31 Mayıs 2022, Salı / Midyat II (36. gün)
Yola çıkmak zorunda olmadığım, Midyat’ta 2’nci günüm. Her zamanki saatte uyanıyorum, 5’te. Ama kalkmayıp biraz tembellik ve 7 buçukta sahne alıyorum. Tıraş falan derken kahvaltıya 9 gibi indim. Çok sıradan zevksiz bir tabak. Kızarmış ve soğumuş patates ile sigara böreği. Küçük kutuda Labne peyniri, 3-5 zeytin. Domates hıyar falan yok. Bu tatsızlığı söylemek için ÖE müdürüne bakınıyor ama yerinde bulamıyorum. Midyatlı Lamia Hanım arıyor ve tanışmak için 10’da Evim Pastanesini öneriyor. Dün akşam yapamadığım foto ve ses kayıtlarını aktarıyor, ardından otobüs durağına yürüyorum. ÖE’ye 100 m uzaklıkta. Bekleyen araca bindiğim gibi hareket ediyoruz. 7 dk.da bir kalkıyormuş. Midyat kartla beleş gidiyorum. Dünkü şoför bana Avrupa’da 65 yaş yok, değil mi? diye sormuştu. Beni yurt dışından biri sanmış olmalı. İstanbulluyum dedim. Bizde çok daha fazlası var : ))
Burada bu sarı mini otobüsler durak dışında dolmuş gibi, her elini sallayana duruyor. Durak kuralı işlemiyor. Şoför, durak aralarının uzak olduğundan yakınıyor, nedenini böyle açıklıyor.
Evim Pastanesi Saat Kulesi’nden sonra. Güzel bir yer. Açık havadaki bir masaya yerleşiyor, Lamia Hanım da hemen geliyor zaten. Tanışıyor, yaptıklarını dinliyorum: 15 dönüm tarlasına lavanta ekmiş. Önceki kaymakam destek vermiş ama yeni gelen kesince sulama için açılması gereken sondaj eksik kalmış. 75 binin 45’ini toparlamış 30 bini bulmaya çalışıyor (TL yani). Arkadaşım Okan’ı çok seviyor ve gösterdiği, verdiği desteğe müteşekkir olduğunu sıkça ifade ediyor. Laf lafı açıyor ve arkadaşım Ceylan’ı (*) da tanıdığı ortaya çıkınca her şey bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanıyor. Bir taraftan gelen ucu tutarken bir bakıyorsun ona eklenmiş başka bir uç çıkıyor. 2’sini birbirine bağlıyor ve zinciri uzatıyorsun, uzuyor da uzuyor… upuzun bir zincir oluyor. İnsanlar nasıl da birbirlerine bağlanıyorlar. O onu tanıyor, bu bunu, sen şunu, o diğerini derken gidiyor, uzadıkça uzuyor... Çay kahve içiyor, sohbeti derinleştiriyoruz. Biraz benden, biraz Okan’dan, daha çok kendisinden, az Ceylan’dan ve Elif’ten derken bir buçuk saat geçmiş oluyor. Yarın lavanta tarlasına gitmek üzere sözleşip ayrılıyoruz. Burada içtiklerimize 38 lira ödüyor, Eski Midyat’ı görmek üzere tekrar midibüse binip merkeze iniyorum.
(*) Uzundur görüşmediğim Ceylan’a daha sonra ulaşıyorum.
Sıcağın altında sokaklarda yürümekteyim. Burası bana Mardin’den daha güzel geldi, nedense. Belki de oradaki kalabalık beni yordu. Tam hafta sonuna denk geldi ve tüm turların içine düştüm. Her köşede insan toplulukları başımı döndürdü. Buradaki sakinlik çok iyi. Sokaklar daha geniş zaten. Böylece açı da geniş, Mardin’de dar. Biraz kafanı döndür beton veya briket duvarlar çıkıyor karşına. Burada oldukça geniş açıların içinde mimariyi görebiliyorsun.
Diziler için kullanılan konaklar, yenilenmiş konaklar, yurt dışına çıkıp para kazanıp dönenlerin restore ettikleri konaklar... Girişlerinde isimleri yazıyor, falancanın filancanın anısına şeklinde. Kiliseler var ama kapalı. Cemaati yok anlaşılan. Her yerde Süryani şarabı satılıyor, her yerde tespih satılıyor, yan yana dükkanlar. Bebeler peşinde, 3-5 kuruş kazanabilmek için. Bazı konaklara parayla giriliyor. Gümüşçüler Çarşısı, Gelüşke Hanı, Mor Akhisnoyo Kilisesi, Mort Şmuni Kilisesi... Konakların bazıları butik otel olmuş. Bir yabancı için çok heyecan verici olsa. Gerçi herkes için. Çok fazla sıcak var ama. Duvar diplerinden, gölgeden yürümek gerekiyor. Bir başka dünyada gibiyim. Zaman yolculuğuna çıkmış gibi.
