Vingegaard, genel klasmanda 82 saat 5 dakika 42 saniyelik derecesiyle Fransa Bisiklet Turu'ndan zaferle ayrıldı.

 

Geçen yılki organizasyonu da zirvede tamamlayan 25 yaşındaki Danimarkalı bisikletçi, genel klasman ikincisi BAE Emirates takımından Sloven Tadej Pogacar'a 7 dakika 29 saniye fark attı. Pogacar'ın takım arkadaşı Britanyalı Adam Yates ise üçüncülük elde etti.


Son Etabı Meeus Kazandı

 

Turun son etabında ilk sırayı, 2 saat 56 dakika 13 saniyelik süresiyle Bora-Hansgrohe takımından Belçikalı Jordi Meeus elde etti. Alpecin-Deceuninck ekibinden yine Belçikalı Jasper Philipsen ikinci, Jayco-AlUla'dan Hollandalı Dylan Groenewegen üçüncü sırada etabı bitirdi.

Cumhuriyet








İlginizi çekebilir Selle Royal ON, Bisiklet sürücülerinin uyması gereken kurallar: Madde 66 , Dünyanın en çılgın bisikletleri...

6 Temmuz 2023

[bisikletle]Türkiye: Marmara’dan Ege’ye, oradan Akdeniz’e… (Muğla-İstanbul)

 

4 Temmuz 2023, Salı / Muğla - İstanbul, 6 km (31. gün)


Sabah heyecandan olsa erken uyandım. Otobüsüm 9.45’de. Yarım saatlik bir yolum var otogara. Yani 8 buçuk sonrası çıkarsam rahta rahat varır, biraz orada empati yaparım, bisiklet konusunda sıkıntı olmasın diye. Gerçi Kamil Koç bu konuda çok iyi. Biraz salonda arkadaşların kalkmasını bekliyorum. Onlar da odada benim uyanmamı bekliyorlarmış.


Firuzan için erik yollamak istiyor Ali. Alamam, yerim yok desem de bir torba dolusu erik topluyor, çantaya sıkıştırıyorum. Çantalar kapatılıyor, bisiklet saklandığı yerden çıkarılıyor, yükleme işi tamamlanıyor, ilk fotoyu Ali çekiyor ve çok keyifli 5 gün geçirdiğim arkadaşlarıma veda edip evden ayrılıyorum. (...) Karabağ Yaylasından uzaklaşmaktayım. Ara sıra geçen araçlar var. Hava güzel, bölge güzel. Gerçekten çok güzel bir yerde oturuyor, evi de, bahçesi de, hayvanları da, hepsiyle mükemmel. (...) Rahat bir şekilde ulaştığım karayolunda soldan devam edip otogara giriş yapıyorum. Gelen-giden aynı yerde işlem görüyor. Bense giden ucunda Kamil Koç’un İstanbul otobüsünü beklemedeyim. Bakalım ne gelecek? Travego en ideali, sökmeden giriyor. Diğerlerinde tekeri ve seleyi sökmek gerekiyor. (...) Gelen Temsa’nın Maraton modeli. Sökülecek. Hangi taraf, sağ mı sol mu? Sol deniliyor ve çantaları ve bisikletin tekerini de söküp, muavinin de yardımıyla çantaları ve bisikleti güzelce yerleştiriyoruz otobüsün bagajına. Bu muavin çok efendi ve yardım sever çıktı. Bazıları asık suratlı oluyor ve elini sürmüyor.


9 saatlik yolculuk başlıyor. İnternet var otobüsün içinde ama hiç bir şey açılmıyor, gücü yok. Adı var kendi yok yani. Kamil Koç satıldığından beri sanki ileri gideceğine gerilemeye başladı. Her seyahat edişimde bir şeyler eksik olduğunu görüyorum. Bir seferinde otobüsün amortisörleri arızalıydı, zıplaya zıplaya geldik. En ufak kasis ve çukurda sarsılıyorduk. Bir başkasında tekerin balansı bozuktu, sürekli vuruyordu. Ama 10 liralık fark da alsalar tekli koltuk olayı en iyi çözüm oldu şehirlerarası otobüslerde. Düşünsenize, adam molada ciğerlerini sigara dumanıyla doldurup yanınıza oturuyor ve yol boyunca nefesini verip duruyor. İnsanın midesi kalkıyor.