Zamanda yolculuk, herkes tarafından merak edilen meşhur bir fiziksel soru işareti değil mi? Zamanın kendisi de yüzyıllardır insanların bir anlam yüklemeye çalıştığı derin ve anlaşılması güç bir gizem. Felsefeye göre zaman değişimin ta kendisidir. Fiziğe göre ise gözlemleyebildiğimiz evrenin 4. boyutudur. Peki zamanın kendi akışının ötesine geçip, onun içinde ileri ya da geri hareket etmek mümkün mü? Yani zamanda yolculuk yapabilir miyiz? Müdahil olmasam da izlemek çok isterdim. Gerçek geçmişin nasıl aktığını çok merak ediyorum : ))
Fazla sıcak oldu. Midemi rahatlatmak için Evim Pastanesine geri gidiyor, menemen ve kızarmış patates ile doyuruyorum. 51 lira tutuyor. Ardından gene midibüse binip ÖE’ye dönmekteyim. Berberde saç mı kestirsen diye dün gördüğüm sakallıyı arıyor, meşgul olduğunu görüp erteliyorum. Belki başka bir ilçede yaptırırım. Kilis’teki iyi kesmişti. O da sakallıydı. Dedim böyle bir sakal uzatabilen ve tıraşlayan saçı da iyi kesmeli : ))
Odada biraz tablete bakmaca. Burada odada internet çekiyor. Ancak kısıtlama getirmişler, sosyal medyaya sokmuyorlar. Gerçi bende sosyal medya yok ama VPN ile zaten delip geçiyorsun yasakları. Biraz da kestirip 5 sonrası tekrar sahneye çıkıyorum. Gene midibüsle merkeze ve sabah dolaştığım bölgelerde keşfe devam. Kalın duvarlı, avlulu, 1915 tarihli Cevat Paşa Camii görülüyor, ortasında küçük bir kubbesi olan. İçine girmiyor dıştan fotoluyorum. Minaresi Midyat taşından yapılmış silindir şeklinde iki şerefeli, bitkisel ve geometrik şekillerle süslü. Bol bol foto çekiyor, aynı yerlerden geçiyor, bebelerle konuşuyor, bazen el işaretleri ile anlaşmaya çalışıyorum. Soda içiyor, Helvacı Yakup Efendi’de dondurmalı sıcak irmik helvası (16-) yiyor, yürü yürü dön dolaş aynı yerlerdeyim. 7 buçuk gibi Estel’e dönüp meydandaki kahvede -dün pideyi yediğim- bir çay eşliğinde serinlemiş havanın keyfini çıkartırken Kaya arıyor ve uzun uzun konuşuyoruz. Motorla çıkacaktı bir hafta ertelemiş, bir arkadaşının ölümü üzerine. Hatay’ı gezecek. Bildiklerimi anlatıyorum, kalınacak yerler vs. konusunda. 9 gibi ÖE’ye yürüyüp alınan duş ve hasret olduğum müzik dinleme keyfini sürmekteyim. Gezilerde beleş internet olmadığında paketi tüketmemek için fazla dinleyemiyorum o da özlem duygularımı kabartıyor : )) London Grammer; adından anlaşılacağı gibi bir İngiliz indie pop müzik grubu. 2009'da iki müzisyen arkadaşın, vokalist Hannah Reid ve gitarist Dan Rothman'ın bir araya gelmesiyle kurulan gruba, 2012'de diğer üye Dominic 'Dot' Major dahil olur. London Grammar'ın müziği, melankolik gitar, yükselen vokaller, hüzünlü sözler ve genellikle trip-hop ve dans etkileri sergileyen "ambiyans, ruhani ve klasik seslerin bir karışımı" olarak tanımlandı. Hannah Reid'in bugüne kadar yayınlanan tüm London Grammar parçalarında öne çıkan güçlü, unutulmaz vokalleri genellikle Judie Tzuke ve Florence Welch'inkilerle karşılaştırılır. Gruptan 2013 tarihli bir parça dinleyelim; Wasting My Young Years
![]() |
Lamia Hanım ile. |
![]() |
Günümüzde ise hem bir müze-han hem de kafe/restoran olarak hizmet vermektedir. |
![]() |
Sıcağın altında sokaklarda yürümekteyim. Burası bana Mardin’den daha güzel geldi, nedense. |
![]() |
Midyat taşının tipik rengi, kesme sarı kalker taşı. |
![]() |
Yapılarda zengin taş oymacılığı ve kabartma süslemeler bulunuyor. |
![]() |
Mor Akhisnoyo Kilisesi; 4. yy.da putperest tapınağı kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. 1961 yılında eski kalıntılarından yararlanılarak aslına uygun şekilde restore edilmiştir. |
![]() |
Geleneksel Süryani kilise planına sahiptir. İç mekânda kemerli yapılar ve sade ama zarif süslemeler bulunur. Avlu ve çevresindeki yapılarla birlikte bütüncül bir dini kompleks görünümü sunar. |
![]() |
Şehit Polis Şerife Özden Kalmış Sanat Sokağı; adını 2016 yılında Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne düzenlenen terör saldırısında şehit olan polis memurundan almaktadır. |
![]() |
Mor Smuni Kilisesi; 6. yy.da inşa edildiği düşünülür. Güneydoğu köşesinde kitabeli çan kulesi dikkat çeker. Taş yapı Süryani üslubunda sade ve dayanıklıdır. |
![]() |
Evim Pastanesi |
![]() |
Cevat Paşa Camii; 1925’te 1. Dünya Savaşı kahramanlarından Org. Cevat Çobanlı tarafından yaptırılmıştır. Ulu Camii olarak da bilinir. |
![]() |
Midyat’ın karakteristik sarı nahit (katori) taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Kalın duvarlı, avlulu planlıdır; ortasında küçük kubbe bulunur. |
![]() |
Silindirik minaresi iki şerefeli olup, bitkisel ve geometrik motiflerle süslenmiştir; çeşitli pencere formları cepheyi zenginleştirir. |
![]() |
İçten çapraz tonozlu, dıştan ise çokgen bir kasnağa oturan kubbe ile örtülüdür. Yaklaşık 1500 kişi kapasitelidir. |
![]() |
Şelale Parkı |
![]() |
Ankawa Çay Bahçesi & Kır Düğün Salonu |
![]() |
Yemyeşil bahçesi ve huzurlu atmosferiyle Midyat’ın sıcaklığı içinde serin bir nefes aldırıyor. |
![]() |
Yapısal zıtlık. Araya böyle girmiş yapılar da görüyorsunuz. Tarihi ilçenin yıllar içindeki gelişimini ve değişimini yansıtmakta. |
![]() |
Kasra Çerko: Yerel kireçtaşından iç avlulu planlı yapı; işlemeli cepheler, tonozlu odalar ve dar sokaklara açılan abbara geçişleriyle klasik Midyat evlerini temsil eder. |
![]() |
Bu alet de daracık sokaklardan geç(ebil)mekte! |
![]() |
Mor Gabriel Manastırı; temelleri MS 397 yılında atılmıştır ve Turabdin bölgesinin en önemli dini merkezidir. |
![]() |
Helvacı Yakup Efendi |
![]() |
Estel Hanı Halk Evi |
37. gün (devamı) Midyat III / 35. gün (öncesi) Nusaybin-Midyat
[bisikletle]Türkiye: Göbeklitepe, Tarihin Sıfır Noktası
Tarsus-Karataş, 96 km
Karataş-Yumurtalık, 55 km
Yumurtalık-Payas, 77 km
Payas-Arsuz, 60 km
Arsuz-Çevlik, 50 km
Çevlik-Antakya, 37 km
Antakya-Reyhanlı, 63 km
Reyhanlı-Kırıkhan, 46 km
Kırıkhan-İslâhiye, 67 km
İslâhiye-Kilis, 81 km
Kilis-Gaziantep, 55 km
Gaziantep-Nizip, 59 km
Nizip-Birecik, 37 km
Birecik-Suruç, 51 km
Suruç-Harran, 71 km
Harran-Şanlıurfa, 46 km
Şanlıurfa-Viranşehir, 90 km
Viranşehir-Ceylanpınar, 53 km
Ceylanpınar-Kızıltepe, 75 km
Kızıltepe-Mardin, 23 km
Mardin-Nusaybin, 62 km
Nusaybin-Midyat, 51 km
Midyat-Dargeçit, 43 km
Dargeçit-İdil, 42 km
İdil-Cizre, 32 km
Cizre-Şırnak, 48 km
Şırnak-Eruh, 50 km
Eruh-Siirt, 56 km
İlginizi çekebilir İznik, Sabah Şerifleriniz Hayır Olsun - I (Mudanya-İznik-Yalova)





















