5 dk.lık durmalarda inip yürüyorum. Ayaklar şişiyor böyle saatlerce oturulunca. Yarım saatlik yemek molasında gözleme+ayrana 95- TL ödenip mide şenlendiriliyor. Sıkıntısız bir yolculuk sonunda yarım saatlik gecikmeyle Dudullu terminaline vardık. Tekeri taktık muavinin yardımıyla ama doğru ve yeterli sıkmamışım QR kollarını, az gittikten sonra durup düzeltiyor, gene de temkinli sürüyorum eve. 3 dk. sonra evin garaj kapısındayım. Kamil Koç’la seyahatin en güzel yanı eve bu kadar yakın olması.


Her şeyin sökülüp, bisikletin park yerine konulup üstünün örtülmesi ve alış veriş arabasında yüklediğim çantaları asansörle eve çıkarıp giriş yapıyorum. Firu daha işten dönmemiş. Banyo yapıp rahatlayıp gelmesiyle de 30 günlük hasret sona eriyor, tekrar Firuzan’ıma kavuşuyorum.



Turun başından beri her gün bir çalışmasını gösterdiğim sanatçı Friedensreich Hundertwasser; Avusturyalı ressam, mimar ve çevreci aktivisttir. Gerçek adı Friedrich Stowasser olan sanatçı, 1928'de Viyana'da doğmuş ve 2000'de Yeni Zelanda'da vefat etmiştir. 


Düz çizgileri reddeden Hundertwasser, eserlerinde organik formlar, spiral motifler ve parlak renkler kullanır; doğa ile insan uyumunu vurgular. "Trans-otomatizm" teorisiyle izleyicinin algısını ön plana çıkarır ve mimaride standartlaşmaya karşı çıkar. En bilinen yapıtı Viyana'daki Hundertwasserhaus apartman kompleksi olup, çatlaklar, bitkiler ve renkli mozaiklerle kaplıdır. Ayrıca KunstHausWien müzesini tasarlamış; pullar, bayraklar ve çevre projeleriyle tanınır. 


1970'lerden itibaren Yeni Zelanda'da yaşamış, ormanları koruma kampanyaları yürütmüştür. Eserleri Venedik Bienali gibi etkinliklerde sergilenmiş; doğa dostu mimarinin öncüsü olarak anılır.

Vikipedi
















Muğla - İstanbul

Tur tarihi: 4 Temmuz 2023

Alınan yol: 6,37 km
Ortalama hız: 17,5 km/s

En yüksek hız: 26,1 km/s
Bisiklete biniş süresi 21 dk, dışarıda geçen süre 25 dk

En yüksek sıcaklık 26 ˚C, en düşük 22 ˚C, ortalama 24,2 ˚C
Yükselti kazancı (çıkış) 52,1 m, kaybı (iniş) 28,7 m
En düşük yükselti 615 m, en yüksek 646,1 m


Garmin yol bilgileri Muğla-İstanbul


Relive yol bilgileri Muğla-İstanbul


İlk fotoyu Ali çekiyor ve çok keyifli 5 gün geçirdiğim

 arkadaşlarıma veda edip evden ayrılıyorum. 


Gelen Temsa’nın Maraton modeli. Çantaları ve bisikletin tekerini

 de söküp, muavinin de yardımıyla çantaları ve bisikleti güzelce

 yerleştiriyoruz otobüsün bagajına.



























Sonuç: Senenin ilk turuna İstanbul’dan başlayıp Marmara’dan Ege’ye, ancak Akdeniz’e devam etmeyip Muğla’da sonlandırdım. 4 Haziran’da yola çıktım, 4 Temmuz’da döndüm İstanbul’a. 31 gün evden uzak kaldım. 1255 km yol pedallamışım. Yürüdüklerimi de eklersem çok daha fazla olur. 89,1 kg ile çıktım, 85,5 kg ile döndüm. Tura başlarken: ön çantalar toplamı 12,6 kg, arka çantalar toplamı 14,4 kg, gidon çantası 2 kg, hepsi toplam 29 kg ağırlıktaydı. Tur boyunca mataraların suyu ve alınan yolluklarla 30 kg.yi geçmiştir. Not aldığım harcamalar toplamı 9.506- lira; bunun 2.050- lirası nakit, 7.456- kredi kartı ile: yemek 1.269-, konaklama 4.427-, ulaşım 710- (572- şehirler arası), k.yemiş+içecek vs. 649-, ilaç-krem, hediyelik, bisi tamir vs. 1.459-.





















[bisikletle]Türkiye: Marmara’dan Ege’ye, oradan Akdeniz’e…; İstanbul - (metro) Yeni Havaalanı - Çerkezköy - Tekirdağ - Şarköy - Gelibolu - Eceabat - Çanakkale - Yenice - Akbaş - Bigadiç - Akhisar - Turgutlu - Ödemiş - Nazilli – Yatağan - Mazı - Akbük - (midibüs) Muğla - (otobüs) İstanbul



“[bisikletle]Türkiye: Marmara’dan Ege’ye, oradan Akdeniz’e...” turu böylece yarıdan fazlası tamamlanmış oldu. 3 il, 11 ilçe ve 2 köy/mahalle; Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi, Ressam İbrahim Balaban Müzesi, Müzik Teknolojileri Müzesi, Rüstem Paşa Camii, Uçmakdere, Mürefte, Trakya’nın Üzüm Bağları, Bolayır, Hallac-ı Mansur Türbesi, Gelibolu Mevlevihanesi, Namazgâh, Piri Reisi Müzesi, Peynir Helvası, Büyükanafarta Savaş Müzesi, Bigalı Karargah Müzesi, Tarihe Saygı Anıtı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Mehmetcik’e Saygı Anıtı, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Atatürk Zafer Anıtı, Alçıtepe, Çanakkale Şehitler Abidesi, Kilitbahir Kalesi, Çanakkale Boğazı, Dondurmalı İrmik Helvası, Çanakkale Saat Kulesi, Biga Çayı, Balık Tutan Adam Heykeli, Seramik Müzesi, Yenice Çileği, Müstecap ve Azap Dereleri, Tabakhane Köprüsü, Akbaş Etnografya Müzesi, Balıkesir Atatürk Evi, Bigadiç Müze ve Kültür Evi, Evliya Çelebi Camii, Bigadiç Helvası, Bigadiç Kasım Paşa Camii, Yeşil Camii, Achyraos Kalesi, Cehennemdere, Sındırgıbeli Geçidi (725 m), Thyateira Tepe Mezarı Antik Kenti, Zeytin Müzesi, Turgutlu Kent Müzesi, Karpuz Kaldıran Parkı, Bozdağ, Üç Eylül Teyyare Parkı, Kar Helvası, Ödemiş Merkez Ulu Camii, Arasta Çarşısı, Beydağ, Nazilli’nin Ağaçları, Nazilli Merkez Koca Camii, Kestane Camii, Uğur Mumcu Parkı, Fıstık Çamları, Stratonikeia Ören Yeri, Gökova, Gökbel Köyü, Akbük, Toparlar Şelalesi, İztuzu, Caretta Hastanesi, Kaplumbağa Plajı… daha nice görkemli yerler, eski arkadaşlar, yeni tanışıklıklar, macera dolu bir 4 hafta.  


------

Tur öncesi hazırlık aşamasında belirlenen rota, konaklama ve gezilecek yerler.